IYSSE’nin İstanbul TÜÖBİK’teki siyasi müdahalesi öğrencilerden destek aldı

21 Mart’ta Dünya Sosyalist Web Sitesi’nde İngilizce yayımlanan bu yazının Türkçe çevirisini aşağıda yayımlıyoruz.

18. Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresi (TÜÖBİK), 5-7 Mart tarihleri arasında, çok sayıda üniversiteden 150’yi aşkın öğrencinin katılımıyla İstanbul’da düzenlendi. Etkinlik her yıl ülkenin çeşitli kentlerindeki farklı üniversitelerden öğrenci grupları tarafından çeşitli başlıklar üzerine düzenleniyor. Kongrenin bu yılki ana başlılığı “Küreselleşme ve Çıkış Arayışları”ydı. Alt başlıklar arasında ise şunlar vardı: “Ekonomik bunalımdan halk ayaklanmalarına”, “Uluslararası ticaret savaşları”, “Savaş ekonomisi ve paylaşılamayan Orta Doğu.”

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Türkiye’deki sempatizan grubu olan Sosyalist Eşitlik’in ve Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’in (IYSSE) destekleyicileri, bu yıl kongreye Troçkist bir siyasi müdahalede bulundular. Bir Sosyalist Eşitlik destekleyicisi, “Otuz yıllık savaş ve ABD’nin küresel egemenlik yönelimi” başlıklı bir sunum yaptı. IYSSE destekleyicilerinin sunumlar sırasında yaptıkları katkılar ve yönelttikleri sorular büyük ilgi gördü ve canlı tartışmalara yol açtı.

David North’un Savaşla Geçen Çeyrek Yüzyıl: ABD’nin Küresel Egemenlik Yönelimi (1990-2016) adlı kitabı ve DEUK’un ürettiği perspektifleri esas alan bu sunum, emperyalist savaş yönelimine ilişkin tarihsel bir çözümleme yapıyor ve uluslararası işçi sınıfına dayanan sosyalist bir perspektif öne sürüyordu.

Konuşmacı, Türkiye ile Suriye arasındaki çatışmanın, Stalinist bürokrasinin 1991’de Sovyetler Birliği’ni dağıtmasından bu yana Washington ve onun Avrupalı müttefikleri tarafından Ortadoğu’da sürdürülen aralıksız savaşların nihai ürünü olduğunu açıkladı. Bu çatışma, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimine karşı 2011’den beri yürütülen ve Ankara’nın NATO üyesi emperyalist güçlerin bir aracı işlevi gördüğü emperyalist vekil savaşının son perdesiydi.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının “sosyalizmin başarısızlığı” değil, Stalinizmin ulusal programının başarısızlığı olduğunu ve II. Dünya Savaşı sonrası ulus devlet sisteminin varoluşsal krizini yansıttığını açıklayan konuşmacı şöyle devam etti: “II. Dünya Savaşı sonrası kurulmuş olan dengenin çöküşünün emperyalist militarizmin hızla canlanmasına yol açacağını öngören Amerikalı yazar David North, Ağustos 1990’da şunları yazıyordu: [Irak’a karşı savaş] ‘dünyanın yeni bir emperyalist yeniden paylaşımının başlangıcına işaret etmektedir.’”

ABD’nin küresel egemenlik yönelimi doğrultusunda otuz yıldır devam eden emperyalist savaşların, askeri müdahalelerin ve vekil savaşlarının birbiri ardında felaket ürettiğini ifade eden konuşmacı, Washington’ın İran’a, Rusya’ya ve Çin’e karşı savaş hazırlıklarına dikkat çekti ve diğer emperyalist güçlerin de en az ABD kadar kendi gerici çıkarlarının peşinde koştuğunu belirtti. Konuşmacı, Christoph Vandreier’in Neden Geri Döndüler? adlı kitabındaki çözümleme temelinde, Alman egemen sınıfının militarist bir dış politikaya yöneldiğini ve işçi sınıfı içindeki köklü savaş karşıtlığını alt etmek için aşırı sağcı güçleri teşvik ettiğini ifade etti.

Sunumda ayrıca, Suriye savaşının üç aşaması ve Ankara ile El Kaide bağlantılı güçler arasında devam eden işbirliğinin hem rejim değişikliğini hem de bir Kürt devletinin kurulmasını önlemeyi amaçladığı açıklandı. Türkiye’nin geçtiğimiz yılın Ekim ayında düzenlediği ve Washington’ın Suriye’deki başlıca vekil gücü olan YPG’yi hedef alan harekat, çoğunluğu Kürt yüz binlerce sivili yerinden etmişti. Konuşmacı şöyle devam etti: “ABD emperyalizminin vekilliği uğruna bu kapışma, Türk ve Kürt burjuvazilerinin emperyalist bir savaşın suç ortakları olduğunu açıkça göstermektedir. Egemen sınıflar ve onların milliyetçi partileri içinde hiçbir savaş karşıtı ya da ilerici hizip bulunmamaktadır.”

Sunumun sonunda, “Tüm emperyalist ve kapitalist devletlerin bu kez nükleer silahlarla yapılacak bir dünya savaşına hazırlandığı koşullarda, bu devasa tehlikenin nasıl durdurulabileceği sorunu büyük önem taşımaktadır,” diye belirten konuşmacı, savaşın nedenlerini DEUK’un 2016’da yaptığı Sosyalizm ve Savaşa Karşı Mücadele başlıklı açıklama temelinde şöyle ifade etti: “Dünya kapitalist sisteminin kökleşmiş çelişkileri, militarizmin ve savaşın temel nedenidir. Bunlar, küresel olarak bütünleşmiş bir ekonomi ile dünyanın ulus devlet sistemine bölünmüşlüğü arasındaki çelişki ve küresel üretimin toplumsal karakteri ile üretim araçlarının özel mülkiyeti arasındaki çelişkidir.”

Ortadoğu’daki savaşlar ya da Kürt sorunu gibi büyük sorunların herhangi bir “ulusal çözüm”ü olmadığını ifade eden konuşmacı, Lev Troçki’nin Sürekli Devrim Teorisi’ne dayanan enternasyonalist sosyalist bir perspektif ileri sürdü ve DEUK’un 2016’daki açıklamasında savaş karşıtı yeni bir uluslararası hareketin inşasının temelleri olarak öne sürdüğü dört ilkeyi aktardı.

Sunumun ardından dinleyicilerden çok sayıda soru geldi. “Stalinizm nedir?” sorusu, Sovyetler Birliği’nin ve Komünist Enternasyonal’in Stalinist yozlaşmasına ve “tek ülkede sosyalizm” teorisine karşı Lev Troçki’nin ve Dördüncü Enternasyonal’in 1917 Ekim Devrimi’nin mirasını savunma mücadelesini kısaca açıklama fırsatı sundu.

Bir diğer soru, konuşmacının, işçi sınıfının emperyalist savaşa ve bölgedeki gerici burjuva hiziplere karşı tek ilerici çözüm olarak savunduğu “Ortadoğu Sosyalist Federasyonu” perspektifi üzerineydi. Konuşmacı, bu perspektifin, ABD ve Avrupa gibi emperyalist merkezlerdeki işçi sınıfının sosyalist devrim ve dünya sosyalizmi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Bir soru da “ulusal çözüm”ün imkansızlığı ile ilgiliydi. Lev Troçki’nin Sürekli Devrim Teorisi’nde açıklamış olduğu gibi, diğer çok sayıda örneğin yanı sıra Türkiye’nin tarihi, işçilerin ve ezilen halkların karşı karşıya olduğu emperyalizmden bağımsızlık ve Kürt sorunu gibi sorunlara hiçbir ulusal çözüm olmadığının güçlü bir örneğiydi.

Sunum, dinleyicilerden büyük ilgi görürken, aynı zamanda Stalinist Emek Partisi (EMEP) ile bağlantılı öğrencilerin öfkeli tepkisine yol açtı. Öncesinde Mehring Yayıncılık’ın kongre sırasında bir kitap standı açmasını engellemeye çalışmış olan EMEP’liler, tamamen itibarsızlaşmış Stalinist yalanları tekrarladılar. Lev Troçki’nin Stalinist bir ajan tarafından öldürüldüğünü inkar etmeye çalışmaları ve Stalinist “tek ülkede sosyalizm” teorisinin ilk kez 1916’da Vladimir Lenin tarafından geliştirildiği çarpıtmasını öne sürmeleri bunlar arasındaydı.

Bu Stalinist yalanları çürüten konuşmacı, Lev Troçki’nin ve Troçkist hareketin Stalinizme karşı tarihsel mücadelesinin önemini açıklayarak Dördüncü Enternasyonal’in Marksist hareketin sürekliliğini temsil ettiğini vurguladı.

Aynı zamanda “düzenleme kurulu”nun üyeleri olan EMEP’liler, kongrenin ilk günü kendi kitap stantlarını açıp, Mehring Yayıncılık’ı “önceden başvuru yapılması” gibi çeşitli bahanelerle engellemeye çalıştıktan ve “Açmaya hakkınız yok”, “Beğenmiyorsanız dışarıda açabilirsiniz”, “Bunu yapıyorsanız karşılığını alırsınız” gibi tepkiler verdikten sonra, sonunda Mehring Yayıncılık’ı Troçkist bir yayınevi olduğu için engellemeye çalıştıklarını itiraf ettiler. Bu bağlamda, EMEP’in geçtiğimiz yılki yerel seçimlerde üç büyük şehirde burjuva muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adaylarını desteklemiş olması hiç de tesadüf değildir.

Sosyalist Eşitlik, demokratik ilkeler temelinde ve sansüre karşı ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyet hakkını savunarak, Mehring Yayıncılık’ı engelleme çabalarını tüm öğrencilerin önünde teşhir etti. Bu ilkeli duruş, “düzenleme kurulu”nun diğer üyelerinin ve öğrencilerin çoğunluğunun desteğini kazandı. Kitap standının açılmasının ardından bir EMEP’li bir Sosyalist Eşitlik destekleyicisinin üzerine yürüyünce, diğer öğrenciler Sosyalist Eşitlik destekleyicisini savunarak EMEP’lileri açıkça kınadılar. Sonuç olarak, Mehring Yayıncılık’ın kitap standı kongrenin sonuna kadar açık kaldı.

DEUK ve Dünya Sosyalist Web Sitesi tarafından geliştirilen Troçkist perspektifin büyük gücünü gözler önüne seren etkinlik süreci, aynı zamanda Troçkist hareketin, hali vakti yerinde orta sınıfın sahte sol partilerine karşı sosyalist enternasyonalizmin ve demokratik hakların ilkeli savunusu temelinde gençlerin ve işçilerin desteğini kazandığını gösterdi.

Yazar ayrıca şunları öneriyor:

David North, Lev Troçki’yi Savunurken’in Türkçe basımını İstanbul Kitap Fuarı’nda sundu

[12 Kasım 2019]

Türkiye’nin Suriye’deki askeri harekatına hayır!

[16 Ekim 2019]

Seçimlerin ardından: Sahte sol CHP’nin arkasında nasıl toplandı?

[2 Ekim 2019]

Rus Devrimi ve Tamamlanmamış Yirminci Yüzyıl’ın Türkçe basımına önsöz

[3 Eylül 2019]

Halil Çelik: Bir sosyalizm savaşçısı (1961-2018)

[2 Şubat 2019]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir