“Hemşireleri terk edemeyiz”
Avrupa’da COVID-19 salgını stresi nedeniyle hemşire intiharları artıyor

Milano yakınlarındaki Monza San Gerardo Hastanesi’nde yoğun bakım servisinde çalışan 34 yaşındaki hemşire Daniella Trezzi, geçtiğimiz hafta hastalığa yakalandığını öğrendi. Daha hastalığı taşıdığını öğrenmeden önce koronavirüsü başkalarına yayabileceği düşüncesiyle perişan olan ve Avrupa’daki salgının merkez üssündeki bir hastanedeki amansız çalışma koşullarıyla karşı karşıya olan Trezzi, trajik bir biçimde intihar etti.

İtalya Ulusal Hemşireler Federasyonu (FNOPI), Trezzi’nin ölümü hakkında yaptığı kısa açıklamada, onun ve COVID-19 semptomları gösteren karantinadaki hastalarla ilgilenen birçok hemşirenin “hastalığı başkalarına bulaştırma korkusu nedeniyle ağır stres” yaşadıklarını dile getirdi. Federasyon, üyelerinin “Trezzi’nin ölüm haberi”ni “acı ve keder” ile karşıladığını belirtti.

Trezzi, Milano-Bicocca Üniversitesi’nde okumuştu ve köpeğiyle birlikte Brugherio’da yaşıyordu. Arkasında erkek kardeşini, çok sayıda arkadaşını ve meslektaşını bıraktı. Pazartesi günü hâlâ erişilebilir durumda olan Facebook sayfası, doğa ve seyahat sevgisini ve seçtiği mesleğe olan bağlılığını açıkça ortaya koyuyordu.

Daniella Trezzi

FNOPI, Trezzi’nin intiharının ardından şöyle yakardı: “Her birimiz bu mesleği iyisiyle ve ne yazık ki kötüsüyle de seçtik: bizler hemşireyiz. Ve hemşireler, tüm hemşireler, kendi hayatları risk altındayken bile –ve şu anda açıkça öyle– hiç kimseyi yalnız bırakmazlar. Yalnızca şunu demeniz yeterli: Hemşireleri terk etmemeliyiz, terk edemeyiz.”

Bu trajedi, COVID-19’un neden olduğu dehşet verici insani kayıplara olduğu kadar, onlarca yıllık toplumsal kemer sıkma politikalarına da dikkat çekmektedir. Bu politikalar, Avrupa genelinde hastanelerdeki kadro sayısını yetersiz hale getirmiş, sağlık emekçilerini bulaşıcı hastalığa karşı maske gibi hayat kurtaran koruyucu ekipmanlar olmadan ve aşırı çalışmaya zorlamıştır.

Bugün, 1918-1919 İspanyol gribinden bu yana yaşanan en büyük küresel salgının ortasında, uluslararası düzeyde milyonlarca hemşire ve sağlık uzmanı çok az koruyucu ekipmanla ya da ekipmansız gece gündüz çalışıyor. Avrupa çapında on binlerce sağlık emekçisi hastalığa yakalanmıştır ve İspanya’daki 85.195 COVID-19 vakasının sekizde biri sağlık çalışanlarıdır. Sağlık çalışanları, her gün binlerce COVID-19 teşhisi konmuş yoğun bakım hastasını tedavi etmenin stresi altında bitkin düşen meslektaşlarının görüntülerini paylaşıyorlar.

Sağlık emekçileri, COVID-19 hastalarının yalnız ölümlerini çaresizce izleyerek dayanılmaz bir stres yaşıyorlar. Borromeo Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Dr.Francesca Cortellaro, Euronews’e şunları söyledi: “Acil servisi görüyor musunuz? COVID-19 hastaları buraya yalnız girer, hiçbir akraba alınmaz ve ölmek üzereyken bunu hissederler. Onların aklı başında ve bilinçleri açıktır.”

Stres, hastalığı önemsiz gibi göstermek ve salgının ortasında şirketlerin kârlarını arttırmak üzere işçileri işbaşı yapmaya zorlamak için COVID-19’u yanlış bir şekilde tekrar tekrar mevsimsel grip ile karşılaştıran Avrupa hükümetlerinin çelişkili mesajları ve politikaları eliyle yoğunlaştırılıyor.

Monza yakınlarındaki Como’da çalışan hemşire Monica Trombetta, basına şunları söyledi: “Çok yorgunuz ve korkuyoruz. Hükümet kararnameleri her gün değişiyor. Personelin bu yeni virüs ile başa çıkmak için açık yönergeleri yok ve kendimizi biraz terkedilmiş hissediyoruz. Bunu hastane olarak değil, genel olarak söylüyorum. Hemşireler eve gitmekten ve potansiyel taşıyıcı olarak hastalığı akrabalarına bulaştırmaktan korkuyor.”

İşlerinin doğası gereği hastalarla en çok zaman geçiren hemşireler, intihar duygusuna karşı özellikle savunmasızlar. Hemşire intiharları küresel olarak yaygın hale geliyor. Daha COVID-19 salgınından önce, ABD’li kadın ve erkek hemşireler içinde geçtiğimiz yıl intihar oranları sırasıyla 100.000’de 11,97 ve 39,8 idi. Son derece stresli ortamda hemşirelere yönelik yüksek performans beklentisi de sıkıntı ve depresyon duygularının yoğunlaşmasında belirleyici bir faktördür.

Britanya’da, Londra’daki King’s College Hastanesi’nde çalışan 20’li yaşlarındaki genç bir hemşire, geçtiğimiz hafta, COVID-19 hastalarının bakımıyla ilgilenirken canına kıydı. Meslektaşları onu servisinde hareketsiz buldular ve doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Ardından ailesine haber verildi fakat hastane hemşirenin kimliğini açıklamadı.

Britanya’da birçok hastane yönetimi, personellerinin yarısının COVID-19 hastası olarak evlerinde olmalarından dolayı, geriye kalan personel de hastalanırsa her gün hastaneye akın eden COVID-19 hastalarına kimin bakacağını merak ediyor.

Yüz binlerce insana bulaşan COVID-19, Avrupa genelinde hastaneleri kırıp geçiriyor. Bu, Avrupalı yetkililerin geniş emekçi kitlelerinin kaderini etkileyen kötü niyetli ihmalini ortaya koyuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanların nüfusun yüzde 70 ile 80’inin hastalanacağını kabul etmesini isterken, Britanyalı yetkililer neredeyse tüm nüfusa koronavirüs bulaştırarak Britanyalıları “sürü bağışıklığı” geliştirmeye çağırdı. Bu politikalar temelinde, işçileri büyük şirketlerin kârlarını korumak için çalışmayı sürdürmeye zorladılar.

Yüz milyonlarca insanın COVID-19’a yakalanmasına yol açan bu tür öneriler, Kuzey İtalya’da ve diğer kritik durumdaki bölgelerde yaşayanlar ve sağlık çalışanlarının halihazırda yaşadıkları dehşetten yüzlerce, hatta binlerce kat büyük bir krize neden olacaktır. Başlıca Avrupa hükümetleri tarafından bu tür önerilerin ileri sürülmesi, mevcut toplumsal sistemin siyasi ve ahlaki yozlaşmasını ve egemen sınıfın gelişmekte olan insani trajediye karşı duyarsızlığını gözler önüne sermektedir.

Yine geçtiğimiz hafta, İtalya’nın Jesolo Hastanesi’nin COVID-19 servisinde çalışan 49 yaşındaki bir hemşire, kendini Venedik bölgesinde bulunan Cortellazzo’daki Piave Nehri’ne atarak intihar etti.

İsminin baş harfleri S.L. olan hemşire, koronavirüs hastalarıyla çalışmaya cesurca gönüllü olmuş ve Jesolo Hastanesi’nin sadece COVID-19 servisine dönüştürülmesine yardımcı olmuştu. S.L. yalnız yaşıyordu. İki gün boyunca yüksek ateşle evindeydi ve intihar ettiğinde COVID-19 testinin sonucunu bekliyordu.

S.L.’ye saygısını dile getiren hastane müdürü şunları söyledi: “Çalışmaya adanmış bir kişi, meslektaşları ve sağlık camiası için yeri doldurulmaz bir kaynaktı. Onu kaybettiğimizi duyduğumuzda, bugünlerde koronavirüsle mücadele ile meşgul olan Jesolo’daki hastanede çalışan meslektaşlarının bu olaydan derinden etkilenmesi ve sarsılması tesadüf değildi. ‘Hemşiremiz’ S.L.’nin ailesine en derin taziyelerimi ifade ediyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir