Otomotivde ve çelikte toplu sözleşme süresi sona eriyor

Şirket-hükümet taarruzuna karşı otomotiv ve çelik işçilerinin birleşik bir saldırısı için

ArcelorMittal ve US Steel’in Amerika Birleşik Devletleri tesislerinde çalışan 30.000 çelik işçisini kapsayan toplu sözleşmeler 1 Eylül’de sona eriyor. Ondan iki hafta sonra, 15 Eylül’de de, General Motors, Ford ve Fiat Chrysler’deki 140.000 otomotiv işçisini kapsayan toplu sözleşmelerin süresi doluyor.

Bu hafta, işçilerin, Michigan, Ohio, Indiana, Illinois, Alabama ve Minnesota’daki çelik fabrikalarında şirketlerin uzlaşmazlığı karşısında ücretlerin ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle harekete geçmesi bekleniyor. Fiat Chrysler işçileri, geçtiğimiz hafta, tüm Ortabatı’daki fabrikalarda, birçok yerde neredeyse oybirliğiyle, greve çıkmayı kabul etme yönünde oy verdiler.

Toplu sözleşmelerin bitiş tarihlerinin çakışması, eşi görülmemiş toplumsal eşitsizlik düzeylerinin yanı sıra rekor karlara ve borsa fiyatlarına yol açmış olan, işçi sınıfına yönelik şirket-hükümet saldırısına karşı ortak bir mücadele potansiyelini ve gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.

Amerikan egemen sınıfının, on yılların fabrika kapatmaları, ücret ve sosyal hak kesintileri ve iş hızlandırmalarının ardından, işçilerin, düzgün ücretler, insanca çalışma koşulları ve iş güvencesi yönündeki taleplerine herhangi bir taviz vermeye niyeti yoktur. İşçiler, yalnızca, üretimden gelen güçlerini, şirket kontrolündeki her iki partinin [Demokratlar ve Cumhuriyetçiler -çev.] saldırılarını yenilgiye uğratmaya yönelik bir siyasi stratejisi ile birleştirilmiş bir kitlesel seferberlik yoluyla harekete geçirerek kazanımlar elde edebilirler.

Şirket ve mali sektör seçkinlerinin acımasızlığı, Allegheny Technologies Inc’nin (ATI) altı eyalette 2.200 çelik işçisine yönelik lokavtıyla kanıtlanmıştır. Cumartesi günü, bu özel çelik ürünleri üreticisi şirket, 12 fabrikanın kapılarını kapattı ve bir sendika yetkilisinin, işçilere yönelik “D-Günü* saldırısı” olarak tanımladığı üzere, grev kırıcıları ve askeri tarzda güvenlik güçlerini devreye soktu. Lokavt, çelik üretiminin tarihsel merkezi ve Birleşik Çelik İşçileri sendikasının (USW) genel merkezinin bulunduğu Pittsburgh’daki 1.100 işçiyi kapsadı.

ATI’nin yöneticileri, USW’den gelen sözleşmeyi uzatma yönündeki rezil teklifleri reddettiler ve [işçilere] on milyonlarca dolarlık yeni tavizler yüklediler. USW, şirketin sağlık hizmetlerinde, emeklilik maaşlarında ve işlerde sert kesintiler ve çalışma koşullarında kötüleşme içeren “son, en iyi ve nihai” teklifini oylatmada başarısız olduğunda, şirket, işçileri, bir ders vermek amacıyla cezalandırmaya karar verdi. US Steel ile dünyanın en büyük çelik üreticisi ArcelorMittal, bu saldırıyı desteklemekte ve ATI’nin başarılı olması durumunda benzeri taleplerde bulunacaklar.

İşçi sınıfı içinde, kendisini Amerika Birleşik Devletleri’nde ve uluslararası ölçekte Almanya, Britanya, Avustralya, Brezilya ve diğer ülkelerde bir dizi grevle açığa vuran bir direniş ruhu yükseliyor. Hükümetler, 2008 dünya ekonomik krizinden bu yana geçen yedi yılda, bir başka vurgun balonunu şişirmek üzere mali piyasalara trilyonlarca dolar akıttılar. Muazzam miktarda para, işçilerin ücretlerini iyileştirmek bir yana, üretken amaçlar için değil; işçi sınıfının işlerini ve yaşam standartlarını tahrip ederken bir avuç servet sahibini zenginleştiren temettü ödemeleri, hisse senedi geri alımları ve şirket birleşmeleri için kullanılıyor.

Sendika yöneticileri, işçi sınıfının bu mücadelelerini sistematik olarak yalıtıyor ve onlara ihanet ediyorlar. Birleşik Çelik İşçileri sendikası (USW) ile Birleşik Otomotiv İşçileri sendikası (UAW) arasında hiçbir fark yoktur. Hiçbir işçi, sendika bürokratlarının “adil bir sözleşme uğruna mücadele” ya da “orta sınıfı yeniden kurma” hakkındaki söylemini iyiye yormamalıdır. Onların ciddi bir mücadele sergilemeye hiç niyeti yoktur.

Beş milyon dolayındaki sendikalı ABD işçisinin toplu sözleşmeleri bu yıl sona eriyor. Sendikalar, işçileri ortak bir mücadelede birleştirmek için kavga vermek yerine, grevleri engellediler ve Chicago, Pittsburgh ve Detroit’teki öğretmenlerin yanı sıra, yüz binlerce kişiden oluşan ABD Posta Hizmeti, Verizon ve AT&T telekom işçilerinin toplu sözleşmelerini uzattılar.

Sendikalar, greve gitmeye zorlandıklarında, hızla onları yalıtmaya ve ihanet uğratmaya yöneldiler. Bu, USW’nin bu yılın başlarındaki petrol rafinerisi işçileri grevini baltalamasında görüldü. Sendika, işkolundaki 30.000 USW üyesi işçiden sadece 6.500’ünü greve çıkardı ve ardından, grevcilere boyun eğdirmek için grev ödemesi yapmayı reddederek onlara sefalet çektirdi. USW, sonunda, işçilerin, ücretlerin iyileştirilmesi, daha güvenli çalışma koşulları ve insanlık dışı zorunlu mesai seviyelerine son verilmesi yönündeki taleplerini karşılamak için hiçbir şey yapmazken, işgücü-yönetim kurullarını genişleten bir anlaşma imzaladı.

USW ve UAW, Pittsburgh, Cleveland ve Detroit gibi kentleri harap eden yüz binlerce işin yok edilmesinde suç ortağıdır. Sendikalar, bir zamanlar ABD’deki en yüksek maaşı alan sanayi işçilerini ucuz işgücüne dönüştürmek için Wall Street vurguncuları ve hükümet ile birlikte çalıştılar.

Otomotiv ve çelik işçileri, maaşlarda yüzde 30’luk bir artış, iki kademeli ücret sisteminin kaldırılması, hayat pahalılığı ödemelerinin bütünüyle yeniden kurulması, işten çıkarmalara ve tesis kapatmalara karşı katı tedbirler ve işsizler için geçinilebilecek bir gelir talepleriyle birleşmelidir.

Bu talepler uğruna mücadele, işçileri yalnızca çelik ve otomotiv patronlarıyla değil, ama aynı zamanda Obama yönetimiyle, her iki şirket partisiyle ve onların savundukları kapitalist kar sistemiyle karşı karşıya getirir.

Obama, işçilerin ücretlerine yönelik saldırıyı, otomotiv işkolunun, yeni işe alınan otomotiv işçilerinin ücretlerini yarıya düşüren 2009’daki yeniden yapılanmasıyla birlikte başlatmıştı. Onun alaycı bir şekilde Uygun Bakım Yasası adı verilen yasası, sağlık hizmetlerinin masraflarının patronlardan alınıp işçilerin sırtına yüklenmesi için kullanıldı.

Hem USW’nin Başkanı Leo Gerard hem de UAW’nin Başkanı Dennis Williams, ücret kesintilerine ve diğer saldırılara karşı çıkmak bir yana, Obama tarafından, şirketlerin rekabet edebilirliğini arttırmaya ve hükümetin “iç kaynak” politikasını desteklemeye; yani, Amerika’daki ücretleri yoksulluk seviyelerine indiren ve küresel şirketleri Çin, Meksika ya da diğer düşük ücretli ülkeler yerine ABD’de üretmeye ikna etmeye adanmış hükümet kurullarına atandılar.

Bu şirket adamları ve hükümet yardakçıları, altı haneli maaşlarıyla, sendikaların büyük şirketlerdeki efendilerine ve baş ücret kesici Başkan Obama’ya karşı daha geniş bir işçi sınıfı hareketi için bir hızlandırıcı haline gelecek işçilerin herhangi bir kesiminin bir zaferinden dehşete kapılmaktadırlar.

Otomotiv ve çelik işçilerinin birleşik bir mücadelesi, yalnızca sendikalı işçilerden değil; hem bu şirket yanlısı örgütlenmelerin dışında olan on milyonlarca işçiden hem de tamamı yoksulluk ücretleri, sarsıcı borç seviyeleri, emeklilik maaşı kesintileri, polis şiddeti ve savaş tehdidi ile karşı karşıya olan gençlerden, işsizlerden, göçmen işçilerden, öğrencilerden ve emeklilerinden yaygın destek alacaktır.

Ciddi bir mücadelenin ön koşulu, toplu sözleşme çatışmalarının gidişatını, fabrikalarda (demokratik olarak yönetilen ve USW ile UAW’nin denetimi altında olmayan) taban-eylem komitelerini seçme yoluyla sendikaların elinden almaktır. Bu komitelerin, ABD’de ve uluslararası ölçekte, işçi sınıfının en geniş kesimlerinin desteğini almak üzere elini uzatması gerekmektedir.

Yoksulluk ve eşitsizlik, yalnızca, işçilerin bağımsız siyasi bir güç olarak örgütlenmesi ve ekonominin, çelik ve otomotiv sanayilerinin işçi sınıfının demokratik kontrolü ve ortak mülkiyeti altındaki kamu işletmelerine dönüştürülmesini kapsayan sosyalist dönüşümü uğruna mücadelesi durumunda ortadan kaldırılabilir.

Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), otomotiv işçilerini ortak mücadelede harekete geçirme kampanyasına daha şimdiden güçlü bir karşılık almış durumda. Çelik işçilerini ve diğer tüm işçileri, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin Otomotiv İşçileri Bülteni’ne abone olmaya ve bu mücadele için gerekli önderliği inşa etmek üzere SEP ile bağlantıya geçmeye çağırıyoruz.

17 Ağustos 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir