TEMSA işçileri işlerini kaybetme tehlikesi altında

Adana’daki TEMSA otobüs fabrikası hakkında haciz işlemlerinin başlatılması nedeniyle üretimin durdurulmasının ardından yüzlerce otomotiv işçisi işini kaybetme tehdidi altında.

TEMSA’da, 10 Aralık’ta mali sıkıntılar nedeniyle iki haftalığına üretim durduruldu. 21 Aralık’ta yapılan açıklamada ise üretimin 23 Aralık’ta da yeniden başlayamayacağı duyuruldu. Fabrikada örgütlü Özçelik-İş Sendikası’nın Şube Başkanı Sedat Aydın, “Gelinen noktada üretim 2 Ocak tarihine kadar durduruldu ve işçiler tekrar ücretli izine çıkarıldı,” dedi. Basına yansıyan bilgilere göre şirket, vadesi dolan kredi ve teminatları ödeyemeyecek durumda ve bankalar tarafından haciz işlemi başlatıldı.

1968’de kurulmuş olan TEMSA, Adana’daki tesisinde yılda 11.500 araç üretiyor. TEMSA’nın ürettiği otobüs, midibüs ve hafif kamyonlar 66 ülkeye ihraç ediliyor. Elektrikli otobüs de üretmeye başlayan şirket bu alanda da dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Şirketin açıklamasına göre TEMSA’da doğrudan 1.300 kişi çalışırken 3.000 kişi de bağlı yan sanayide çalışıyor.

Şirket, 2019’un ilk aylarında Sabancı Holding tarafından İsviçre merkezli True Value Capital Partners şirketine 182,7 milyon liraya satılmıştı. TEMSA’yı alan şirketin bu alımdan sadece iki ay önce kurulmuş olduğu da basına yansıyan bilgiler arasında.

İşçiler diğer yüz binlerce işçi gibi işsiz kalma tehlikesi altına girerken, sendika ve burjuva muhalefet işçilerin tepkisini milliyetçi bir kanala yönlendirme ve işçilerin direnişe geçmesini engelleme telaşında. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li başkanı Zeydan Karalar, hükümete TEMSA’yı kurtarma çağrısı yaparken, Sabancı Holding’in kapısına gidip onlardan da yardım istedi.

Adana Sanayi Odası, Adana Ticaret Odası, Adana Ticaret Borsası ile Adana Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin CHP’li, AKP’li ve MHP’li başkanları 20 Aralık’ta TEMSA’nın kurtarılması için hükümete ve sermaye çevrelerine ortak bir çağrı yaptı.

Adana’daki oda başkanlarını ve belediye başkanlarını bu çağrıyı yapmaya zorlayan şey, TEMSA’nın kapanma ihtimalinin işçilerin ve Adana halkının büyük tepkisini çekmiş olmasıdır. Çünkü TEMSA, Adana’da kalan son büyük sanayi kuruluşu. Bu yıl eylül ayında Adana’da yaşanan sığınmacı karşıtı provokasyon hakkındaki yazımızda Adana’nın bir sanayi kenti olmaktan çıkarıldığını ve şehirdeki işsizliğin büyüdüğünü yazmıştık.

20 yıl öncesine kadar Türkiye’nin en önemli tarım ve sanayi kentlerinden biri olan Adana, çok sayıda sanayi ve tarım işçisine ev sahipliği yapıyordu. Fakat Milli Mensucat, Tekel Sigara, Sümerbank gibi devlete ait fabrikalar özelleştirilip kapatıldı; Çukurova yöresinde çeşitli kooperatiflerin birleşmesiyle kurulmuş olan Çukobirlik fabrikası da kapananlar arasında. Bunun yanı sıra özel sektöre ait çok sayıda fabrika da kapandı. CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin’in geçtiğimiz yılın Kasım ayında yaptığı açıklamasına göre, Adana’da son 10 yılda toplam 55 büyük fabrikanın kapısına kilit vuruldu. Buna tarım sektörünün de yok edilmesi eşlik etti.

Tüm bu süre içinde egemen sınıfın başlıca müttefiki sendika bürokratları oldu. Sendikalar, başlayan her işçi direnişini yalıttılar ve işçilerin mücadelesini yenilgiye uğrattılar. Pek çok fabrika ise hiçbir direniş başlatılamadan sessiz sedasız kapatıldı. Bunun sonucunda Adana, on binlerce insanın iş bulma umuduyla göç ettiği bir şehir olmaktan çıktı ve işsizlik istatistiklerinde her yıl en üst sıradaki şehirlerden biri oldu. Şehrin pek çok yerinde terk edilmiş ve bir kısmı yıkılmış fabrika binaları bulunuyor.

Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Özçelik-İş Sendikası Başkanı Yunus Değirmenci, bol bol yerlilik ve millilik vurgusu yaptığı “TEMSA gururumuz, TEMSA işçisi onurumuzdur” başlıklı açıklamasında bir yandan şirkete ve burjuva siyaset kurumuna çağrı yaparken, asıl olarak işçileri dizginleyip ellerini kollarını bağlamaya çalıştı.

Özçelik-İş’in bağlı olduğu Hak-İş Konfederasyonu, yıllardır hükümetin toplumsal karşıdevrim, savaş ve diktatörlük gündemine açık destek vermiştir. İşçilerin sendikadan bağımsız bir şekilde taban komiteleri örgütleyip harekete geçmemesi durumunda, TEMSA fabrikasının kapatılması ve binlerce işçinin işini kaybetmesi bizzat sendikanın ve burjuva muhalefet dahil tüm siyaset kurumunun suç ortaklığı ile gerçekleşecek.

TEMSA işçilerinin karşı karşıya olduğu durum egemen sınıf ile otomotiv işçileri arasındaki küresel sınıf mücadelesinin bir parçasıdır. Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) yazarı Peter Schwarz, Kasım ayının sonunda, otomotiv sektöründe küresel bir iş kıyımı yaşandığını açıklayarak şunları yazmıştı:

Alman araba üreticisi Audi, salı günü, önümüzdeki beş yılda her altı işçiden birinin ve toplam 9.500 kişinin işten çıkarılacağını duyurdu.

Bu ilan, otomotiv sektöründeki küresel iş kıyımının bir parçasıdır. Yılın başından bu yana, Hindistan’da yaklaşık 350.000, Çin’de ise 220.000 otomotiv işi ortadan kaldırıldı. Volkswagen, sendika güdümündeki iş konseyinin onayıyla, son üç yılda 30.000 işçiyi işten çıkarırken, aynı dönemde üretkenliği yüzde 25 arttırdı.

Ford, şu anda, Avrupa’da 12.000 ve Kuzey Amerika’da 7.000 işi ortadan kaldırıyor. Nissan dünya çapında 12.500 kişiyi işten çıkarıyor. General Motors ABD’deki ve Kanada’daki dört tesisi kapatıyor ve 8.000 kişiyi işten çıkarıyor. Daimler, BMW, PSA ve başka araba üreticilerinin de benzer planları var.

Durum, parça sektöründe daha da çarpıcı. Continental, önümüzdeki on yılda 20.000 işi yok etmeyi planladığını duyurdu. Bosch, bu yıl Almanya’da hâlihazırda 2.500 kişiyi işten çıkardı ve 2022’ye kadar 3.000 kişiyi daha çıkarmayı planlıyor. ZF, Schaeffler ve Mahle gibi diğer parça tedarikçileri de binlerce işi ortadan kaldırıyor.

Otomotiv işçilerinin buna yanıtı ise direnişe geçmek oluyor. 2019’un ilk üç ayında Meksika, Matamoros’ta binlerce otomotiv işçisi şirket yanlısı sendikalara başkaldırarak greve çıktı. Bu yıl ABD’de 48.000 General Motors işçisi greve gitti. Dünya Sosyalist Web Sitesi, otomotiv işçilerinin mücadelesini küresel ölçekte birleştirmek ve sosyalist bir perspektifle ileriye taşımak için WSWS Otomotiv İşçileri Bülteni’ni yayımlıyor.

TEMSA işçileri yaklaşan tehlikeye karşı burjuva muhalefete ve sendikalara değil üretimden gelen güçlerine ve dünyanın her yerindeki sınıf kardeşlerine güvenerek harekete geçmeliler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir