Sahte sol nedir?

Yunanistan’da geçtiğimiz aylarda yaşananlar, Yunan işçi sınıfının ve gençliğinin, tüm dünyada siyasi bilinç üzerinde büyük bir etkisi olan önemli bir stratejik deneyimidir.

“Radikal Sol Koalisyon” (Syriza) adlı parti, kullandığı radikal görünümlü söyleme ve kemer sıkmaya yönelik sözde muhalefetine rağmen, Avrupalı bankalara ve kurumlara bütünüyle teslim oldu. Syriza hükümeti, şimdi, toplumsal eşitsizliği çarpıcı biçimde arttıracak ve Yunanistan’ı Alman ve Avrupa emperyalizminin fiili sömürgesine dönüştürecek politikalar uyguluyor.

Bu gelişmeler, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin (WSWS) yıllardır yaptığı, Syriza’nın bu yıl Ocak ayında seçilmesinden çok öncesine giden çözümlemenin çarpıcı bir doğrulanmasıdır. Örneğin, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (ABD) Temmuz 2012’deki Kongresi’nde kabul edilen bir kararda, “Syriza iktidara gelme olasılığıyla karşılaşır karşılaşmaz, onun lideri Alexis Tsipras, bankalara, partisinin avro bölgesinden çekilmeye hiç niyeti olmadığı garantisini vermek için Almanya’ya koştu. O, Avrupa bankalarının kemer sıkma programının yeniden görüşülmesinden daha radikal hiçbir şey istemiyordu.” diye belirtilmişti.

WSWS, bu yılın ilkbaharı boyunca, Syriza’nın doğasının çözümlendiği ve onun, Avrupa bankalarının kemer sıkma taleplerini bütünüyle kabul etme planları hakkında uyarıların yapıldığı bir dizi toplantı örgütledi.

Syriza’nın son teslimiyetinin ardından, birçok okur, WSWS’nin olayların gidişatını nasıl eksiksiz olarak öngörebilmiş olduğunu soruyor. Bu deneyim, siyasi eğilimleri onların kendilerini nasıl adlandırdıklarına bakarak değil; tarihleri, programları ve temsil ettikleri toplumsal çıkarlar temelinde çözümleyen Marksist yöntemin bir doğrulanmasıdır.

WSWS, geçtiğimiz birkaç yıl içinde, Syriza’nın sadece bir örneği olduğu, “sahte sol” olarak tanımladığımız bir uluslararası siyasi eğilim düşüncesini geliştirdi.

Okurlarımızın dikkatini, WSWS Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North tarafından, yeni yayınlanan Frankfurt Okulu, Postmodernizm ve Sahte Solun Politikası: Marksist Bir Eleştiri kitabının önsözünde yapılan çözümlemeye çekmek istiyoruz. North, “sahte sol”un,  bu gerici hareketlerin etkisine karşı mücadelede bir yönelim sağlamaya yardımcı olacak özlü ve daha detaylı bir “temel tanımlama”sına yer veriyor. O, şöyle yazıyor:

  • Sahte sol, orta sınıfın ayrıcalıklı ve hali vakti yerinde kesimlerinin sosyo-ekonomik çıkarlarını ilerletmek için popülist sloganlar ve demokratik söylemler kullanan partileri ve teorik/ideolojik eğilimleri ifade etmektedir. Yunanistan’daki Syriza, İspanya’daki Podemos Almanya’daki Sol Parti ve çok sayıda eski Troçkist (yani Pablocu uzantı) ve Fransa’daki Yeni Anti-Kapitalist Parti (NPA), Sri Lanka’daki NSSP ve ABD’deki Uluslararası Sosyalist Örgüt gibi devlet kapitalizmi teorisini savunan örgütler, bu tür partilerin ve eğilimlerin örnekleridir. Bu listeye, anarşist ve post-anarşist eğilimlerden etkilenmiş “İşgal et” hareketlerinin kalıntıları ve altsoyları da dahil edilebilir. Tüm dünyadaki küçük-burjuva sahte sol örgütlerin büyük çeşitliliği göz önünde bulundurulduğunda, bu, kesinlikle kapsamlı bir liste değildir.
  • Sahte sol, Marksizm karşıtıdır. O, tarihsel maddeciliği reddeder, onun yerine, varoluşçuluk, Frankfurt Okulu ve çağdaş post-modernizm ile ilişkili öznel idealizmin ve felsefi akıldışıcılığın çeşitli biçimlerini benimser.
  • Sahte sol, sosyalizm karşıtıdır, sınıf mücadelesine karşı çıkar ve işçi sınıfının merkezi rolü ile toplumun ilerici dönüşümünde devrimin gerekliliğini reddeder. O, işçi sınıfının kapitalist sisteme karşı bağımsız kitlesel seferberliğinin karşısına sınıflar üstü popülizmi çıkartır. Sahte solun ekonomi programı özünde kapitalizm yanlısı ve ulusalcıdır.
  • Sahte sol, servetin en zengin yüzde 10’luk kesim içinde daha adil dağılımını gerçekleştirmek için şirketlerde, yüksek okullarda ve üniversitelerde, yüksek maaşlı mesleklerde, sendikalarda ve devlet kurumlarında daha etkili olmak amacıyla milliyet, etnik köken, ırk, cinsiyet ve cinsellik konularına sabitlenmiş “kimlik politikaları”nı teşvik etmektedir. Sahte sol, toplumsal ayrıcalıkların ortadan kaldırılması yerine, ona daha fazla erişim peşinde koşar.
  • Sahte sol, Kuzey Amerika’daki, Batı Avrupa’daki ve Avustralya’daki* emperyalist merkezlerde genel olarak emperyalizm yanlısıdır ve yeni-sömürgeci askeri operasyonlara haklılık kazandırmak, hatta onları doğrudan desteklemek için “insan hakları” sloganlarını kullanır.

North, kitabının önsözünü şunu belirterek bitiriyor:

“Sahte solun gerici teorik düşüncelerinin ve politikasının çözümlenmesi ve teşhiri, Troçkist hareketin işçi sınıfını eğitme, küçük-burjuva hareketlerin etkisinden arındırma ve modern kapitalist toplum içindeki merkezi ilerici ve devrimci güç olarak siyasi bağımsızlığını sağlama mücadelesinde karşı karşıya olduğu özellikle son derece önemli görevlerdir.”

Frankfurt Okulu, Postmodernizm ve Sahte Solun Politikası: Marksist Bir Eleştiri’nin yayımlanması, bu hedefe doğru önemli bir adıma işaret etmektedir ve kitap, yaklaşan sınıf mücadelelerinde değerli bir yardımcı araç olarak hizmet edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir