ABD’li petrol işçilerini savunun!

ABD petrol rafinerilerindeki grevin birinci ayına girerken, petrol şirketleri işçi sınıfına meydan okuyorlar. Küresel petrol devi Royal Dutch Shell’in Texas ve Louisiana’daki tesislerinde tam üretimi yeniden başlatmak için grev kırıcılar eğiteceğine ilişkin Salı günkü açıklamanın anlamı budur.

Shell’in -kuzey ve güney- Amerika üretim başkan yardımcısı Aamir Farid’den gelen bir mektup, şirketin “beklenmedik durum planı”ndan “iş sürekliliği” aşamasına geçtiğini ve Texas’taki Houston kentinin banliyösü Deer Park’ta bulunan en büyük rafinerisinde grevde olan 800 işçinin yerini almak üzere “yardımcı işçiler” eğittiğini söylüyor. Shell’in “[Birleşik Çelik İşçileri sendikasının-USW] bulunduğu bütün işletmelerde 12 aydan uzun süredir beklenmedik durum planları”na sahip olduğunu belirten Farid, rafinerinin yaz ortasına kadar “tam rotasyon”a ulaşacağını söylüyor.

Açıkçası, eğer işçiler petrol şirketlerinin dayatmalarını kabul etmezlerse, işlerini kaybetmekle ve geçim kaynaklarının ortadan kalkmasıyla karşılaşacaklar.

ExxonMobil, Chevron, BP ve diğer enerji devleri adına görüşmeler yapan Shell’in bu kışkırtıcı eylemi, işçilerin kararlı ve atak bir yanıtına olan acil gereksinimi ortaya koymaktadır. Bunun olmaması durumunda, grev, kaçınılmaz olarak ağır bir yenilgiyle sonuçlanacak.

Grevin tüm işkolunu kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor. Bütün rafineriler kapatılmalı. Kitlesel gösteriler ve dayanışma grevleri dahil dayanışma eylemleri çağrısı yapmak üzere, çelik ve otomobil fabrikalarına, limanlara, hastanelere, devlet okullarına ve diğer işyerlerine, petrol işçilerinden oluşan heyetler gönderilmeli. Tüm dünyada aynı çokuluslu şirketler ile mücadele eden işçilere bir çağrı yapılmalı.

İşçiler, böylesi bir mücadeleyi gerçekleştirmek için, ipleri kendi ellerine almak zorundalar. Kimin işçilerin yanında olduğuna ve kimin onların karşısında yer aldığına ilişkin ciddi bir değerlendirme yapılmalı.

İşçi sınıfının düşmanlarının safında yalnızca şirketler değil, aynı zamanda, şirket yönetimlerinin yardımcı ajanları işlevini gören sendikalar da bulunuyor. Şirketlerin tavrındaki uzlaşmazlık, bütünüyle Birleşik Çelik İşçileri sendikasının suç ortaklığından ve işbirliğinden kaynaklanmaktadır.

USW’nin seviyesizliği, Shell’in açıklamasından bir gün sonra bir kez daha görüldü. USW, görüşmelerin haftalarca ağırdan alınmasından sonra Çarşamba günü düzenlenen kısa bir konferansın ardından, “bu tartışmalara Shell de açık bir fikirle yaklaşacaktır” umudunu ilan eden rezil bir açıklama yaptı.

Bu açıklama, petrol devinin, grevdeki işçileri şirketin belirlediği koşullarda çalışmaya başlamamaları durumunda işten atmaya yönelik planlarını açıkça ortaya koymasının ardından yapıldı!

USW, grevin başından itibaren, grevi yalıtmak ve onun üretim üzerinde önemli bir etkide bulunmasını önlemek için şirketler ile işbirliği içinde olmuştur. Grev, işkolundaki 30.000 USW üyesinin yalnızca 6.500’ü ile sınırlandırıldı. USW’nin milliyetçiliğini yansıtan şekilde, Amerika merkezli şirketlerdeki işçilerin hiçbirine çağrı yapılmadı.

350 milyon dolarlık bir grev fonunun üstünde oturan USW, nakit grev yardımlarının ödenmesini reddetti. O, işçileri market nakit kartları ile elektrik, su, doğal gaz vb. faturaların ödenmesine yardımcı olması için sendikaya yalvarmaya zorladı.

AFL-CIO’ya gelince, o, geçtiğimiz ay, grevin ortasında yürütme konseyi toplantısını yaptı ama petrol işçilerini savunmak için herhangi bir eyleme geçmedi. Sendikaların başındaki yöneticiler, en çok, işçilerin onların şirketler ile olan kazançlı ilişkilerini tehdit edecek bir isyanından korkmaktadırlar.

Hükümet de patronların arkasında duruyor. Şirketler, petrol işçilerine yönelik saldırılarında, bir bütün olarak, hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler tarafından desteklenen şirket ve mali sektör aristokrasisinin politikasını uyguluyorlar.

Bu politikanın başını, ABD tarihindeki işçi sınıfından zenginlere en büyük servet aktarımına başkanlık yapan Obama yönetimi çekiyor. O, daha geçtiğimiz ay, 20.000 Batı Yakası liman işçisinin olası grevini engellemek için müdahalede bulundu. Beyaz Saray, şimdi, ücret kesintisi ile sağlık ve emeklilik sigortasının maliyetini patronlardan alıp işçilere yıkma programını dayatmak için USW’ye ve diğer sendikalara güveniyor.

USW yetkilileri, grevi yumuşatmalarını, “iş anlaşmazlığına federal müdahaleyi” önlemek istedikleri gerekçesiyle haklı göstermeye çalışıyorlar. Bu, sadece bir korkaklık değildir. USW, Obama yönetiminin yakın müttefikidir ve Beyaz Saray ile siyasi bir çatışma istememektedir.

Petrol işçilerinin güçlü düşmanları var. Ama onların güçlü müttefikleri de mevcut: bu mücadelede büyük bir payı olan tüm işçi sınıfı. Petrol işçilerinin işlerine, ücretlerine, yan ödemelerine ve çalışma koşullarına yönelik saldırı, sayısız biçimler altında ülke çapında ve uluslararası ölçekte tekrarlanıyor.

İşçilerin bugün karşı karşıya olduğu durum, Reagan’ın 1981’de 11.000 PATCO hava trafik kontrolcüsünü işten çıkartmasını hatırlatıyor. AFL-CIO’nun o grevi yalıtması ve ihaneti, Amerikalı ve uluslararası egemen sınıfın işçi sınıfına karşı başlattığı ve bugüne kadar süren karşı saldırısının başlangıcına işaret eden on yıllık sendikasızlaştırmanın, kitlesel işten çıkarmaların ve ücret kesintilerinin önünü açmıştı.

Öğretmenler, postacılar, otomobil ve telekomünikasyon sanayisi işçileri dahil, beş milyon dolayında işçinin iş sözleşmeleri bu yıl bitiyor. Amerikan egemen sınıfı, petrol işçilerini, onların mücadeleleri, şimdi tam da gereksinim duyulan daha kapsamlı bir işçi sınıfı hareketini hızlandırmadan önce yenilgiye uğratmaya kararlı.

Egemen sınıfın toplum üzerindeki diktatörce egemenliğini kırmanın tek yolu, işçi sınıfının, siyasi iktidarı nüfusun ezici çoğunluğunun (emeği toplumsal serveti üreten büyük işçi sınıfı kitlesinin) eline geçirmeyi amaçlayan devrimci bir hareket içinde seferber edilmesidir.

Dünya Sosyalist Web Sitesi, petrol işçilerini, inisiyatifi almak, grevi yaygınlaştırmak ve işçi sınıfının diğer kesimlerine heyetler göndermek için taban komiteleri örgütlemeye çağırır. Bu grevin, tüm işçi sınıfının iki partili kapitalist sisteme karşı güçlü bir hareketi haline gelmesi gerekiyor.

İşçileri, bu mücadeleyi örgütlemek ve onu ilerletmek uğruna gerekli siyasi önderliği sağlamak için WSWS ile ilişki kurmaya çağırıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir