Maltepe Belediyesi temizlik işçilerinin mücadelesi CHP’yi ve sahte solu teşhir ediyor

31 Mart yerel seçimlerinde belediye başkanlığını yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kazandığı İstanbul’un Maltepe Belediyesi’nde çalışan temizlik işçileri, toplu iş sözleşmesinin hükümleri yerine getirilmediği ve haksız işten çıkarmalar yaşandığı gerekçesiyle süresiz iş bırakma eylemi başlattı.

İşçilerin üyesi olduğu DİSK Genel-İş Sendikası’nın işyeri temsilcilerinin de aralarında olduğu dört işçinin işten çıkarılmasını protesto etmek için Cuma günü Aydınevler mahallesinde bulunan çöp kamyonu garajında oturma eylemine geçen işçilere belediye yönetiminin çağrısıyla polis sert biçimde müdahale etmiş ve üç işçiyi gözaltına almıştı.

Gözaltına alınan işçiler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken, iş bırakma eylemiyle birleştirilen oturma eylemi gece gündüz devam ediyor. Çöp toplama ve temizlik hizmetinde çalışan işçilerin bağlı olduğu MATAŞ firması, Maltepe Belediyesi’nin iktisadi teşebbüsü ve taşeronu.

Maltepe Belediyesi bünyesinde çalışan, DİSK Genel-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube Yöneticisi Alkan Okuducu, bir süredir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin yerine getirilmesi için faaliyet yürütüyordu. Okuducu 6 Ekim günü; daha sonra da ona destek veren üç işçi işten çıkarıldı.

İşten atılan işçi temsilcisi Ali Sönmez, yaptığı açıklamada, “Patronlar üzerimize çullanıyor, biz ise kölece çalışma koşullarına karşı yaşam mücadelesi veriyoruz. Düzmece bir şekilde iş akdimiz feshedildi. İşçilere gözdağı vermek istiyorlar,” dedi ve şunları ekledi: “Alkan Okuducu arkadaşımız direnişe geçti. Toplu sözleşmenin uygulanması için mücadele ediyordu. İşveren buradaki sendikal mücadeleyi dağıtmaya çalışıyor, bunun karşısında duracağız.”

Maltepe Belediyesi tarafından yapılan açıklamada ise, “İş akdi feshedilen işçilerin, MATAŞ A.Ş. tarafından Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı personele yönelik düzenlenen yemekli bilgilendirme toplantısına katılan işçilere baskı uyguladığı ve hakaret ettiği tespit edilmiştir,” iddiasında bulunuluyor ve üzerlerine polisi sürdükleri işçilerin eylemini kırmak için ayrıca ilçe sakinlerine SMS mesajları gönderiliyor.

İşten çıkarmayı 696 Sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname”ye dayandıran belediye, CHP’nin gerçekte olağanüstü hal önlemlerine muhalefetinin göstermelik olduğunu ve onu ilk fırsatta işçi sınıfı aleyhine kullanacağını da bir kez daha göstermiş oldu. Maltepe Belediyesi, işçilerin eylemi karşısında sadece kara propaganda kullanmamakta; zabıtaları eylem yerine dikmekte ve polisten medet ummaktadır.

CHP’nin de en az Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kadar işçi düşmanı bir burjuva partisi olduğunu tekrar gözler önüne seren temizlik işçilerinin haklı mücadelesine hükümet yanlısı burjuva medyanın verdiği tepkinin de tiksindirici olduğunun altı çizilmelidir. Yalnızca doğrudan hükümete karşı olmayan işçi eylemlerini haber yapan bu medya kuruluşları işçiler tarafından sadece aşağılanmayı hak etmektedirler.

Eskişehir’deki metal işçilerinin hemen ardından Maltepe Belediyesi işçilerinin de karşılaştığı polis şiddeti, derin bir ekonomik ve siyasi krizle karşı karşıya olan Türk burjuvazisinin önümüzdeki dönem patlamasından korktuğu kitlesel işçi mücadelelerine vereceği tepkinin ne olacağını da örnekliyor. İşçi mücadeleleri tüm dünyada yayılıyor ve burjuvazi, korku içinde sıradaki ülkenin hangisi olacağını düşünerek polis devleti önlemlerine sarılıyor.

ABD’de General Motors çalışanı 48.000 otomotiv işçisi Amerikan otomotiv sektöründe son 50 yıldaki en uzun süreli grevi düzenledi; on binlerce öğretmenin ve binlerce madencinin grevi devam ediyor. Britanya’da yüz bini aşkın postane işçisi greve hazırlanırken, Fransa’da demiryolu işçileri geçtiğimiz hafta sendikadan bağımsız fiilen greve gittiler. Latin Amerika’da Ekvador’dan sonra Şili’de ülke tarihinin en büyük gösterileri düzenleniyor. Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da ise, Sudan, Cezayir ve Mısır’dan sonra şimdi de Lübnan’da ve yeniden Irak’ta işçiler ve gençler aynı nedenlerle ve aynı sınıf düşmanına karşı kitlesel protestolar düzenliyor ve hükümetin istifasını talep ediyorlar.

Egemen sınıfın işçi sınıfına yanıtı ise, en son Şili’de gördüğümüz gibi, polis ve asker baskısıyla toplumsal muhalefeti ezmeye çalışmaktır. Sendikalar ve sözde muhalefet partileri ise, işçi sınıfı ile devlet karşı karşıya gelmeden önce devreye girip mücadeleyi kapitalizmin güvenli kanallarına akıtmaya çalışıyorlar.

Maltepe Belediye’sinde yaşananlar, sadece Türk burjuvazisinin başlıca partilerinden CHP’nin değil; yerel seçimlerde kabaran toplumsal öfkeyi CHP’ye yöneltmek için elinden geleni yapan sahte solun ve sendikaların işçi sınıfı karşısındaki bu rolünü de ifşa etmiş durumdadır.

Yerel seçimlerde AKP-MHP gericiliği karşısında sözde “ilerici” bir alternatif olarak CHP’nin önderlik ettiği ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) de arka çıktığı Millet İttifakı adaylarını destekleme çağrısı yapan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Emek Partisi (EMEP) ve daha sayısız sahte sol parti, bugün ortaya çıkan durumun sorumluluğunu paylaşmaktadır.

Sendikaların konumu da çok farklı değil. Daha iki hafta önce Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen hükümet destekli foruma katılıp hükümete ve asalak kapitalistlere teşekkür eden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu eyleme ironik biçimde “destek verdi.” Gözaltına alınan işçilerin götürüldüğü karakol önünde açıklama yapan Çerkezoğlu, “Belediye yöneticilerinin görevi sorun çözmektir. Hele ki bu sorun belediye hizmetlerini üreten işçilerin sorunu ise bunu çözmek belediyenin sorumluluğudur. Polisle sorun çözülmez. Maltepe Belediyesi’ni sorumluluğa davet ediyoruz,” dedi.

Bununla birlikte, genel başkanları sırayla CHP’den milletvekili olan DİSK, son yerel seçimlerde TÜSİAD’ın tercih ettiği bu partiye açıkça destek vermiş ve sahte muhalefeti ile işçilerin elini kolunu bağlamıştır. Açıkça hükümet yanlısı olan işçi sınıfı düşmanı Türk-İş ile Hak-İş bürokrasilerinden özünde farkı olmayan DİSK bürokrasisi için sınıf dayanışması bir sahtekarlıktan ibarettir. Onlar, eylemlerin başarıya ulaşmasını sağlamak adına mücadelenin diğer işyerlerine yayılması için kıllarını kıpırdatmadıkları gibi, her işçi mücadelesini yalıtıp sona erdirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

AKP, MHP, CHP, HDP veya diğerleri; hangi burjuva partisi yönetiminde olursa olsun belediye işçileri taşeronluk, düşük ücretler ve ağır çalışma koşulları ile karşı karşıyadır. Tüm dünyada işçi sınıfını giderek büyüyen mücadelelere iten bu koşulların arkasında aynı kapitalist sömürü sitemi yatmaktadır. İşçiler, mücadelelerinin uluslararası karakterini görmeli ve bütün burjuva partilerinin ve sendikaların onlara sunduğu milliyetçi ve kapitalist yıkım programını reddetmeliler. Bir avuç asalağın nüfusun ezici çoğunluğunu oluşturan işçilerin sömürüsüyle ve kamu kaynaklarını yağmalamasıyla servet içinde yüzdüğü bu akıldışı sistemin alternatifi, dünya sosyalizmidir.

Maltepe Belediyesi temizlik işçilerinin haklı mücadelelerini ileriye taşımalarının yolu, hem kendi işyerlerindeki hem de aynı sorunlarla karşı karşıya olan diğer sınıf kardeşlerini mücadeleye katılmaya çağırmalarından geçiyor. Bu ise, mücadelenin yayılmasından ve kendi kontrolünden çıkmasından ölesiye korkan sendika önderliği altında değil; işçilerin kendi bağımsız taban komitelerini kurmaları ve sosyalist bir perspektifle donanmalarıyla mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir