Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (ABD) 2020 başkanlık seçim kampanyasını destekleyin

Paylaş

Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), 2020 başkanlık seçimlerinde başkan adayı olarak Joseph Kishore’u, başkan yardımcısı adayı olarak da Norissa Santa Cruz’u aday gösteriyor. Kishore ile Santa Cruz, işçi sınıfının çıkarlarına dayanan enternasyonalist, savaş karşıtı ve sosyalist bir program uğruna mücadelede edecek.

Sosyalizm 2020 – Başkan Adayı Joseph Kishore ile Başkan Yardımcısı Adayı Norissa Santa Cruz’un Açıklaması

Kishore, geçtiğimiz yirmi yıldır, Dünya Sosyalist Web Sitesi için yüzlerce makale yazdı ve ulusal sekreter olarak partinin işçi ve gençlik mücadelelerine müdahalesini yönlendirdi.

Sosyalizm – Başkan Adayı Joseph Kishore ile Başkan Yardımcısı Adayı Norissa Santa Cruz’un Açıklaması

39 yaşındaki Joseph Kishore, 2008’den beri ABD’deki SEP’in ulusal sekreteridir. Clinton yönetiminin Sırbistan’a karşı savaşıyla siyasi olarak radikalleşmesinin ardından, 1999’da SEP’e katıldı.

Kishore, geçtiğimiz yirmi yıldır, Dünya Sosyalist Web Sitesi için yüzlerce makale yazdı ve ulusal sekreter olarak partinin işçi ve gençlik mücadelelerine müdahalesini yönlendirdi.

33 yaşındaki Norissa Santa Cruz, SEP’e 2013’te katıldı. Santa Cruz, ilk olarak SEP’in gençlik hareketi Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’le (IYSSE), 2011’de, kamusal eğitimi savunma protestolarında tanışmıştı.

San Diego County’de bir işçi sınıfı ailesinde büyüyen Santa Cruz, UC San Diego’da kültürel antropoloji ve etnomüzikoloji okudu. Şu anda lisansüstü eğitimde yönetici olarak çalışıyor. Kendisi ağırlık olarak sağlık emekçilerinin ve eğitimcilerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve göçmenlere/sığınmacılara yönelik iki parti destekli saldırılar hakkında yazıyor.

Joseph Kishore ile Norissa Santa Cruz’un seçim açıklaması:

2020’de Amerikan ve uluslararası işçi sınıfının karşı karşıya olduğu alternatif açıktır: ya kapitalist barbarlık ya da uluslararası sosyalizm.

Bitmeyen savaş, nükleer yıkım tehdidi yaratıyor. Toplumsal eşitsizlik rekor seviyelerde. Demokratik haklar her yerde saldırı altında. Geçmişin en kötü pisliklerinin tamamı –faşizm, antisemitizm, göçmenlerin ve sığınmacıların topluca alıkonulması– geri dönüyor. Hızlanan iklim değişikliği, şimdiden çevresel felaketler üretiyor.

Ekim 2019’da, Şili, Santiago’da milyonlarca insan hükümete karşı gösteri yapıyor (AP Photo Rodrigo/Abd)

Bununla birlikte, işçi sınıfı direnmeye başlamış durumda.

2019’da kitlesel gösteriler ve grevler, Meksika’dan Lübnan’a, Cezayir’den Hindistan’a, Fransa’dan İspanya’ya ve Porto Riko’ya kadar tüm gezegene yayıldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde otomotiv işçileri, 40 yılı aşkın süredir ilk ulusal grevlerini düzenlediler.

9 Şubat 2019’da Detroit’te GM fabrikalarının kapatılmasını durdurmak için düzenlenen yürüyüş

İşçi sınıfı mücadelelerinin başarıya ulaşması için, siyasi bir programa, bir önderliğe ve bir partiye ihtiyaç var.

Sosyalist Eşitlik Partisi, bu kampanyayı, işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesini ilerletmek için kullanacak. Bizim amacımız mevcut sistemin yavaş yavaş iyileştirilmesi değildir. Bu olanaksızdır. Oligarklar, gezegenin imhası pahasına bile olsa, kendi servetlerini ve iktidarlarını korumak için her şeyi yapacaklardır. Bu yüzden, Sosyalist Eşitlik Partisi, dünya sosyalist devrimi stratejisini ileri sürüyor—küresel sorunlara küresel bir çözüm.

Hindistan genel grevi, Ocak 2020 (Kaynak: AP Photo/Ajit Solanki)

Bizim kampanyamız ulusal değil, uluslararasıdır.

ABD’de olanlar herkesi etkilemektedir ve doğrusu, dünyadaki her emekçinin ABD seçimlerinde oy kullanma hakkı olmalıdır. Her ülkede işçiler aynı şirketler tarafından sömürülmektedir. Bizler aynı çıkarlara sahibiz ve aynı gelecek uğruna mücadele etmeliyiz.

Kampanyamız aşağıdaki meselelere odaklanacak:

Savaşa karşı mücadele

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin Kasım 2016’da Detroit’te düzenlediği savaş karşıtı konferans

Donald Trump’ın İran’a karşı suç oluşturan saldırı eylemleri, yeni bir dizginsiz emperyalist şiddet aşamasını başlatıyor. “Terörle mücadele”, “büyük güç çatışması”na dönüşüyor. ABD başta olmak üzere tüm büyük kapitalist devletler aktif biçimde dünya savaşına hazırlanıyor.

Gezegendeki tüm yaşamı tehdit edecek böylesi bir savaş, sadece teorik bir olasılık değildir. Bu savaş, uluslararası işçi sınıfının birleşik müdahalesiyle durdurulmadığı takdirde, kaçınılmazdır.

Faşizme ve diktatörlüğe dönüşe karşı mücadele

ABD’de, Trump yönetimi, yasal ve anayasal sınırlamaları düzenli olarak ihlal ediyor. Trump, siyasi muhaliflerine karşı şiddeti teşvik ediyor, sosyalizmi alenen suçluyor, göçmen karşıtı şovenizm kusuyor ve faşizan sağı besliyor.

Fakat Trump, daha derin bir nedenin ürünüdür. Amerika Birleşik Devletleri, Wall Street’in iki partisi tarafından yönetilen oligarşik bir topluma dönüşmüştür. Demokratik haklara yönelik saldırı iki parti desteklidir.

Demokratlar, bir yandan ifade özgürlüğüne ve internete giderek artan sınırlamalar getirilmesini talep ederlerken, diğer yandan Julian Assange’a karşı kampanyaya öncülük ediyorlar.

Demokratlar, başlattıkları azil davasında, Trump’ı gerçek suçlarından dolayı değil; dış politika ve Amerikan egemen sınıfının küresel egemenliğinin en iyi nasıl korunacağı üzerine farklılıklar nedeniyle azletmeye uğraşıyorlar.

Toplumsal eşitlik uğruna mücadele

Kapitalist oligarkların servetine ve iktidarına cepheden bir saldırı olmaksızın hiçbir toplumsal sorun çözülemez.

En zengin üç Amerikalı, ülke nüfusunun alttaki yüzde 50’sinden daha fazla serveti elinde tutuyor. Dünyadaki en zengin 2.000 kişi, en yoksul 4,6 milyar insandan daha fazla servete sahip.

İşçilerin ve gençlerin ezici çoğunluğu yoksulluk, gerileyen ortalama yaşam süresi, düşük ücretler ve yarı zamanlı çalışma ve toplumsal altyapının tahrip olmasının sonuçları ile karşı karşıya bulunuyor.

İşçi sınıfının sosyal hakları

Sosyalist Eşitlik Partisi, işçilerin temel sosyal haklara sahip olduğu konusunda ısrar eder. Bir iş, yaşanılabilir bir gelir, düzgün ve ekonomik konut, yüksek nitelikli sağlık hizmeti ve güvenceli bir emeklilik, kamusal eğitim, sağlıklı ve tehlikesiz bir çevre ve kültür-sanata erişim hakları bunlar arasındadır.

Bizler, savaşın derhal son bulmasını ve tüm ABD kuvvetlerinin Ortadoğu’dan, Orta Asya’da ve dünyanın dört bir yanından geri çekilmesini talep ediyoruz.

Detroit Wayne Eyalet Üniversitesi öğrencileri, Julian Assange ile Chelsea Manning’in serbest bırakılmasını destekliyor, Aralık 2019

Demokratik haklara yönelik tüm saldırılara karşı çıkıyor ve Julian Assange’ın, Chelsea Manning’in ve diğer sınıf savaşı tutsaklarının derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Toplumsal eşitlik uğruna, savaşa ve diktatörlüğe karşı mücadele, büyük çoğunluğun küçük bir azınlığın çıkarları doğrultusunda sömürülmesine dayanan bir sistem olan kapitalizme karşı mücadeledir.

Egemen seçkinlerin biriktirdikleri servetler kamulaştırılmalıdır. Dev bankalar ve şirketler kamu mülkiyeti ve işçi sınıfının demokratik denetimi altına alınmalıdır. Kampanyamız, işçilerin mücadelelerini koordine etmeleri için, temsilcisi olduklarını iddia ettikleri işçilerin sömürülmesinden çıkar sağlayan ayrıcalıklı yöneticilerin hakimiyetindeki milliyetçi ve kapitalizm yanlısı sendikalardan bağımsız taban komiteleri gibi örgütler kurmalarını savunacak.

Egemen seçkinlerin biriktirdikleri servetler kamulaştırılmalıdır. Dev bankalar ve şirketler kamu mülkiyeti ve işçi sınıfının demokratik denetimi altına alınmalıdır. Kampanyamız, işçilerin mücadelelerini koordine etmeleri için, temsilcisi olduklarını iddia ettikleri işçilerin sömürülmesinden çıkar sağlayan ayrıcalıklı yöneticilerin hakimiyetindeki milliyetçi ve kapitalizm yanlısı sendikalardan bağımsız taban komiteleri gibi örgütler kurmalarını savunacak.

Sosyalist Eşitlik Partisi, işçi sınıfının partisidir.

Bizler, egemen sınıfın işçileri bölmek için kullandığı her tür milliyetçiliği ve şovenizmi reddediyoruz.

İster ırk, ister toplumsal cinsiyet isterse cinsel yönelim üzerinden olsun, “kimlik politikası”na karşı çıkıyoruz. Bizler, gücün ve ayrıcalığın tepedeki yüzde 10 içinde paylaşılması için değil, tüm işçilerin demokratik ve sosyal hakları için mücadele ediyoruz.

Dördüncü Enternasyonal’in kurucusu Lev Troçki

Sosyalist Eşitlik Partisi, kökenleri Lev Troçki’nin 1917 Ekim Devrimi’nin ardından Stalinizmin uluslararası sosyalizm programına ihanet etmesine karşı yürüttüğü mücadeleye uzanan bir Marksist siyasi programa ve geleneğe dayanmaktadır.

Sosyalist Eşitlik Partisi, 1995’te kurulmasından beri, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK) ile siyasi dayanışma içinde, uzlaşmaz bir şekilde, birleşik sosyalist bir işçi sınıfı hareketi inşa etme mücadelesi yürütmüştür.

Uluslararası yoldaşlarımızla birlikte, 1998’deki kuruluşundan beri işçi sınıfının siyasi bilincini yükseltme mücadelesi veren Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni (wsws.org) yayımlıyoruz.

Tarihi bir yol ağzındayız.

Bir yol savaşa, diktatörlüğe ve çevresel felakete götürüyor. Diğeri ise, dünyanın eşitlikçi, sosyalist ve demokratik bir topluma doğru devrimci dönüşümüne gidiyor.

Sonuç mücadele içinde belirlenecek. Sonuç size bağlı.

Kaybedecek zaman yok. Tarihin bir parçası olun. Bu kampanyayı destekleyin. Okulunuzda ya da işyerinizde bir seçim komitesi örgütleyin. Seçim kampanyası komitemize bağış yapın.

Sosyalist Eşitlik Partisi’ne ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’ne katılın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir