Paris’teki PES toplantısı, Julian Assange’a özgürlük talep etti

Paylaş

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Fransa şubesi olan Sosyalist Eşitlik Partisi (Parti de l’égalité socialiste, PES), Pazar günü, Paris’te, zulüm gören gazeteci Julian Assange’ı ve ifşaatçı Chelsea Manning’i kurtarmak üzere bir hareket inşa etme çağrısı yapan bir toplantı düzenledi.

Toplantı, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin Uluslararası Yayın Kurulu’nun, Assange’ın özgürlüğünü sağlamak üzere bir Küresel Savunma Komitesi kurma çağrısı yapan 20 Haziran tarihli açıklamasının yayınlanmasından üç gün sonra düzenlendi.

Paris toplantısı

Paris toplantısına yüz kişi katıldı. PES, tüm katılımcılara, 20 Haziran açıklamasını dağıttı. Katılımcılar arasında, toplumsal eşitsizliğe ve kemer sıkmaya karşı devam eden “sarı yelek” protestolarında yer alanlar, işçiler, öğrenciler ve Assange’a özgürlük mücadelesinin çok sayıda katılımcısı vardı. Assange’ın Ekvador büyükelçiliğinde tutuklanmasına karşı Mayıs ayındaki protestolara katılmak üzere Londra’ya gitmiş olan çok sayıda “sarı yelekli” protestocu da toplantıdaydı.

DEUK’un Britanya’daki, Almanya’daki ve Fransa’daki ulusal şubelerinin önde gelen üyelerinin konuşma yaptığı toplantı, uluslararası bir etkinlikti. Britanya’daki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP) Ulusal Sekreteri Chris Marsden ve PES’in Ulusal Sekreteri Alex Lantier, toplantının kürsüsünde yer aldılar. Almanya’daki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Sozialistische Gleicheitzpartei, SGP) Ulusal Sekreter Yardımcısı Christoph Vandreier ise, Berlin’den video bağlantısı yoluyla konuşma yaptı.

WSWS’nin, Britanya makamlarının Washington ile işbirliği içinde Assange’a zulmetmesine karşı yürüttüğü kampanyada önde gelen bir rol oynayan Marsden, DEUK’un Küresel Savunma Komitesi çağrısının altında yatan perspektif ve Assange üzerine yaptığı konuşmayla açılış raporunu sundu.

Marsden, Britanya polisinin Assange’ı Londra’daki Ekvador büyükelçiliğinden zorla çıkarmasının ve ABD’nin Assange’a en az 175 yıl hapis cezası getiren suçlamalar yöneltmesinin, bu gazeteciyi nasıl açığa çıkarmak için büyük çaba gösterdiği savaş suçlularının eline düşürdüğünü açıkladı. Assange’ın Belmarsh hapishanesinde dehşet verici koşullarda hapsedilmesi, ABD’ye teslim edilmekle ve olası idam cezasıyla karşı karşıya olması, dünya çapında otoriter yönetime dönüşün ortasında gerçekleşiyordu. Marsden, Fransız polisinin “sarı yelek” protestolarına yönelik şiddetli baskısına ve Alman istihbaratının SGP’yi “aşırı solcu” bir örgüt olarak kara listeye almasına dikkat çekti.

Marsden, egemen seçkinlerin Assange’a yönelik saldırısının demokratik haklara yönelik saldırılarının odak noktası olması gibi, “uluslararası işçi sınıfı da, Assange’ın savunulmasını, militarizme ve demokratik-sosyal haklara yönelik tüm saldırılara karşı bir karşı saldırının odak noktası haline getirmelidir,” diye ekledi. Marsden, 1972’de Britanya’da dönemin sınıf savaşı tutsaklarını özgürleştirme yönündeki işçi mücadelelerine ve grev gözcülüğünden hapse atılan “Pentonville Beşlisi” denilen işyeri temsilcilerini kurtarmak üzere işçilerin kitlesel olarak harekete geçmesine dikkat çekti.

Chris Marsden, konuşma yaparken

Marsden, DEUK’un, kuşkusuz siyasi sağı dışlayarak, demokratik hakları savunmaya ve Assange ile Manning’i kurtarmak üzere kitlesel bir halk hareketi inşa etme hedefine bağlı olan herkesle birlikte çalışmak istediğini vurguladı. DEUK’un Avustralya’da, Britanya’da ve Sri Lanka’da düzenlediği Assange mitinglerine dikkat çeken Marsden, şu anda Fransa’da Assange’a özgürlük mücadelesine girişenler ile Alfred Dreyfus’u aklama mücadelesi verenleri karşılaştırdı. Ünlü Fransız Musevi Yüzbaşı Drefyus, Almanya için casusluk yapma suçlamalarıyla 1894’te haksız yere itibarsızlaştırılmış ve hapse atılmıştı.

Christoph Vandreier, SGP’nin, Alman militarizminin, neo-faşizmin ve Hitler’in, Jörg Baberowski gibi aşırı sağcı profesörler tarafından meşrulaştırılmasına karşı verdiği mücadele üzerine konuştu. SGP’nin kara listeye alınması ve kısa süre önce Walter Lübke’nin –neo-faşistlerin cinayete bulaştığına ilişkin açık işaretlerin ortasında– öldürülmesi, faşizan yönetim biçimlerine doğru tırmanan bir yönelişe işaret ediyordu ve bununla, yalnızca, işçi sınıfının sosyalist bir program temelinde uluslararası seferberliği yoluyla mücadele edilebilirdi.

Lantier, grevlerde ve “sarı yelek” hareketi gibi protestolarda yaşanan küresel bir canlanmanın ortasında, Assange’a özgürlük için uluslararası mücadele çağrısının ne kadar güçlü bir çağrı olabileceği üzerine konuştu. Lantier, Assange’ın, 2015’te doğrudan Fransa’ya sığınma başvurusu yaptığını ancak dönemin Devlet Başkanı François Hollande tarafından reddedildiğini belirtti. PES önderi, Fransa’daki Assange savunucularının Küresel Savunma Komitesi’ne katılmalarının son derece önemli olduğunu ekledi; onlar, Jean-Luc Mélenchon ya da Yeni Anti-Kapitalist Parti gibi sözde “sol” güçlerin Assange’ı savunmak üzere harekete geçmesini bekleyemezlerdi. Bu önderlikler, çeşitli zamanlarda milyonlarca oy almış olmalarına rağmen, Assange’ın özgürlüğünü talep eden kitlesel bir protesto ve grev hareketi geliştirmeyi ne istemekte, ne de bunun için çabalamaktalar.

Yapılan konuşmaları, canlı bir tartışma izledi. Polonyalı bir dinleyici, Assange’ın, ABD hükümetini rahatsız eden belgeleri yayınladığı için Britanya’dan iade edilmesinin, ABD’nin Doğu Avrupa’daki askeri üslerinin ve Rusya’yı hedef alan savaş yöneliminin tüm muhalifleri üzerinde yıkıcı bir etkisi olacağı uyarısında bulundu. Assange davası üzerinden, tüm dünyada gazetecilerin ve hükümetlerin siyasi muhaliflerinin ABD hapishanelerine atılmak üzere topluca sınır dışı edilmesinin koşulları yaratılıyor.

Mélenchon’un ya da Avrupa genelindeki benzer politikacıların Assange’a özgürlük için düzenlenen bir kampanyaya önderlik edip edemeyeceklerine ilişkin sorular geldi. Marsden, buna, Corbyn’in oynadığı rolü açıklayarak yanıt verdi. Corbyn, tıpkı Mélenchon gibi Assange’ın hapse atılmasını eleştiren birkaç Twitter mesajı atmış olmasına rağmen, Britanya İşçi Partisi’nin önderi olur olmaz herhangi bir eylem örgütleme iddiasını hızla terk etmişti.

Toplantıdan sonra, onlarca işçi ve emekli, PES üyeleri ile tartışmak üzere kaldı. Bilişim ve veri yönetimi işçisi olarak emekli olmuş Josette, ifşaatçılara yönelik saldırıların onu politikleştirdiğini söyledi ve şunları ekledi: “Bu konunun beni neden harekete geçirdiğini anlamadım. Bu konuyu uzaktan duymuştum ama iki çocuklu yalnız bir anne olduğum için politikaya hiç zamanım olmamıştı. Şimdi, çocuklarım taşındılar ve ben artık çalışmıyorum; çevremde olup bitenlere bakma şansına sahibim ve bu, beni hızla harekete geçiren bir konu.

Josette

“2015’te, şans eseri, hakkında yapılmış bir film izleyerek aktivist Aaron Swartz’ı keşfettim. Neden hiç kimsenin ona neler olduğunu bilmediğini anlayamadım. Bu aklımda kaldı ve sonra, sadece altı ay önce, hala büyükelçilikte iken, Julian Assange hakkında bilgi edindim. Kaybettiğim zamanı telafi etmek için okumaya başladım. Ama yine, birçok insanın bu konuyu bilmediği gerçeğiyle şok oldum.”

Josette, “Jean-Luc Mélenchon dahil olmak üzere, çok geniş izleyici kitlelerine sahip olan politikacıların bu durumdaki sorumluluğu hakkında konuşmacıların söylediklerine katılıyorum,” diye ekledi.

Josette, ilk kez PES’in bir toplantısına katılıp partiyle bağlantıya geçtiğini açıkladı: “Assange’ı savunmak için uluslararası bir çatı geliştirebilecek çok fazla yapı olmadığı açık. Eğer PES bunu yapabilirse, o zaman sizinleyim. Ondan sonra göreceğiz.”

Alexeï de, ilk kez bir PES toplantısına katılıyordu: “Amacım hiçbir zaman siyasi değildi. Ama kendilerini olmamaları gereken bir durumda bulan insanların, ifşaatçıların var olduğunun farkına vardığınızda, sadece toplumunuz hakkında konuşanları savunmak siyasi hale geliyor.

“Assange’ın konuşmaya, kendini savunmaya imkanı yok. Bu, gerçek bir yargılama değil. Psikolojik olarak işkence gördüğünü biliyoruz. Bunun uluslararası ölçekte karşı çıkmamız gereken bir şey olduğu konusunda hemfikirim. Fikirlerini ifade etmek önemlidir; benim her zaman Assange’ın tarafında olmamın nedeni bu.”

Emekli katılımcılardan Frédérique ise, “Assange’ı savunma kampanyasına başından itibaren katıldım. Farklı grupların iki gösterinde yer aldım. Ama bugün örgütlenen hiçbir şey görmüyorum. Muhalefet oldukça parçalanmış ve herhangi bir siyasi değerlendirme ya da perspektif göremiyorum. Bugünkü toplantıya gelmemin nedeni bu. Toplantı oldukça açıktı ve hakkında konuştuğunuz şey, yaptığınız çözümleme somut.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir