IYSSE Karlsruhe bildirisi: Militarizme, faşizme ve savaşa karşı sosyalizm için! IYSSE’ye oy verin!

Yazdır

Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler (IYSSE), Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nde (KIT) 8-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen öğrenci meclisi (StuPA) seçimleri için iki aday gösterdi. Aşağıda, IYSSE’nin, Almancası ilk kez 27 Haziran’da yayınlanmış olan seçim bildirisini yayınlıyoruz. IYSSE, ayrıca, üniversitede, 5 Temmuz’da, Christoph Vandreier’in Neden Geri Döndüler? adlı kitabı üzerine ve 12 Temmuz’da, İran’a yönelik savaş hazırlıklarına karşı etkinlikler düzenledi.

***

IYSSE, öğrenci meclisi seçimine, militarizme ve savaşa, toplumsal eşitsizliğe ve radikal sağa karşı sosyalist bir hareket inşa etmek için katılıyor. Bizler, üniversitelerin, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’ndan önce olduğu gibi, devlet eliyle sağcı ve militarist ideoloji için kadro yetiştiren okullar haline getirilmelerini engellemek istiyoruz.

Biz, kökenine, milliyetine, ten rengine veya dinine bakmaksızın, işçileri ve gençleri sosyalist bir temelde birleştiren dünya çapında bir savaş karşıtı hareket inşa ediyoruz. Nükleer silahların kullanılacağı bir III. Dünya Savaşı tehlikesi, daha önce hiç bugün olduğu kadar büyük olmamıştır. ABD Başkanı Trump, İran’ı imha etmekle tehdit ediyor ve Çin ile Rusya’ya karşı savaşa hazırlanıyor. Avrupa Birliği (AB) bağımsız bir şekilde ve gerekirse ABD’ye karşı savaş yürütebilecek büyük bir askeri güç olmaya çalışıyor. Almanya’nın, Fransa’nın ve İspanya’nın bu ay geliştirmeyi kabul ettiği Ortak Avrupa Hava Savaşı Sistemi’ne (FCAS) yüzyılın ortasına kadar 500 milyar avro harcanacak. Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ile Sosyal Demokratların (SPD) büyük koalisyonu, Nazi diktatörlüğünün sona ermesinden bu yana en sağcı Alman hükümettir. Hükümet askeri bütçeyi iki katına çıkarmak istiyor. Hükümet çevreleri içinde, uçak gemilerinin inşa edilmesi, nükleer silahların alınması ve zorunlu askerlik hizmetinin yeniden uygulanması tartışılıyor. Hitler’in Sovyetler Birliği’ne saldırmasından 80 yıldan daha kısa süre sonra, Alman tankları Rusya sınırına geri dönmüş durumda.

Diktatörlüğe ve sağcı tehlikeye karşı!

Egemen sınıf bir diktatörlük kurmadan yeniden silahlanamaz ve savaş açamaz. Resmi politikanın dünya çapında keskin biçimde sağa kaymasının nedeni budur. Trump’tan Avrupa Birliği’ne (AB) kadar, kapitalist hükümetler sığınmacıları kamplara atıyor; çölde ve Akdeniz’de ölmelerine izin veriyor. Fransa Devlet Başkanı Macron orduyu, protestocu sarı yeleklilere karşı kullanıyor. Google ve Facebook, hükümetler ile yakın istişare halinde, solcu web sitelerini sansürlüyor. WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange ve ifşaatçı Chelsea Manning, iktidardakilerin savaş suçlarını ifşa ettikleri için zulüm görüyor ve ömür boyu hapis ile tehdit ediliyorlar.

Kassel Valisi Walter Lübcke cinayeti bir uyarı işaretidir. Bu cinayet, devletin aktif biçimde destekleyip, olanak sağladığı aşırı sağcı politikanın ve ağların yarattığı tehlikenin sistematik biçimde reddedilmesinin sonucudur. Bu, aşırı sağcı şiddet eylemlerinin önemsizleştirilmesinden (1990’dan beri yaklaşık 200 kişi aşırı sağcılar tarafından öldürüldü), yargıçların “sağ” gözünün görmemesine, aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif’in (AfD) bilinçli olarak teşvik edilmesine, kolları gizli servise, Bundeswehr’e (Silahlı Kuvvetler) ve polise kadar uzanan aşırı sağcı terörist grupların hoş görülmesine ve aşırı sağcı ideolojilerin üniversitelerde canlandırılmasına kadar uzanmaktadır.

Savaş propagandası yerine bilimsel öğrenim

IYYSE, son yıllarda, militarizme ve faşizme geri dönülmesine; üniversitelerde savaş ve diktatörlük yararına siyasi kurallar dayatılmasına kayıtsız kalmayacağını ve bunları kabul etmeyeceğini göstermiştir. Berlin’deki Humboldt Üniversitesi’nde, Hitler’in “kötü biri olmadığı”nı iddia eden ve medyada sığınmacılara karşı ajitasyon yürüten Doğu Avrupa tarihçisi Jörg Baberowski’ye karşı çıktık. Bu nedenle ülke genelinde öğrencilerden ve işçilerden geniş destek gördük. Bunun yanı sıra, ana akım medya, üniversite yönetimi ve düzen partileri tarafından iftiraya ve saldırıya uğradık.

Üniversitemizin de askerileştirilmesine izin vermeyeceğiz. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’ndeki (KIT) profesörler, Fraunhofer Optronik, Sistem Analizi ve Görüntü İşleme Enstitüsü’nde (IOSB) hükümet ve ordu için hedef izleme sistemleri, gece görüş cihazları, zırhlı tank teknolojileri, sığınmacıları püskürtmek için otomatik sistemler ve akıllı video denetimi için araştırmalar yürütüyor. IOSB Başkanı Profesör Beyerer, Fraunhofer Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Birliği (VVS) Başkanı olarak, Alman Fraunhofer Enstitüsü’nün tüm gözetleme ve savaş silahları araştırmalarını yönetiyor. Buna, başka şeylerin yanı sıra, Karlsruhe’deki Fraunhofer Kimyasal Teknoloji Enstitüsü’nde (ICT) roketlerin, silah sevk edicilerin ve patlayıcıların geliştirilmesi dahildir.

Sosyalist bir perspektif için

Savaşın ve diktatörlüğün; üniversitelerin militarist araştırma merkezlerine ve sağcı düşünce kuruluşlarına dönüştürülmesinin nedenleri, işçi sınıfının sömürülmesi ve dünyanın rakip ulus devletlere bölünmesi üzerinde yükselen kapitalist sistemin derin krizinde yatmaktadır. Bununla birlikte, Karl Marx’ın doğumundan 200 yıl sonra, bu büyük düşünür ve devrimcinin “İnsanlık tarihi, bir sınıf mücadelesi tarihidir,” sözleri doğrulanmıştır. Fransa’da, Sudan’da, Cezayir’de, Çek Cumhuriyeti’nde ve başka yerlerde, diktatörlüğe ve sosyal saldırılara karşı kitlesel protestolar var. Almanya’da, son aylarda, AfD’ye, bütün burjuva partilerinin sağcı politikasına, yeni polis yasalarına, AB’nin yeni gerici telif hakkı düzenlemelerine karşı ve daha fazla iklim koruması için yüz binlerce insan sokaklara döküldü.

Ancak bu hareketin bir sosyalist perspektife ihtiyacı var. Savaşa ve barbarlığa dönüşün engellenmesi, yalnızca, kapitalizmin yıkılması ve yerine demokratik ve akılcı bir şekilde planlanmış bir dünya ekonomisi geçirilmesi ile mümkündür. Bu, bankaların ve şirketlerin iktidarını sona erdirmek ve onların devasa varlıklarını demokratik denetim altına almak için nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan uluslararası işçi sınıfının kitlesel hareketinin geliştirilmesini gerektirmektedir. Bizler, 1938 yılında Lev Troçki tarafından kurulan; sosyal demokrasiye ve Stalinizme karşı sosyalist ilkeleri savunan Dördüncü Enternasyonal’in gençlik ve öğrenci örgütü olarak, bunun için mücadele ediyoruz.

***

IYSSE Karlsruhe Üniversite grubu ile iletişime geçin ve gruba üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares