Ekvador polisi Julian Assange’a özgürlük yürüyüşüne saldırdı

Paylaş

Yazdır
Çarşamba günü Ekvador’da binlerce işçi ve genç, Devlet Başkanı Lenin Moreno’nun istifa etmesi ve WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın serbest bırakılması talebiyle başkent Quito’nun tarihi merkezinde yürüyüş düzenledi.

Moreno’nun 2017’de göreve gelmesinden bu yana düzenlenen en büyük gösterilerden biri olan yürüyüş, sert bir müdahale ile karşılaştı. Yürüyüşçüler polis ve silahlı askerler tarafından bir güvenlik kordonu içine alınan Carondelet başkanlık sarayının bulunduğu Plaza de la Independencia’ya yaklaşırken, güvenlik güçleri, atlı polisler, saldırı köpekleri ve göz yaşartıcı gazla saldırıya geçtiler.

Polis saldırısında iki haber fotoğrafçısı dahil çok sayıda kişi yaralandı ve en az altı kişi gözaltına alındı.

Protestocular, “Assange’a özgürlük” talep eden dövizler taşıyordu ve birçoğu Assange maskeleri takmıştı. Bazı göstericiler de, Moreno hükümetini alaya alarak, Assange’ın kedisini gösteren fotoğraflar ve çizimler taşıdılar. Hükümetin Londra’daki büyükelçisi, saçma bir şekilde, kediyi elçilik çalışanlarını “gözetlemek” ile suçlamıştı.

Kitleler, “Moreno, ikiyüzlü, hain! Halk seni istemiyor!” sloganı attılar

Gösteriyi tetikleyen, Moreno hükümetinin, Assange’a 2012’den beri sığınma tanınan Londra büyükelçiliğinin kapılarını polisin bir kaçırma timine açma emri vermesi ve Assange’ın bir Britanya hapishanesine gönderilmesi idi. Şimdi Assange, bunun sonucunda, ABD hükümetinin savaş suçlarını ve küresel komplolarını ifşa eden belgeleri yayınlamaya cüret ettiği için yargılanacağı ABD’ye iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

Eski devlet başkanı ve Moreno’nun muhalifi Rafael Correa’yı destekleyen Revolución Ciudadana’nun belirgin bir şekilde yer aldığı yürüyüşü düzenleyenler, protestoya yaklaşık 20.000 kişinin katıldığını belirttiler.

Yürüyüşte taşınan pankartların üzerinde, Moreno’yu Assange’a yaptıkları nedeniyle bir “hain” ve “dünyanın yüz karası” olmakla suçlayan sloganlar yazıyordu.

Belirgin bir pankartta, “Assange Ekvadorludur,” yazıyordu. Bu, Avustralya doğumlu gazeteciye 2017 yılında verilen ve Moreno hükümetinin, onu Britanya polisine teslim etmesi ile beraber hızla ve yasadışı bir şekilde iptal ettiği yurttaşlığına bir göndermeydi. Bir başka pankart, Moreno’yu, “Assange kabusun olacak,” diye uyarıyordu.

Ekvador’daki Yurttaş Katılımı ve Toplumsal Denetim Konseyi’nin eski sözcüsü olan ve yürüyüşe katılan Edwin Jarrin, protestoyu Assange’ın tetiklediğini söyledi ve aynı zamanda, bu protestonun, Moreno hükümetinin “temel haklara yönelik saldırısına, toplu işten çıkarmalarına ve neo-liberal politikalarına toplu öfke”nin bir ifadesi olduğunu belirtti.

Moreno hükümeti, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile imzaladığı 4,5 milyar dolarlık kredi anlaşmasının parçası olarak, bir dizi “yapısal düzenleme” önlemi uyguluyor. Bunlar arasında, çalışma yasalarının içinin boşatılması, 10.000’i aşkın kamu emekçisinin işten çıkarılması, emekliliğe yönelik saldırılar ve hükümet hizmetlerinde sert kesintiler var.

Moreno, Correa döneminde devlet başkanı yardımcısıydı ve onun ardılı olarak dikkatle seçilmişti. Correa kendisini Venezuela’da, Brezilya’da, Arjantin’de ve başka yerlerde burjuva popülist ulusalcı hükümetlerin göreve gelmesine tanık olunan “Pembe Dalga”nın ve “Bolivarcı Devrim”in parçası olarak sunarken, emtia fiyatlarındaki hızlı yükselişin sona ermesiyle birlikte Washington ile uzlaşma yönünde bizzat adımlar atmıştı. Correa, aynı zamanda, WikiLeaks’in, Demokratik Parti önderliğinin Bernie Sanders’a karşı ön seçimlere hile karıştırma girişimlerini ve Hillary Clinton’ın Wall Street’in çıkarlarını savunma sözü veren basına kapalı toplantı konuşmalarını ifşa eden e-postaları yayınlamasının ardından, Assange’ı susturmak için de ilk adımları atan kişiydi.

Moreno, göreve gelir gelmez, bu sağa dönüşü ciddi ölçüde hızlandırdı ve Washington’ın dış politikasına ve onun Ekvador’a geri davet edilen ordu-istihbarat aygıtına gitgide daha çok kucak açması Assange’ı Britanyalı ve ABD’li yetkililere satması ile sonuçlandı.

Ekvador işçi sınıfının haklarına ve sosyal koşullarına artan saldırıların eşlik ettiği bu sağa dönüş, kaçınılmaz olarak, Moreno hükümetinin, Julian Assange’ın durumuyla bağlantılı bir şekilde, gitgide daha baskıcı adımlar atmasına neden oluyor.

Moreno hükümeti, Salı günkü yürüyüşten önce, gösterinin başlıca iki düzenleyicisi olan eski dışişleri bakanı Ricardo Patiño ile eski bir milletvekili olan Virgilio Hernández’i düzmece suçlamalarla gözaltına almaya çalıştı.

Hükümet, ayrıca, Ekvador’da ikamet eden İsveç yurttaşı Ola Bini’yi hapse attı. Bini, umumi ve özel telefonları ve sosyal medya hesaplarını hekleme suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Bu suçlamaya sunulan tek kanıt, Assange’ın arkadaşı olması ve onu Londra’daki Ekvador büyükelçiliğinde birkaç kez ziyaret etmiş olmasıydı.

Beş yıldır Ekvador’da bulunan Bini, Quito’da, internet güvenliği, şifreleme ve özgür yazılımın yayılması alanında uzmanlaşmış bir merkezde çalışıyordu.

Bini’nin Pazartesi günü Quito’ya gelen anne-babası, oğullarının suçlandığı konuda masum olduğunu ısrarla vurgulayan bir açıklama yaptılar: “Oğlumuz, özel ya da kamusal, hiçbir sistemin güvenliğine saldırmamıştır.” Anne-baba, medyaya, oğullarının dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarının onun Ekvador’da tutuklanmasından büyük kaygı duyduğunu ve buraya “onu eve götürmek” için geldiklerini söylediler.

Bini’ye yönelik komplo, Moreno hükümetinin, devlet başkanının ve ailesinin bulaştığı büyük bir yolsuzluk skandalının ifşa edilmesine karşı misillemesi ile bağlantılıdır. Yolsuzluk, Çinli bir inşaat yüklenicisinden gelen milyonlarca dolarlık rüşvetin Moreno’nun üç kızı adına denizaşırı paravan bir şirkete akıtılmasını içeriyor.

WikiLeaks’in geçtiğimiz ay Twitter hesabında skandala dikkat çekmesinden önce, bu yolsuzluğu açığa vuran INA belgelerinin yayınlanması yaygın biçimde haber yapılmış ve Ekvador’da bir kongre soruşturmasının başlatılmasına neden olmuştu. Moreno hükümeti, WikiLeaks’i ve –Londra büyükelçiliğinde hücre hapsine yaklaşan yoğun gözetime ve koşullara rağmen– bizzat Assange’ı, yolsuzluğa kanıt sağlamak için Moreno’nun ve ailesinin telefonlarını ve sosyal medya hesaplarını heklemekle suçlamak için bu Twitter paylaşımına sarıldı.

Moreno, kendisini bir mahremiyet ihlali kurbanı gibi sunuyor ve kişisel fotoğraflarının yayınlanmasına öfkesini ifade ediyor. Bunlar arasında, hükümetinin toplu işten çıkarma ve kemer sıkma talimatı verdiği sırada, yatakta ıstakoz yediğini gösteren bir fotoğraf da var.

Moreno, bu hafta Assange’ı Britanya polisine teslim etmesinin hemen ardından Washington’a yaptığı ziyaret sırasında, büyük bir şirketin denetiminde bulunan bir Washington düşünce kuruluşu olan Inter-American Dialogue’da bir açık foruma katıldı. Orada, Assange’ın diplomatik tesisi bir “casusluk merkezi”ne dönüştürdüğü gerekçesiyle Britanya polisini onu Ekvador büyükelçiliğinden zorla çıkarmak üzere davet etmekte haklı olduğu iddiasını yineledi.

Assange’ın 7 gün 24 saat gözetim koşullarında olmasına rağmen gelen bu saçma iddia, Trump yönetiminin tavrıyla uyuşmaktadır. Eski CIA müdürü ve şimdiki Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, WikiLeaks’in “devlet dışı bir düşman istihbarat servisi” oluşturduğunu ileri sürmüştü. Bu, Assange’ın, ABD’de Casusluk Yasası’na göre kovuşturulmasına olanak sağlamak için tasarlanmıştır.

Moreno Assange’a ihanetine büyük bir halk desteği olduğunu iddia etse de, Quito’daki kitlesel protesto, bu cesur gazeteciye yönelik yaygın destek duygularını ve milyonlarca Ekvadorlunun, hükümetlerinin ABD emperyalizminin çıkarlarının bir piyonu haline gelmesine duyduğu öfkeyi dile getirdi. Moreno hükümeti, olası borç yardımı ve ticaret anlaşmaları karşılığında en kirli ihanetini gerçekleştirmeye hazırlanıyordu.

Salı günü Quito’da yürüyen binlerce kişi, Julian Assange’ın Britanya’da hapse atılması ve Trump yönetiminin onu yasadışı bir şekilde ele geçirmesi tehdidi karşısında tiksinti ve öfke duyan tüm dünyadaki milyonlarca işçiyi ve genci temsil etmektedir. Bu tehdit, Assange’ın, ABD hükümetinin savaş suçlarını ve diplomatik entrikalarını ifşa ettiği için alıkonulmasını, işkenceden geçirilmesini ve hatta öldürmesini kapsamaktadır.

İşçi sınıfı mücadelelerinin dünya çapında canlanması, demokratik hakları savunmaya ve Julian Assange’ın, Chelsea Manning’in ve emperyalizmin suçlarına karşı çıkıp bu suçları ifşa ettikleri için hapsedilen diğer kişilerin serbest kalmasına yönelik kitle desteğinin harekete geçirilmesinin temelini oluşturmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir