Maden felaketi Türk hükümetinin krizini derinleştiriyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti, yeni bir maden felaketinin onu daha derin bir siyasi krize sürükleyeceği korkusunun bir belirtisi olarak, dünkü Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iptal etti.

Ankara’nın 300 km. güneyindeki Karaman’da bulunan bir madende yaşanan su baskınının ardından, 18 madenci hala mahsur durumda.

Karaman Valisi Murat Koca, 28 Ekim günü öğle saatlerinde yaşanan su baskınına, birikmiş yeraltı sularının madencilerin çalıştığı galerinin duvarını patlatmasının yol açtığını belirtti.

12 madenci kaçmayı başarır ya da kurtarılırken, 18 madenci, yerin 350 metre altında hapsolmuş durumda.

Madendeki görevlilerden Şahin Uyar, Türk medyasına, kurtarma ekiplerinin mahsur kalmış olan madenciler ile bağlantı kuramadığını ve onların suda boğulmuş olabileceğini söyledi.

Kurtulan madencilerden biri, Anadolu Ajansı’na, “Bu, madende yaşanan üçüncü su baskını” dedi ve ekledi: “Eğer gerekli önlemler alınmış olsaydı, bu yaşanmazdı.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, kurtarma çalışmalarını denetlemek için Karaman’a geldiler. Yıldız’ın 29 Ekim günü yaptığı açıklamaya göre, madendeki su seviyesinin azalmaya başlaması yaklaşık 15 saat aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, madencilerin mahsur kaldığı Karaman’ın Ermenek ilçesini ziyaret etmek için, her yıl düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü resepsiyonunu iptal etti.

Erdoğan, gazetecilere, “Kazadaki tüm ailelerin, kardeşlerimizin yürek acısının devam ettiği bir dönemde biz böyle bir resepsiyon yapmayı değerlerimiz, geleneklerimiz açısından doğru bulmuyoruz. Onun için bu sene bu resepsiyonu yapmaktan vazgeçtik” dedi.

Felaket nedeniyle, İstanbul Belediyesi Boğaziçi’nde düzenlenecek havai fişek gösterisini iptal ederken, İzmir ve Antalya’daki konserlerden de vazgeçildi.

Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), planlamış oldukları bütün kutlamaları iptal ettiler. CHP, sessiz yürüyüşler düzenleyecek.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ermenek’ten, kazanın nedeninin “kapsamlı bir şekilde” inceleneceğini açıkladı.

AKP’nin ve çeşitli muhalefet partilerinin Karaman’da mahsur kalmış madencilere ilişkin yas tutma rolü bütünüyle ikiyüzlüdür. Türkiye’nin tarihindeki en kötü maden felaketi olan Soma’da 301 işçinin öldürüldüğü geçtiğimiz Mayıs ayından bu yana, bu siyasi partilerin hiçbiri, Türk madenlerindeki tehlikeli koşulların üzerine gitmedi.

Karaman ile Soma arasında karşılaştırma yapan Maden Mühendisleri Odası (MMO), yaptığı açıklamada, her iki durumda da, üç ayrı maden şirketinin, üretim planları hakkında birbirlerini bilgilendirmeksizin aynı alanda maden işlettiğini belirtti.

Açıklama, Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MİGEM), kazaları önlemek için özel şirketler arasında işbirliğini dayatamadığı uyarısında bulunarak devam ediyor. MMO’nun açıklamasında şu ifadeler yer alıyor: “MİGEM, üretim ruhsatı verirken maden havzasını hesaba katmıyor. O, planlama ve faaliyet için parçalı bir süreç oluşturuyor. Bu sistem yüzünden, aynı sahada çalışan şirketlere ilişkin gaz ve su baskını riskleri bilinemiyor ve önlenemiyor.”

Karaman’daki su baskınından iki gün önce, 26 Ekim’de, Soma’daki bir maden, bir yangından ve gaz seviyesinin yükselmesinden dolayı çalışmalarını durdurmak zorunda kalmıştı. Bütün işçiler güvenli bir şekilde tahliye edilirken, işçiler 301 işçinin öldüğü madeni işleten Soma Madencilik Şirketi’nden gecikmiş maaşlarının ödenmesini ve güvenli çalışma koşulları oluşturulmasını talep ediyorlar.

AKP’nin, yeni bir maden felaketinin yaygın bir krizi tetikleyebileceği korkusunu arttıracak şekilde, 18 madencinin mahsur kaldığı madenin sahibinin Karaman’ın Güneyyurt ilçesinde AKP’nin belediye başkanı adayı olmakla kalmayıp, aynı zamanda, geçtiğimiz Mayıs ayında 301 madencinin öldüğü Soma’da bir maden işleten Azim Uyar’ın kuzeni olduğu ortaya çıktı. Uyar’ın sahip olduğu maden, Ekim 2013’te bir işçinin öldüğü ve 27 işçinin yaralandığı göçüğün ardından, Kasım 2013’te kapatılmıştı.

Geçtiğimiz Mayıs ayındaki felakette, o zamanki Başbakan Erdoğan’ın bu tür maden kazalarının “olağan şeyler” olduğu biçimindeki sözleri, AKP hükümetini katillikle suçlayan madencilerin öfkeli protestolarına yol açmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir