İktidarın Komplosunu Açığa Çıkartalım “KCK Davası” Tutukluları ile Dayanışmaya

Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi’ne (KCK/TM) yönelik olduğu iddia edilen operasyonlarda gözaltına alınan 103’ü tutuklu 151 sanıklı dava, bugün Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. KCK Davası, bir yandan “açılım”dan ve Kürt sorununun “barışçıl” çözümünden söz eden devletin Kürtlere kendi kimlikleriyle siyaset yapma hakkı tanımama ve Kürt halkının “burnunu sürtme” yönündeki ısrarının ifadesidir.

Toplam 3 bin 326 yıl ceza istenen bu davada BDP ve Demokratik Toplum Kongresi üyelerine yöneltilen suçlama “silahlı örgüt üyeliği”. Oysa herkes biliyor ki, Kürt halkının çoğu 17 aydır tutuklu olan bu temsilcileri, gerçekte, silaha sarılıp dağa çıkmadıkları için yargılanmaktadırlar.

Üzerlerinde, evlerinde ya da işyerlerinde bir çakı bile bulunmayan bu Kürt siyasetçilerinin yargılanacağı dava, bütünüyle hukuk dışı yöntemlerle gerçekleşmiş telefon ve ortam dinlemeleri üzerine oluşturulmuş bir iddianame üzerine kuruludur. Kürt siyasetçileri, avukatları ve insan hakları savunucuları aleyhine açılan bu davanın baştan sona düzmece iddialar üzerine kurulu olduğunun en çarpıcı örneklerinden birini BDP Kadın Meclisi açıklamasından aktaralım. BDP Kadın Meclisi’nin, bugüne kadar yalanlanmamış olan iddiasına göre, 24 Kürt’ün 4 Ekim’de Urfa’da tutuklanmasının nedeni, bir telefon görüşmesinde “Avon” adlı şampuandan söz edilmesi: Muhteşem savcı, “Avon”un “PKK”, “şampuan”ın ise “PKK’ye adam kazandırmak” anlamına geldiğini keşfetmiş!

Böylesi düzmece bir iddianame üzerine kurulu olan “KCK Davası”, AKP iktidarının “Kürt açılımı”nın gerici karakterini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kürt halkının varlığını ve Türkler ile eşitliğini tanımamakta ısrar eden devlet, bu davayla birlikte, Kürt sorununun barışçıl çözümünün önüne yeni engeller dikmekte, iki halk arasına yeni düşmanlık tohumları serpmektedir. Unutulmamalıdır ki, Kürt sorununun her iki halkın emekçilerinin yararına çözümü AKP iktidarının burjuva “açılım”larıyla değil işçi sınıfının birliğiyle mümkün olacaktır.

SOSYALİZM olarak bizler, bütün sosyalistleri, Diyarbakır’daki davayı yakından izlemeye ve AKP iktidarının Kürt halkının temsilcilerine yönelik komplolarına karşı çıkmaya ve Türk milliyetçisi ikiyüzlü “açılım”ını teşhir etmeye çağırıyoruz.

Bütün “KCK Davası” tutukluları serbest bırakılsın!

Kürtlerin kendi kimlikleriyle yaşama ve siyaset yapma hakkı engellenemez!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir