Uçağın düşme nedeni belirsizken ABD ve Kanada İran’ı suçluyor

Paylaş

ABD’li yetkililer, Ukrayna Uluslararası Havayolları’na ait bir yolcu uçağının Tahran Havaalanı’ndan kalktıktan beş dakika sonra düşmesinden bir gün sonra, uçaktaki 176 kişinin tamamının öldüğü trajediden İran’dan atılan bir füzenin sorumlu tutmak üzere harekete geçtiler.

İranlı yetkililere göre, Boeing 737-800 uçağı, Çarşamba günü saat 06.13’te, bir saatlik rötarla, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gitmek üzere havalandı. Uçak, kalkıştan beş dakika sonra alev aldı, bir ateş topuna dönüştü ve bir araziye düştü. Pilot, uçaktan düşmeden önce uçuş harekat görevlilerine hiçbir sinyal ya da alarm göndermedi. Ukrayna’da ve İran’da yayımlanan haberler, pilotların uçak düşmeden hemen önce havaalanına geri dönmeye çalıştığını belirtiyor.

Bir görgü tanığı, pilotların, düşen uçağın bir yerleşim alanına düşmesini engelleyip bir çiftlik arazisine yönlendirmeyi başardıklarını söyledi. Ölen 176 kişiden 82’si İranlı, 63 Kanadalı (birçoğu İran kökenli) ve mürettebat üyesi dokuz kişi dahil 11’i Ukraynalıydı. Diğer kurbanlar ise, İsveç, Afganistan, Almanya ve Britanya yurttaşlarıydı.

Ukrayna Uluslararası Havayolları’na göre, uçak dört yaşındaydı ve olaydan iki gün önce denetlenmişti.

Yetkililer olay yerinde inceleme yaparken görülen Ukrayna uçağının enkazı; İran başkenti Tahran’ın güneybatısındaki Shahedshahr, 8 Ocak 2020, Çarşamba. 176 kişiyi taşıyan uçak, Tahran’daki havaalanından kalktıktan kısa süre sonra düştü ve uçakta bulunan herkes hayatını kaybetti. (AP Photo/Ebrahim Noroozi)

İran’dan yapılan ilk açıklama, uçağın motorlarının alev aldığını ve bu yüzden pilotun kontrolü kaybettiğini belirtiyordu. Ancak daha sonra İran hükümeti bu açıklamaları değiştirdi ve düşme nedeninin henüz saptanmadığını söyledi. Ukrayna büyükelçiliği de, Twitter’da uçağın düşmesinin mekanik bir arızdan kaynaklandığını belirten ilk açıklamasını sildi. İranlı bir inceleme ekibi, Çarşamba sabahı uçağın düştüğü yere gönderildi. Ukraynalı inceleme ekibi de olay yerine gelerek İranlı meslektaşlarıyla görüşmelere başladı.

Modeli Boeing 737-800 olan uçak, 737-Max modelinin bir önceki versiyonu. 737-Max’in teknik eksikliklerinin 346 kişinin öldüğü iki uçak kazasına yol açtığı biliniyor (bkz. “Birinci Boeing 737 Max 8 kazasının birinci yılı“).

737-800 modelinin teknik eksikleri 737-Max’inkiler kadar bariz olmamasına rağmen, 737-800’in de kusurları olduğu biliniyordu. Geçtiğimiz on yıl içinde, 737-800’ün ciddi kazaları oldu. Bunlardan birinde, 2016’da Rusya’da meydana gelen kazada 62 kişi ölürken, 2010’da Hindistan’da gerçekleşen kazada 158 kişi ölmüştü.

Uçağın Tahran yakınlarına düşmesinden sadece birkaç saat önce, İran, General Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta insansız hava aracıyla suikasta uğramasına misilleme olarak Irak’taki iki ABD hava üssüne balistik füzeler atmıştı. Bu durum, uçağın düşmesinin ABD ile İran arasında tırmanan savaş kriziyle ilişkili olabileceği spekülasyonuna yol açtı.

Perşembe günü, uçağın düşmesine yönelik soruşturma daha yeni başlamışken, ABD’li yetkililer olaydan İran’ı sorumlu tutmak üzere harekete geçtiler. ABD’nin New York Times ve CNN gibi medya organları, ABD istihbaratının, İran’a ait bir uçaksavar füzesinin uçağı kazara vurduğu konusunda “yüksek düzeyde kanaat”e sahip olduğunu bildirdiler. Pentagon ile istihbarat yetkililerinin, radardan, düşmeden önce uçağa kilitlenen bir İran uçaksavar füze bataryasının işaretini saptadığına ilişkin iddialar da söz konusu.

Guardian da, benzer şekilde, uçağın İran’a ait bir hava savunma füzesi tarafından vurulduğunu düşündüren istihbarat raporları gördüklerini iddia eden Britanyalı yetkililerin sözlerini aktardı. Britanyalı bir kaynak, “Değerlendirmeye göre, olay, trajik bir kaza gibi görünüyor,” dedi. İsmi açıklanmaya birçok yetkili, bunun bir Amerikan savaş uçağı olduğunu sanan İran’ın uçağı “yanlışlıkla” vurduğunu ileri sürdü.

ABD Başkanı Donald Trump, uçağın yanlışlıkla vurulmuş olabileceği konusunda “şüpheleri” olduğunu belirterek şunları söyledi: “Diğer tarafta biri bir hata yapmış olabilir. Kimileri mekanik olduğunu söylüyor, şahsen ben bunun söz konusu bile olmadığını düşünüyorum. Çok korkunç bir şey olduğunu … hissediyorum.” Kanada Başbakanı Justin Trudeau da, İran’ın uçağı vurduğunu gösteren istihbarata sahip olduklarını belirterek, saldırı “kasıtsız olabilir” dedi.

Bu açıklamalardan birkaç saat sonra, New York Times, bir İran füzesinin Ukrayna uçağını vurduğunu “gösteriyor gibi göründüğünü” iddia ettiği 19 saniyelik bir video yayımladı. Ancak bu iddia ya da video için herhangi bir kanıt sunulmadı.

İran’ın uçağı bir ABD saldırısının parçası sanıp kazara vurduğunun ortaya çıkması halinde, bu dehşet verici facianın başlıca sorumlusu ABD emperyalizmi olacaktır. Süleymani’nin pervasızca öldürülmesi (uluslararası hukuka ve ABD yasalarına göre bir suç), milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atan şiddetli bir savaş krizini tetikledi.

Bununla birlikte, uçağın düşmesinin asıl nedenleri hâlâ tümüyle belirsiz ve Donald Trump’ın “şüphelerine” ya da CIA ile MI5’ın “yüksek düzeyde kanaatlerine” güvenmek için hiçbir sebep bulunmamaktadır. Söz konusu isimlerin tamamı, savaş propagandası hedefleri doğrultusunda halka sistematik olarak yalan söyleme ve saldırı için bahane üretme konusunda kötü bir üne sahiptir.

İran, uçağı bir füzeyle vurduğu iddiasını yalanladı. Hava ulaşımı kazalarını inceleyen İran komitesinin özel oturumunda, uçağın vurulmuş olma olasılığı değerlendirilerek, pilotun havaalanına geri dönmeye çalışmasının kanıtlarına dayanarak bu olasılık reddedildi. Komite Başkanı Hassan Rezaeifar, Guardian‘a şunları söyledi: “Ukrayna uçağının pilotu havaalanına geri dönmeye çalıştığı için, bir füze saldırı senaryosu … konu dışıdır.”

ABD’nin Rusya’ya karşı savaş yönelimiyle sıkı işbirliği içinde olan Ukrayna hükümeti, uçağın düşmesine yönelik bir soruşturma başlattı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, soruşturmayı bizzat yönetiyor. Ukrayna basını, Suriye’deki askeri operasyonlarda Rusya ile yakın işbirliği içinde çalıştığını belirttiği Süleymani’nin öldürülmesini memnuniyetle karşılamıştı. Zelenskiy, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile yaptığı telefon görüşmesinde, suikasta tam destek verdi.

Ukraynalı soruşturma ekibi, Temmuz 2014’te uçaktaki 298 kişinin tamamının öldüğü Malezya Hava Yolları’nın 17 sefer sayılı (MH17) uçağın vurulup düşürülmesini soruşturan ekipten kişileri de içeriyor. MH17 soruşturması, tersini gösteren kanıtlar olmasına rağmen, baştan sona, Rusya destekli ayrılıkçıların uçağı vurduğunu kanıtlayan “bulgular” üretmeye yönelmiş; uçağın düşmesi ve soruşturma, Rusya’ya karşı emperyalist savaş propagandasının en önemli parçası haline gelmişti.

Ukrayna Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Oleksiy Danilov, yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Tahran’daki Ukrayna uçağı olayında gerçeği ortaya çıkarmak için, MH17’ye yönelik saldırının soruşturulmasından elde ettiğimiz tüm deneyimlerimizi kullanacağız.”

Danilov da, Batı basınında çıkan ve uçağı düşürmek için bir Rus füzesinin kullanıldığını iddia eden haberleri yineledi. Bu suçlamaların tek dayanağı, sosyal medyada dolaşan, uçağın enkazının arasında bulunduğu iddia edilen bir Rus füzesine ait parçaları gösteren görüntüler. Bu görüntülerin kaynağı ve gerçekliği hiçbir şekilde doğrulanmış değil ve fotoğrafların nerede ya da ne zaman çekildiğine ilişkin hiçbir gösterge sunulmuyor. İran da bunların doğruluğunu yalanladı.

Batı medyası, uçağın vurulmuş olabileceğinin bir belirtisi olarak, İran’ın başta uçağın hasar gören kara kutusunu ABD hükümeti ile sıkı bağları bulunan Boeing şirketine teslim etmeyi reddetmesine odaklandı.

Bununla birlikte, Ukrayna’da Şubat 2014’te düzenlenen emperyalist destekli darbeyi genel olarak desteklemiş olan Ukraynalı gazeteci Yuri Butusov, Perşembe günü, Facebook’ta, Ukraynalı soruşturma ekibindeki kaynaklarından birinin, İranlıların soruşturma sürecinde işbirliği yapmaya tamamen hazır olduğunu belirttiğini aktardı. Söz konusu soruşturma üyesi şunları belirtmişti: “Her iki kara kutu da bulundu. Ateşten ve çarpmadan hasar görmüşler ama onarılabilir durumdalar. İranlılar herhangi bir şeyi örtbas etmeye hazırlanmıyor. Chicago Sözleşmesi’ne uygun olarak, tüm tarafların soruşturmaya ve kara kutuların şifresinin çözülmesine katılım sağlaması için hazırlık yapıyorlar. Buna, Amerikalılar, uçağın üreticileri [Boeing] ve yurttaşları ölen bütün ülkeler dahil … İranlılar, normal bir diyalog seviyesi sergiliyor. Herhangi bir bilgiyi kasten gizlemeye çalıştıklarına ilişkin hiçbir belirti yok, şimdiye kadar her şey oldukça doğru ve açık bir şekilde ilerledi.”

Ukraynalı soruşturma ekibi, uçağın düşmesiyle ilgili dört olasılığı değerlendiriyor: terör saldırısı, füze saldırısı, mekanik sorun ve uçan başka bir cisimle çarpışma.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir