5 Aralık grevi: Macron’a karşı siyasi mücadele için bağımsız komiteler inşa edin!

Aşağıdaki açıklama, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (PES) destekleyicileri tarafından, Perşembe günü Fransa genelinde kamu sektöründe düzenlenen greve katılan işçilere ve gençlere dağıtıldı.

Bugün emeklilik kesintilerine karşı düzenlenen grev, sınıf mücadelesinde önemli bir tırmanmaya işaret etmektedir. Toplumsal eşitsizliğe karşı “Sarı Yelek” protestolarının patlak vermesinden bir yıl sonra, hükümet işçi sınıfına yönelik saldırıları yalnızca yoğunlaştırmıştır. Şimdi, demiryolu, ulaşım, havayolu, hastane, enerji ve liman işçileri, öğrenciler ve avukat grupları ile beraber greve çıkacak ve yürüyüş düzenleyecek. Anketlere göre grev, halkın üçte ikisinin desteğine sahip. Buna, beden işçilerinin yüzde 74’ü ve kamu işçilerinin yüzde 70’i dahil.

Fransa’daki Sarı Yelek protestoları [Kaynak: Wikimedia]

Bu, sınıf mücadelesinin bu yıl uluslararası ölçekte muazzam canlanmasının bir parçasıdır. İşçiler ve gençler Şili’de, Bolivya’da, Hong Kong’da, Irak’ta, Lübnan’da, Sudan’da, Cezayir’de ve başka yerlerde, tiksindirici düzeydeki toplumsal eşitsizliğe muhalefetin harekete geçirdiği protestolarda seferber oluyorlar. Polonya’da kırk bin öğretmen, Stalinist rejimin 1989’da kapitalizmi restore etmesinden bu yana ilk genel grevi düzenledi; ABD’de General Motors otomotiv işçileri, grev yolunu tutma konusunda madencilere ve öğretmenlere dahil oldular.

Büyüyen bu toplumsal öfkeden dehşete kapılan ve Fransız demiryolu işçilerinin bu sonbahar düzenlediği fiili grevlerle alarma geçen Fransız sendika bürokrasileri ve onların müttefiki sahte sol siyasi partiler, aksi durumda grevlerin kendi kontrollerinden çıkabileceği korkusuyla, isteksizce grev çağrısı yapmaya karar verdiler. Şimdi işçiler, sendikaların onlara isteksizce sunduğu fırsatı istekle değerlendiriyorlar.

İşçilerin uyarılması gerekiyor: “Sarı Yelek” protestolarına karşı çıkan sendikalar, Macron’a muhalif bir harekete karşıdırlar. Onlar, grev çağrısı yapmalarından önceki dönemde olduğu gibi, hükümete karşı kitlesel bir işçi hareketini engelleyebilmek için ellerinden geleni yapacaktır. Özerk Sendikalar Ulusal Birliği’nden (UNSA) Laurent Escure, bu yüzden, patronları, “bazı sektörlerde öfke şiddetleniyor,” diye uyarıyor ve onlardan “mümkün olduğunca çabuk reformlara karar vermelerini” istiyordu; çünkü “eğer 5’inden sonra biz yaparsak, tehlikeli bölgenin içinde olacağız.”

İşçiler için ileriye giden yol, sendikalardan ve onların siyasi müttefiklerinden bağımsız kendi eylem komitelerini inşa ederek mücadeleyi sendikaların ellerinden almaktan geçmektedir. İşçiler toplantılarda şimdiden şu sloganı atıyor: “Grev, grevcilere aittir!”

İşçiler, “Sarı Yelekliler”in sosyal medyada nasıl bağımsız bir şekilde örgütlendiklerini gördüler. İşçilerin, hangi adımların atılması gerektiği konusunda serbestçe tartışıp karar alabilecekleri ve mücadelelerini büyüyen uluslararası işçi sınıfı hareketiyle birleştirebilmeleri için kendi eylem komitelerine ihtiyaçları olacak.

Emmanuel Macron, Ateşkes Günü’nde tek başına dururken, 2018 [Kaynak: Wikimedia]

İşçilere göz yaşartıcı gazdan başka verecek bir şeyi olmayan Macron ile pazarlık edilecek hiçbir şey yoktur. Milyarder aristokratların yönettiği onlarca yıllık kapitalist küreselleşmeden sonra, herhangi bir ulusal “reform” söz konusu olmayacak.

Fransa’da banker devlet başkanı Macron tarafından temsil edilen mali aristokrasi ile işçi sınıfı arasında uluslararası bir devrimci çatışma ortaya çıkıyor. Dünya çapında protestolara yön veren toplumsal eşitsizlik ve ordu-polis baskısı gibi uluslararası sorunlara yönelik tek ilerici çözüm, mali aristokrasinin mülksüzleştirilmesidir.

Bu patlayıcı küresel bağlamda, sendikalar tarafından düzenlenen “sosyal diyalog”, işçi sınıfına hiçbir şey sunmamaktadır. Her ülkede işçi sınıfı tabanlarını yitiren ve şirketler ve devlet tarafından finanse edilen sendikalar, içi boş kabuklardır. Bu durum, sendikaların dünya piyasasında kendi kapitalistlerinin rekabet gücünü garantiye almak için dayattıkları ücret ve sosyal hak kesintileri ile geçen on yılların sonucudur. “Sarı Yelek” protestolarına karşı çıkan Fransız sendikaları, şimdi devletle ve işveren gruplarıyla çürük bir satış anlaşması elde etmek ve bunu işçilere dayatmak için manevra yapacaklar.

İşçiler, sendikaların ve onların Yeni Anti-Kapitalist Parti (NPA) ve İşçi Mücadelesi (LO) gibi küçük burjuva siyasi müttefiklerinin işçi mücadelelerine müdahale edip onları baltalayıp boğmak için yapacakları öngörülebilir girişimleri reddetmeliler. Onlara devletin finanse ettiği “sosyal diyalog” eliyle bahşedilen otoriteye dayanan bu partilerin eylemlerinin herhangi bir meşruiyeti yoktur.

Stalinist rejimin 1991’de Sovyetler Birliği’ni tasfiye etmesinden yaklaşık otuz yıl sonra, Ortadoğu’daki emperyalist savaşlar ve artan toplumsal eşitsizlik, Avrupa kapitalizminin sosyal iddialarının altını oymuştur. Fransa’da egemen sınıf, II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerle işbirliği yaptıktan sonra, “büyük ekonomik ve mali aristokrasilerin ekonomi üzerindeki hakimiyetinin son bulması” sözü vermişti. Ne var ki bu kapitalizm altında gerçekleşemez ve mali aristokrasi artık hızla servetini koruması ve işçilere saldırması için bir polis devleti diktatörlüğü için bastırıyor.

Emmanuel Macron, göreve başlama töreninde gösterişli koltuğunda oturuyor [Kaynak: Wikimedia]

2011’den beri NATO, Libya’daki ve Suriye’deki kirli vekil savaşlarında kendi hedefleri uğruna İslamcı terör ağlarını kullanıyor. Sosyalist Parti (PS) hükümeti, 2015’te, Fransa’da bu ağlar tarafından düzenlenen terör saldırılarından sonra, demokratik hakları askıya alan bir olağanüstü hal uygulamaya koydu. İş Kanunu’nu askıya alan bir iş yasasına karşı protestoları şiddetle bastırmak için bu polis devleti önleminden yararlanıldı. Halkın yüzde 70’inin muhalefetine rağmen PS, Fransa Anayasası’nın antidemokratik bir maddesine başvurarak, yasayı mecliste oylamaya bile sunmadan geçirdi.

2017’de, geniş bir oy kullanmayan kitlenin olması nedeniyle seçmenlerin yarısından azının oyuyla seçilen ve Ulusal Meclis’te kuşkulu bir çoğunluğa sahip olan Macron, PS’nin gerici iş yasasını daha da sertleştiren kararnameler yayımladı. Macron bu kararnameleri, toplu işten çıkarmaları ve ücret kesintilerini kolaylaştırmak, milyonlarca insanın işsizlik sigortasında kesinti yapmak ve Ulusal Demiryolları’nı (SNCF) kısmen özelleştirmek için kullandı. Macron tüm bu politikaları, olağanüstü hale ses çıkarmayan ve SNCF’de sadece birkaç güç, sembolik grev düzenleyen sendikaların suç ortaklığıyla hayata geçirdi.

Macron şimdi Fransa’nın çeşitli emeklilik programlarını ıskartaya çıkarmak ve yerlerine “puan usulü” tek bir emeklilik sistemi geçirmek istiyor. Bunun parasal değerini, işçiler emekli olurken devlet keyfi olarak belirleyebilecek.

Bu saldırıya karşı çıkan işçiler, Macron hükümetine ve onun arkasındaki uluslararası mali piyasalara karşı doğrudan bir siyasi mücadele ile karşı karşıyalar. “Sarı Yelek” protestoları karşısında Macron, “büyük bir asker” diye övdüğü Fransız faşist diktatör Philippe Pétain’in anısına itibar kazandırmaya ve böylece Pétain’in Vichy rejiminin ve Avrupa faşizminin sicilini aklamaya çalıştı. Bu, NPA gibi sendikaların sahte sol müttefiklerinin “aşırı sağcı bir güruh” diye adlandırdığı “Sarı Yelekliler”e yönelik şiddetli baskının başlangıcıydı.

“Sarı Yelek” hareketi, Fransa’da yaygın bir halk desteğine sahip olsa da, işçilerin geniş kesimlerinin desteğini kazanmayan “apolitik” bir halk uyanışı çağrısı yapıyordu. Artık sınıf mücadelesinde yeni bir aşama hazırlanıyor. Kamu sektörü işçilerinin geniş kesimlerinin harekete geçmesi, tüm dünyada patlak veren sınıf mücadelesinin ilerletilmesi perspektifiyle, bir bütün olarak işçi sınıfına siyasi bir çağrı yapılması gerekliliğinin altını çiziyor.

İşyerlerinde, okullarda ve işçi sınıfı mahallelerinde bağımsız eylem komitelerinin kurulması, sendikaların ve onların müttefiklerinin müdahalesi olmadan işçilerin eylemlerini örgütleyip planlamalarına olanak sağlamak açısından kritik önemdedir. Sosyalist Eşitlik Partisi (PES), sınıf mücadelesindeki bu yükselişi Avrupa ve uluslararası işçi sınıfı içinde enternasyonalist, sosyalist ve savaş karşıtı bir hareket ile birleştirmeye ve işçi sınıfının iktidarı alarak kamusal yaşamı özel kâr değil toplumsal gereksinimler temelinde yeniden örgütlemesine olanak sağlamaya çalışacaktır.

“5 Aralık grevi: Macron’a karşı siyasi mücadele için bağımsız komiteler inşa edin!” için 1 yorum

  1. Bu sefer sınıfsal bileşenlerin birlikte yaptığı protesto ve grev, eğer üretenlerin mücadele komitelerini kurup, oluşturulacak üst konseyde her komitenin eşit söz hakkına sahip olacağı bir yapıya kavuşturulursa, salt Fransa değil öncelikle Avrupa, bilahare dünya direnişlerinde çok önemli örnek olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir