İsveç, “hazırlık soruşturması”nı yeniden açıyor ve Julian Assange’ın iadesini istiyor

Yazdır

İsveç’in Julian Assange’a karşı uzun süre önce gözden düşmüş olan 2010 tarihli tecavüz iddiasına yönelik bir soruşturmayı yeniden açması, WikiLeaks’in kurucusunu kötülemek ve susturmak için ABD önderliğinde yürütülen komployu derinleştiriyor.

İsveç’in başsavcı yardımcısı Eva-Marie Persson, Pazartesi günü düzenlenen bir basın toplantısında, Assange’a karşı iddialara ilişkin “hazırlık soruşturması”nın yeniden açılacağını ve Britanya’ya Assange’ın iadesi için Avrupa Tutuklama Kararı çıkaracaklarını duyurdu.

Persson, kararı, “Bir yere kadar yürütülmüş olan hazırlık soruşturmasını inceledikten sonra, Julian Assange’ın tecavüz suçu işlediğinden kuşkulanılması için hala geçerli neden olduğunu görüyorum,” iddiasıyla açıkladı.

Bu son adımla ilgili her şey, yalanlara dayanmaktadır. Buna, Persson’ın, Assange’ı suçlayan kişinin iyiliğini düşünerek hareket ettiği bahanesi de dahildir.

Persson, hiçbir yeni kanıttan söz etmedi ve önceki yedi yıldaki “hazırlık soruşturması”, en ufak bir inandırıcı kanıt sunamamıştı. Dahası Assange, İsveçli savcılar tarafından daha önce iki kez sorgulanmıştı ve başka bir sorgulama bilinenlere hiçbir şey eklemeyecek.

Suçlama getirilememesinden çıkarılacak tek sonuç, İsveç’in adli makamlarının, uzun süre önce, bir kovuşturma yürütülebilmesi için hiçbir kanıt olmadığına karar vermiş olmalarıdır. Persson, Pazartesi günkü açıklamasında, bunu üstü kapalı olarak kabul etti: “Şuna açıklık getirmek istiyorum: hazırlık soruşturmasını yeniden açma kararım, mahkemelere bir iddianame sunmaya eşdeğer değildir. Bu, yeniden değerlendirmemiz gereken bir konu.”

Assange’ı tecavüzle suçlayan kadını temsil eden avukat Elisabeth Massi Fritz, başka bir basın toplantısında, savcıların, “bu durumda olası bir iddianame/suçlama elde etmemizi kesinleştirmek için hızla adım atmak zorunda kalacaklardı,” diye konuştu. [vurgu sonradan eklendi]

Bunların hiçbiri, BBC’nin ve diğer haber kaynaklarının, medyanın kasten yanlış bilgi verme yönünde süregiden kampanyasının parçası olarak, Assange’a karşı “suçlamalar”dan söz etmelerini engellemedi.

Julian Assange

WikiLeaks’in baş editörü Kristinn Hrafnsson, İsveç’in kararı hakkında şunları söyledi: “Julian Assange’ın 11 Nisan 2019’da tutuklanmasından beri, İsveç’e soruşturmasını yeniden açması için epey siyasi baskı oldu ama bu dosya üzerinden her zaman siyasi baskı vardı.

“Bu dosya, başından sonuna kadar kötü yönetilmiştir. İsveçli savcının Assange’ı Ekvador büyükelçiliğinde sorgulamayı yıllarca reddetmesinden sonra, [savcı] sonunda, ancak İsveç mahkemeleri onu zorladığı zaman Assange’ı sorgulamak üzere Londra’ya gelmişti.

“Ondan sonra, İsveç, daha 2013 başında Assange için tutuklama kararının kaldırılmasını istedi. Ona karşı davanın sürdüğü konusunda ısrar eden, Britanya hükümetiydi. Soruşturmanın 2017’de kapatılmasından bu yana, Britanya ve İsveç makamları adına kayıtların ve yazışmaların imha edildiğine ilişkin raporlar aldık. Kesinlikle kapsamlı bir soruşturmaya engel oldular.”

Hrafnsson, sözlerini, meydan okuyan bir açıklamayla noktalıyordu:

“Assange, İsveçli yetkililerin her türlü sorusuna yanıt vermeye her zaman razıydı ve altı yıl boyunca tekrar tekrar sorulara yanıt vermeyi teklif etti. Assange’ın İsveç’in sorgulamasından ‘kaçındığı’ yönündeki yaygın medya iddiası asılsızdır. Bu soruşturma, daha önce düşürülmüştür ve onun yeniden açılması, Julian’a adını temize çıkarma olanağı verecektir.”

Assange’ın hukuk ekibi, onun İsveç “adaletinden” kurtulmak için Ekvador büyükelçiliğine “saklandığı” yalanına yanıt vererek, şunları belirtti:

* İsveç’in 2010’daki ilk hazırlık soruşturması, Stockholm başsavcısı, iki kadın ile rızaya dayalı cinsel ilişki konusunda, “kanıtlar tecavüze ilişkin hiçbir kanıt ortaya çıkarmadı” ve “hiçbir suç” işlenmedi, sonucuna vardıktan sonra düşürüldü.

* Assange, beş hafta İsveç’te kaldı ve savcının, ona, sorgulanmak üzere aranmadığı için gitmekte serbest olduğunu söylemesinden sonra İsveç’ten ayrıldı.

* “Hazırlık soruşturması”nın Eylül 2010’da yeniden açılması, WikiLeaks’in Irak’taki “İkincil Cinayet” videosunu Nisan ayında ve Afganistan savaş günlüklerini Temmuz’da yayınlamasından sonra meydana geldi. ABD’de Assange’a karşı büyük jüri dava işlemleri Haziran’da zaten başlamıştı. Yetkililer, Daily Beast’e, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, “Britanya’ya, Almanya’ya, Avustralya’ya ve diğer Batılı müttefik hükümetlere, WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’a cezai soruşturmalar açmayı düşünmeleri için baskı yaptığını” söylüyorlardı.

* Assange, 2012’de, Ekvador büyükelçiliğinden, İsveç’ten ABD’ye iade edilmekten kaçınmak için sığınma istedi çünkü Stockholm onu ABD’ye iade etmeyeceği konusunda güvence vermeyi reddetmişti.

* İsveç Başsavcısı Marianne Ny, Assange’ı büyükelçilikte sorgulamayı yıllarca reddettikten sonra, 2016’da pes etmek zorunda kaldı. Temyiz Mahkemesi, onun görevini yerine getirmediğine hükmetti, çünkü bir hazırlık soruşturmasının ya açılıp etkin biçimde bir suçlamayı beraberinde getirmesi ya da kapatılması gerekiyordu.

* Ny, Mayıs 2017’de soruşturmayı kapattığında, Assange’ı itham etmenin hiçbir temeli olmadığı sonucuna varmak zorunda kaldı. Onun dava açmasını engelleyen herhangi bir teknik engel söz konusu değildi.

Şimdi, Britanya İçişleri Bakanı Sajid Javid’in, sonuç olarak, İsveç’in iddiasına mı, yoksa ABD’nin iade talebine mi öncelik verileceğine karar vermesi gerekiyor. ABD’nin talebi, Assange’ın ifşaatçı Chelsea Manning’e teknik tavsiyede bulunduğu iddiasına dayanılarak, beş yıla kadar hapis cezası getirebilecek bir bilgisayar saldırısı gerçekleştirildiğine ilişkin suçlamalar üzerinde şekilleniyor.

Ne var ki, bu suçlama, yalnızca, Washington’ın Assange’ın Casusluk Yasası’na göre on yıllarca hapis ya da idam cezası almayacağını iddia edebilmesi için yöneltilmektedir. Bu, Britanya için büyük siyasi ve hukuki güçlükler yaratıyor. Assange’ı, önceki iddia ve “tecavüz”ün ABD’nin resmen ifade ettiğinden daha ciddi bir saldırı olması temelinde İsveç’e göndererek buna çare bulunacak.

Assange, şu anda, temel yasal ve demokratik haklarının ortadan kaldırıldığı korkunç bir hukuk dışı sürece kıstırılmış durumda. Assange, Ekvador Büyükelçiliği’nde keyfi olarak alıkonulduğu berbat koşullarda yedi yıl geçirdi. Şimdi de, Belmarsh maksimum güvenlikli hapishanesinde tam tecride yakın koşullarda 50 hafta hapis cezasını dolduruyor. İsveç’teki bir hukuk mücadelesi, İsveç sonradan Assange’ı daha da acımasız bir muamele görmek üzere ABD’ye iade etmek için bir açık kapı sağlayabilene kadar hapsedilmesini uzatacak.

İsveç’in talebine öncelik vermenin Britanya Başbakanı Theresa May hükümeti için başlıca siyasi faydası, bunun, İşçi Partisi’nin Assange’ın iade edilmesine desteğini güvence altına alacak olmasıdır.

İşçi Partisi önderi Jeremy Corbyn, artık WikiLeaks’in kurucusunun yazgısının doğrudan siyasi sorumluluğunu taşımaktadır.

Assange’ın 11 Nisan’da Ekvador büyükelçiliğinden zorla çıkarılmasından birkaç gün sonra, büyük kısmı İşçi Partisi’nin sağ kanadından olan 100’ü aşkın milletvekili, Javid’e ve Gölge İçişleri Bakanı Diane Abbott’a yönelik partiler üstü bir mektuba imza attı. Mektupta, “Julian Assange’ın İsveç’e iade edilebilmesini garantiye alacak adımları savunmaları” talep ediliyordu.

Mektup, Abbott ile İşçi Partisi önderi Jeremy Corbyn’in, Assange’ın ABD’ye iade edilmesine formalite gereği karşı çıkan bir açıklama yapmak üzere yıllar süren sessizliği bozmalarından sonra gönderilmişti.

Abbott ve Corbyn, bunu yaptıkları için Blaircıların saldırısına uğramalarının ardından, hızla hizaya geçtiler. Corbyn, ITV News’e, eğer İsveç’teki dava “eski haline getirildiyse, açıkçası o zaman İsveç’teki insanların ona karşı getirdiği suçlamalar hakkındaki sorulara ve taleplere yanıt vermesi gerekir,” diyordu.

Corbyn’in önderliğindeki İşçi Partisi, Assange’ı Britanya ve ABD emperyalizmi yararına susturmak için alternatif bir plan geliştirmiştir. Eğer bu hayata geçirilirse, o zaman Corbyn hem Blaircılar, hem de Britanya’daki başlıca sahte sol gruplar tarafından göklere çıkarılacaktır. Bu gruplar, “Eğer şikayette bulunan kadın şikayetini sürdürüyorsa, Assange İsveç’te yargılanmakla yüzleşmeli,” diye ısrar eden Sosyalist Parti ile Sosyalist İşçi Partisi’dir.

İspanya’daki El Pais gazetesi, Assange’a yönelik muamelenin korkunç caniliğini vurgulayan bir haber yayınladı. Buna göre, Ekvador, Assange’ın tüm belgelerini, cep telefonlarını, dijital dosyalarını, bilgisayarlarını, bellek aygıtlarını ve CD’lerini ABD’ye teslim ediyor ve 20 Mayıs’ta büyükelçilikteki odasında arama yapılmasına izin veriyor.

Assange’ın avukatı Baltasar Garzón, bu adımı şu sözlerle kınadı: “Ekvador’un sığınma kurumunu katıksız ihlali …  [Assange’a] koruma sağlayan ülkenin, şimdi, bu ayrıcalıklı konumundan, ona ait olan eşyaları ona zulmeden ülkeye teslim etmek için faydalanıyor olması akıl almaz. Bu eşyalara, bir mahkeme kararı olmadan, siyasi sığınmacıların hakları korunmadan, delil güvenliği zincirine saygı gösterilmeden el konulacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares