Fiat Chrysler işçilerinin mücadelesinin önemi

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kırk bin Fiat Chrysler (FCA) işçisi, bu ayın başında Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası tarafından kabul edilen ilk satış anlaşmasını ezici bir çoğunlukla yenilgiye uğratmalarının ardından, bugün ve yarın, UAW’nin desteklediği şirket yanlısı yeni bir anlaşmayı oyluyorlar.

İşçiler, bu anlaşmayı, ilk anlaşmada yaptıkları kadar kesin bir şekilde reddetmelidir. Bir “hayır” oyu, General Motors ve Ford işçileri için güçlü bir örnek oluşturacak ve ABD’deki ve uluslararası ölçekteki işçilerin, işlere, yaşam standartlarına ve çalışma koşullarına yönelik durmak bilmeyen, onlarca yıllık saldırıya karşı bir karşı-saldırısının koşullarını yaratacaktır.

Otomotiv işçilerinin son bir aylık deneyimi, şirketlere karşı mücadelenin, işçi sınıfı mücadelesinin bağımsız örgütlerinin yaratılmasını ve Üç Büyük otomotiv şirketinin (Fiat Chrysler, General Motors, Ford), UAW’nin ve bir bütün olarak egemen sınıfın işçi karşıtı birleşik cephesine karşı koymak için yeni bir siyasi stratejiyi gerektirdiğini netleştirmiştir.

İkinci anlaşma birincisinden daha kötüdür. İlk toplu sözleşmenin ikiye bir oranında reddedilmesiyle sersemleyen UAW ve FCA, şirketin tüm taleplerine bağlı kalan değiştirilmiş bir sözleşmeyi sonuçlandırmak için anlaştılar. İki kademeli ücret ve yan ödeme sistemi genişletilmiş ve tüm Üç Büyük şirket işçilerinin ücretlerini ve yan ödemelerini kalıcı olarak ve sert bir şekilde düşürmenin çerçevesi oluşturulmuştur. Bu, hayat pahalılığına bağlı ek ücret artışlarının kalıcı olarak ortadan kaldırılmasını, emeklilik maaşlarına aşamalı olarak son verilmesini, sağlık hizmetlerinde sert kesintileri ve ek ödeme yapılmaksızın zorunlu fazla mesaiyi kapsamaktadır.

Fiat Chrysler’in CEO’su Sergio Marchionne’nin “dönüşümcü” bir sözleşme diye adlandırdığı anlaşma, otomotiv işçilerinin önceki kuşakları tarafından sert mücadeleler içinde edinilmiş bütün kazanımların ortadan kaldırılmasının ve otomotiv işçilerinin vahşice sömürülen bir ucuz emek gücüne dönüştürülmesinin temelini atmaktadır. Marchionne’nin “ölmekte olan sınıf” dediği, daha yaşlı, yüksek ücretli işçiler fabrikalardan çıkarılır çıkarılmaz; tüm işgücü, yoksulluk ücreti civarında maaş alacak ve amansız bir iş hızlandırmasına tabi olacaklar.

Toplu sözleşmeye ilişkin, UAW tarafından gizlenmiş olan yeni ve çarpıcı ifşaatlar, tabandaki işçiler arasında geniş çapta öfke uyandırdı. Toplu sözleşmenin düşük ücretli geçici işçilerin sayısının ikiye katlanmasına izin vermesi gerçeği bunlar arasındadır ki bu, işgücünün çoğunun hiçbir iş güvencesi veya yan ödemesi olmayan geçici işçilere dönüştürülmesi yönünde büyük bir adımdır.

UAW, Detroit Free Press’in sözleriyle, sendikayı “ne yapacağını bilemez durumda” bırakacak ikinci bir “hayır” oyunu önlemek için tüm olanakları kullanıyor. Sendika, anlaşmayı, “şimdiye kadar yaptığımız en zengin” anlaşma diye pazarlamak için bir halkla ilişkiler firması kiraladı. UAW, muhalefeti zayıflatma çabası içinde, bir yalan, işten çıkarma tehditleri ile Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) Otomotiv İşçileri Bülteni’ne yönelik suçlama, ihbar ve taciz saldırıları bileşimini kullanıyor.

Bu yeni satış sözleşmesinin reddedilmesi, yalnızca ilk adımdır. Başarılı bir mücadele, otomotiv işçilerinin karşısında dizili olan güçlere ilişkin berrak bir kavrayışı gerektirmektedir.

Marchionne’nin arkasında, borsaya akıtmak üzere işçilerden mümkün olan her bir kuruşu çıkarmaya kararlı olan Wall Street bankaları durmaktadır. Tüm siyaset kurumu, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, şirket saldırısını destekliyor. Sözde “değişimin adayı” Obama, Uygun Bakım Yasası biçiminde sağlık hizmetlerine yönelik bir saldırı başlatırken, servetin zenginlere doğru ABD tarihindeki en büyük aktarımını organize etmiştir.

UAW’nin kendisi, yüzlerce kişilik üst orta sınıf bürokratlarının şişkin maaşları ve gider hesapları karşılığında bir emek polisi gücü olarak hizmetlerini satan bir şirkettir. O, aynı diğer resmi sendikalar gibi, bir işçi sınıfı örgütü değildir. UAW sendikası, kendisini şirket yönetimine katma yönünde onlarca yıllık bir strateji izlemiştir.

Yüz binlerce işin yok edilmesinde gizlice anlaştığı için aidat ödeyen üyelerinin yarısından fazlasını yitiren sendika, şirket-sendika ortak gizli ödenekleri, otomotiv şirketlerinde hisse sahibi olma ve milyarlarca dolarlık bir sağlık hizmeti vakfı üzerinde kontrol gibi başka gelir kaynakları geliştirdi. O, otomotiv patronlarına, temsil ettiğini iddia ettiği işçilerin sömürüsünü arttırmada yardımcı olmakta doğrudan mali çıkara sahiptir.

UAW ile birlikte uyum içinde çalışanlar, Otomotiv İşçileri Karavanı (Autoworker Caravan), Emek Notları yayını gibi ekiplerde örgütlü sahte “emek solcuları” ve Uluslararası Sosyalist Örgüt, İşçilerin Dünya Partisi ve Sosyalist Alternatif gibi sahte sol gruplardır. UAW’nin alt düzey memurlarından oluşan ve işçilerin sendika aygıtına karşı bir başkaldırısından korkan Otomotiv İşçileri Karavanı, işçilere bir “hayır” oyu çağrısı bile yapmadı; bunun yerine, “vicdanlarına göre oy vermeleri”ni söyledi. İşçiler ne kadar fazla başkaldırırsa, bu gruplar sendikaların örgütsel mutlak gücünü o kadar fazla savunuyorlar.

UAW’ye, kendisini iyileştirme yönünde basınç uygulanamaz. Onun onlarca yıllık yozlaşması ve şirketlerin ve hükümetin bir koluna dönüşmesi, önderlerinin öznel yozlaşmasından ve korkaklığından değil; onun kapitalizm yanlısı ve ulusalcı programından kaynaklanmaktadır. UAW’nin uzun zamandır yadsıdığı şey, milyonlarca işçi için açık bir hale geliyor: Toplum, onun servetini üreten kolektif emeğin sahibi işçi sınıfı ve bu servete kendilerini daha fazla zenginleştirmek için el koyan kapitalist mülk sahipleri, biçiminde iki büyük sınıfa bölünmüştür.

Otomotiv işçilerinin güçlü düşmanları var. Ama onlar, potansiyel olarak daha güçlü olan yüz milyonlarca müttefike sahipler. İlk toplu sözleşme üzerine ses getiren “hayır” oyu, mali aristokrasinin toplumu yağmalamasına karşı, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ve dünya çapındaki işçi sınıfının derin bir şekilde hissettiği muhalefetin bir dışavurumuydu.

Otomotiv işçileri, bu haftaki oylamanın sonucu ne olursa olsun, mücadelelerini ilerletmek için, UAW’den bağımsız, kapitalist çerçeveyi ve işçi sınıfının sosyal haklarını sağlamak için hiç para olmadığı yalanını reddeden yeni örgütlere ihtiyaç duymaktadırlar. İşçiler, güvenceli ve kabul edilebilir maaşlı işler, tamamı patron tarafından ödenen sağlık hizmetleri ve emeklilik maaşları hakkı talepleriyle bir karşı-saldırıya hazırlanmak için fabrika taban komitelerini seçmeliler.

Bu temel ihtiyaçlar uğruna mücadele, şu siyasi sorunu gündeme getirir: Kim yönetecek? Eğer insanlığın yazgısı mali aristokratların ve para delisi spekülatörlerin ellerine bırakılırsa, onların işçi sınıfından her bir kuruşu sıkıp çıkarma arayışı, kaçınılmaz olarak, endüstriyel köleliğe, diktatörlüğe ve savaşa yol açacaktır.

Alternatif, işçi sınıfının, süper zenginlerin ekonomik ve siyasi diktatörlüğünü parçalamak; bankaları ve büyük sanayiyi emekçilerin kolektif mülkiyeti ve demokratik kontrolü altına almak; toplumsal eşitsizliğe son vermek ve insanlığın maddi ve kültürel düzeyini yükseltmek üzere dünya ekonomisini yeniden örgütlemek amacıyla iktidarı kendi ellerine alması uğruna siyasi bir mücadeledir.

20 Ekim 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir