Çinli işçi koronavirüs salgını hakkında yazdı: “Kitleler arasında hoşnutsuzluk büyüyor”

Paylaş

Çin’den bir muhabirimiz, giderek kötüleşen küresel COVID-19 salgınının ve Pekin rejiminin baskıcı müdahalesinin ülkede siyasi ve sınıfsal gerilimleri arttırması ile ilgili olarak aşağıdaki notları gönderdi.

1. Çin’in otoriter hükümeti, her şehri hatta her sokağı sert önlemlerle kapattı. İnsanların yaşamları her açıdan etkilendi. Sadece seyahat kısıtlamaları değil. Ekonomi de büyük ölçüde etkilendi ve günlük temel ihtiyaçlarda arz sıkıntısı yaşandı. Salgınla mücadele için acil durum önlemlerine ihtiyaç duyulmakla birlikte, bu önlemler kapitalistlerin çıkarlarını savunacak biçimde ve baskıcı bir şekilde alındı. Kitleler arasında hoşnutsuzluk büyüyor.

Çinli bürokratlar, bu hoşnutsuzluğu dizginlemek için toplum üzerindeki baskıyı arttırdılar ve kamuoyuna savaş açtılar. Yeni çıkarılan “İnternet Bilgi Yönetişimi Yönetmeliği”, Mart ayında yürürlüğe girdi. Yönetmelik, hükümetin medya ve internet üzerindeki kontrolünü güçlendirip kamuoyu “devrimini” daha da bastırdı. Buna göre internet kullanıcılarının, anayasanın temel ilkelerine karşı çıkan, ulusal güvenliği tehlikeye atan, devlet sırlarını sızdıran, devlet iktidarını yıkmaya çalışan ve “ulusal çıkarlara” zarar veren bilgiler dahil olmak üzere “yasa dışı bilgi” içeren içerikleri üretmemesi, kopyalamaması ve yayımlamaması gerekiyor.

2. Aynı zamanda, Vuhan’da bürokratlar, insanlardan salgına yaptığı müdahale için hükümete minnettarlıklarını ifade etmelerini talep ettiler, hatta çeşitli kurumları ve okulları “minnettarlık eğitimi” vermeye zorladılar. Bu, yaygın bir muhalefet ve hoşnutsuzlukla karşılandı. İnternette dolaşan bir makalede, “Vicdanınız varsa, korkmuş durumdaki Vuhan halkından şu anda minnet duymalarını istemezsiniz,” (稍有 良心 ,此时 都 不会 要求 惊魂未定 的 武汉 人 感恩) denmekteydi. Aynı makalede yazar şunları yazıyordu: “Siz kamu görevlisisiniz ve işiniz halka hizmet etmek. Hizmet ettiğiniz insanların aileleri mahvoldu, ölüler bir avuç toprak oldu ve yaşayanların gözyaşları dinmedi. Hastalar tamamen iyileşmedi ve bazı hoşnutsuzlukları tamamen haklı. Vuhan’da hizmet ettiğiniz insanları size minnet duymamakla suçlamak yerine, kendinizin ve ekibinizin düzgün bir şekilde hizmet vermediğini kabul edip utanmalısınız.” Bu makalenin internette dolaşımı artık yasaklandı.

3. Durmadan tekrarlanan bir tekerleme insanlar tarafından eleştiriliyor ve ona karşı çıkılıyor. “Seyyar kabin hastaneleri çok mükemmel” (方舱医院真神奇) isimli şarkı, salgın hastalıktan ve hükümetin hatalarından dolayı çekilen acıyı görmezden geliyor ve hükümete yönelik bir övgü olarak görülüyor. Bazı insanlar bunu “cenazede dans etmek” olarak nitelendirdi ve birçok internet kullanıcısı şu yorumlarda bulundu: “Bu propagandaya katılmıyorum, salgın daha sona ermedi, sorumlular ortaya çıkartılmadı ve övülecek bir şey yok.” Seyyar kabin hastaneleri, koronavirüs salgını ve tıbbi kaynakların yetersiz olması nedeniyle mevcut tesisler tarafından talep edilen tıbbi izolasyon birimleridir.

4. Hükümet, şehirlerin kapatılması sırasında farklı görüşte olanları tutukladı. Üç kamusal gazeteci ortadan kayboldu. Çin hükümeti bulundukları yeri açıklamadı ancak kamusal gazeteciler tarafından yüklenen bir video, polis tarafından tutuklandıklarını ortaya çıkarttı. Bu blog yazarları, çektikleri videoları internete yükleyerek salgının gerçek durumunu ve insanların gerçek yaşam koşullarını ortaya koyuyor. Blog yazarları hükümet ve polis tarafından tehdit edildiklerini açıkladılar ki bu ilk tehdit edilişleri değil.

“https://www.youtube.com/watch?v=np8ZOQATLGY”

“https://www.youtube.com/watch?v=XWrMZH9Xu6k”

5. Salgın nedeniyle ve hükümetin şehirleri karantinaya alma politikasıyla ekonomik faaliyetler büyük darbe almış durumda, küçük işletmeler ve dükkanlar büyük sıkıntılar yaşıyor. Çin’in son yıllardaki ekonomik başarısızlığı ve aniden patlayan salgın nedeniyle, dükkan sahipleri birçok şehirde kira indirimi talebiyle protestolar düzenledi:

“https://twitter.com/i/status/1240918014234513408”

“https://twitter.com/i/status/1240427844955668481”

“https://twitter.com/i/status/1236852059397210112”

6. Çin hükümeti, salgın sırasında kısa sürede inşa edilen iki hastaneyi hükümetin başarısı olarak gösterdi; ancak hastane inşaatında çalışan işçiler büyük zorluklarla yüz yüze geldi. Salgın sırasında işçilerin aşırı çalıştırıldığı ama sıklıkla ücret kesintileri ve maaşlarının ödenmelerinde gecikmeler yaşandığına dair haberler var. Ayrıca, inşaatın tamamlanmasından sonra şehrin karantinada olmasından dolayı işçilerin evlerine dönmelerine izin verilmedi. Artan hayat pahalılığı ve yaşanan gelir kayıpları işçileri sıkıntıya soktu. Ancak şirketler ve Vuhan hükümeti, işçilere yaşamsal sorunlarıyla ilgili yardımcı olmaya isteksizdi.

7. Hubei’de yaşayanlar, hayat pahalılığının ve gıda fiyatlarının kabul edilemez hale gelmesini eyalet genelinde protesto ettiler. Bir muhabir, çeşitli yerlerden Hubei’ye bağış olarak gönderilen yiyeceklerin bir depoya konulup çürümeye terk edilerek kent sakinlerinin evlerine gönderilmediğini ortaya çıkarttı. Yerel yönetimin insanlara yiyecek dağıtmak için çöp kamyonlarını kullandıklarına dair haberler de var:

“https://www.youtube.com/watch?v=8S1ZS-Dpnns”

8. 17 Mart’ta, işbaşı yapan yaklaşık bin Foxconn işçisi, kendilerine söz verilen yardım ödeneğinin verilmemesini protesto ederek greve gitti. Söylendiğine göre bu işçiler, Foxconn’da görevlendirilen işçiler. İşçileri görevlendirme sistemi, Çinli şirketlerde işçi haklarının altını oymak için kullanılan yaygın bir yöntem. Birçok işçi bu sistemi “köle sevk sistemi” olarak adlandırıyor:

“https://www.youtube.com/watch?v=5CqhUrWlk3Q”

Bu grev, Çinli işçilerin haklarını savunmak için son dönemde yaptıkları grevlerin tipik bir örneği. Çin hükümeti koronavirüs salgınını tam olarak kontrol altına aldığını iddia ederken, işçilerin işbaşı yapmasıyla birlikte sınıfsal çatışmalar yavaş yavaş patlak veriyor.

Salgın sırasında ortaya çıkan ekonomik kriz, burjuvaziyi işçi sınıfının sömürüsünü yoğunlaştırmaya itecek. İşçi sınıfı salgınla mücadele esnasında büyük bir fedakarlık gösterdi. Salgın, yaşam koşulları üzerindeki baskıyı arttırdı ve işçilerin hakları için daha kararlı bir şekilde ses çıkarmalarını sağladı. Bu nedenle, işçilerin hoşnutsuzluklarının birikimi, işe döndüklerinde onları burjuvazi ve eşitsizlik ile mücadele etmeye itecek. Şehirleri karantinaya alma politikası yavaş yavaş son buldukça, işçi hareketinin çeşitli şehirlerde yeniden ortaya çıkmaya başladığını şimdiden görebiliyoruz.

“https://maps.clb.org.hk/?i18n_language=en_US&map=1&startDate=2020-03&endDate=2020-03&eventId=2020032016151780093”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir