Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ndeki açlık grevi

Tekirdağ 2 no’lu F Tipi Cezaevi’ndeki 22 siyasi mahpusun “süresiz-dönüşümsüz” açlık grevi bir ayını dolduruyor. Cezaevindeki baskılara ve keyfi uygulamalara karşı sürdürülen açlık grevi “tehlike sınırı”na yaklaşırken, mahpuslara su ve şeker ile gerekli vitaminler verilmiyor. Özellikle B-1 vitamini alamayan açlık grevcilerinde, beyin ve sinir hücrelerinin öldüğü “Wernicke Korsakoff” hastalığının ortaya çıkması kaçınılmaz.

Cezaevindeki mahpuslara, hücrelerinden çıkışlarında çıplak arama, kelepçeleme vb. uygulamalar dayatılıyor. Ayrıca, mahpusların sahip oldukları kitap sayısı her hücre için 10 ile sınırlandırılmış ve hücreler arası kitap alışverişi yasaklanmış durumda. Siyasi tutukluların not defterlerine ve yazmış oldukları öykülerle şiirlere el konulduğu belirtiliyor.

Cezaevi yönetiminin mektup, faks vb. haberleşmeye izin vermediği koşullarda dış dünya ile ilişkileri kesilmiş olan siyasi mahpusların bir aya yaklaşan açlık grevi, burjuva medyada da yer almıyor. Öyle görünüyor ki, aylardır, AKP iktidarının sözde “demokrasi”, “barış” ve “çözüm süreci”nin sözcülüğüne soyunmuş olan burjuva medyası, Tekirdağ 2 no’lu F Tipi Cezaevi’ndeki 22 siyasi mahpusun açlık grevini haber yapmak için, ölümlerin yaşanmasını bekliyor.

Burjuva medyasının ve hükümet yetkililerinin Tekirdağ 2 no’lu F Tipi Cezaevi’ndeki açlık grevi karşısındaki suskunluğu, onların mülk sahibi sınıflar arasındaki “çözüm”ler konusunda sergiledikleri duyarlılığın, muhalefet karşısındaki acımasızlıkla bütünleşmiş bir ikiyüzlülükten ibaret olduğunun göstergesidir.

*

Açlık grevcilerinin meşru talepleri şunlar:

– Hapishaneye girişte dayatılan çıplak arama uygulamasına ve fiziki işkencelere son verilmeli.

– Tutsaklara yönelik başta fiziki ve psikolojik işkence olmak üzere hakaret ve aşağılayıcı tavır ve uygulamalara son verilmeli.

– Havalandırma hakkı günde yalnızca bir saat ile sınırlandırılan ve hiçbir sosyal faaliyete katılımına izin verilmeyen “ağırlaştırılmış müebbet” hükümlüsü mahpusların koşulları iyileştirilmeli.

– 45/1 nolu “Sohbet Hakkı” genelgesi tam olarak ve tüm mahpuslara ayrımsız uygulanmalı.

– Aramalar amacına uygun yapılmalı, talan etme ve başta el yazması anı, öykü, şiir vb. içerikli olan defterlerimize el koyma uygulamasına son verilmeli.

– Keyfi bir biçimde açılan disiplin soruşturmaları ve kesinleşen cezalar iptal edilmeli.

– Hastane sevklerindeki kelepçeli muayene tedavi dayatmasına son verilmeli.

– Mahpusların hangi hücrede kimlerle kalacağına dair alınan kararlarda kişinin tercihi esas alınmalı, zorla ve yaptırım amaçlı yer değişikliği uygulamalarından vazgeçilmeli.

– Mahpuslar arası dayanışmaya izin verilmeli, bu kapsamda adımıza kayıtlı su ısıtıcısı, televizyon, buzdolabı gibi eşyaların ihtiyacı olan arkadaşlarımıza verilmesi önündeki engeller kaldırılmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir