Kapitalist açmazın en uç ifadesi: işçi intiharları

Geçtiğimiz Nisan ve Temmuz aylarında 2 BMC işçisi intihar ederek hayatına son verdi. İşçilerin intiharlarının sebebi, 14 aydır maaşlarını alamamış olmasıydı.

Çukurova Holding’e bağlı bir otomotiv kuruluşu olan BMC’de çalışan işçiler, patronları Mehmet Emin Karamehmet’in İnterbank ile ilgili kredi ilişkilerinden kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle bir yılı aşkın süredir biriken maaşlarını alamadılar ve fiilen işsiz kaldılar. Mayıs ayında BMC’ye el koyan TMSF, maaşları ödemek bir yana işçi çıkarmaya başladı.

Türk Metal sendikasında örgütlü BMC işçileri, ücretlerinin ödenmemesine yönelik ilk eylemlerini, 27 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de gerçekleştirmiş, bu eylemin ardından, 2.350’şer TL almışlardı. O eylemde, Türk Metal Sendikası İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Halil İbrahim Tosun, holdingin ekonomik sorunlardan kurtulması, finansal darboğazı aşması için işçinin her türlü fedakârlığı yaptığını söylemişti.

Ücretleri ödenmeyen BMC işçileri, 7 Şubat 2013’te, üretimi durdurarak fabrika önünde eylem yapmış; 19 Şubat tarihinde de İzmir’in Bornova ilçesindeki BMC fabrikasında çalışan 1500’ü aşkın işçi, İstanbul ve Ankara’ya gelmek için yola koyulmuştu. BMC işçileri, 25 Şubat’ta Çukurova Holding İstanbul binası önünde eylem yapmışlardı.

BMC işçileri, 2 Mart günü ödeneceği söylenen maaşları ödenmediği ve sigorta primleri yatırılmadığı için, Mart ayında da bir dizi eylem gerçekleştirdiler. İlk intihar bu süreçte yaşandı. 16 yaşından beri BMC’de çalışan ve 11 aydır ücretini alamayan 33 yaşındaki Sabri Altındal, 23 Nisan 2013 günü yaşamına son verdi.

18 Mayıs 2013 tarihinde BMC’yi devralan TMSF, işçilerin mağduriyetini gidereceklerini ifade ettiğinde, şirkette örgütlü olan Türk Metal sendikası, bunu sevinçle karşılamış ve işçiler arasında boş bir umut yaratmıştı. Bununla birlikte, işçilere 500’er lira dışında herhangi bir ödeme yapılmadı. İki ay sonra, 13 Temmuz günü, 25 yaşındaki BMC işçisi Uğur Nezir’in intihar haberi geldi.

Altındal’ın ve Nezir’in intiharları, BMC işçilerinin içine düşürüldüğü derin çaresizlik duygusunun en çarpıcı ifadeleridir.

1 yılı aşkın süredir birikmiş ücretlerini alamayan iki BMC işçisinin intiharının başlıca sorumluları Türk Metal sendikası ve AKP iktidarıdır. İşçiler üretimi durdurup direnişe geçmeden önce, Türk Metal sendikası ile onun bağlı olduğu Türk-İş yönetimi, ücret alamadığı halde fabrikada çalışmaya devam eden işçileri patron edasıyla tebrik ediyordu. Sendika bürokratları, BMC işçilerinin her türlü mücadele girişimini kırdılar ve onların diğer fabrikalarda ve illerdeki işçilerle ortak hareket etmesini engellediler. Onlar, sürekli olarak, BMC patronlarının ve iktidarın işçileri mağdur etmeyecekleri hayalini yaydılar. İşçiler yoksulluğa, işsizliğe ve çaresizliğe sürüklendi.

Türk Metal sendikasının BMC’de iki işçinin intiharına yol açan tavrı, önceki dönemin bütün sendikal pratiğine damgasını vuran basit bir “işbirliği” ya da “teslimiyet” ifadesi değildir. Bu, Tük Metal bürokrasisinin, her türlü işbirliği sınırının ötesinde, şirket yönetimi adına davranmasıdır.

Öte yandan, sendika bürokrasisinin BMC patronlarının gardiyanı ve işyerindeki temsilcisi rolü, yalnızca Türk Metal ile sınırlı değildir. Son yılların bütün pratiğinde açıkça görüldüğü üzere, bütün sendikalar, işçi sınıfına yönelik kapsamlı saldırıları gerçekleştirmede sermayenin ve onun siyasi temsilcilerinin emri altına girmiştir.

Altındal’ın ve Nezir’in intiharlarında en uç ifadesini bulan çaresizliği aşmak; sermayenin kapsamlı saldırılarına karşı koyabilmek ve yaşam standartlarını iyileştirebilmek için, öncelikle, işçi sınıfının gerçek birliğini sağlamak üzere sendikal deli gömleklerini parçalayıp atmak gerekiyor. İşçiler, kendi yaşamlarına ve geleceklerine sahip çıkmak üzere, çaresizliğin ve ölümlerin sorumlusu kapitalist sistem ve onun kurumlarına karşı sosyalizm mücadelesine katılmalılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir