Guardian gazetesi, Assange’a ve WikiLeaks’e karşı yeni suçlamalara öncülük ediyor

Yazdır

WikiLeaks yayıncısı Julian Assange’ın Amerikan siyasi lobicisi Paul Manafort ile bir araya geldiğine ilişkin doğrulanmamış ve sansasyonel iddialar yayınlayan Guardian, Assange’a yönelik zulüm lehine yayın yapan başlıca medya kanallarından biri olarak iğrenç rolünü pekiştirmiş durumda.

Guardian’ın makalesinin iki yazarından biri, tahmin edildiği gibi, Luke Harding’di. Harding, Assange’a ve WikiLeaks’e yönelik desteği zayıflatmayı amaçlayan ve ABD hükümetinin onu casusluktan ya da komplodan kovuşturma çabalarını meşrulaştırmaya çalışan bir dizi iddia kaleme almıştır. Assange, Harding’in 2014’te ifşaatçı Edward Snowden ve WikiLeaks hakkında yazdığı hatalarla dolu kitabı, uygun bir şekilde, “sözcüğün en saf anlamında ısmarlama bir iş” olarak tanımlamıştı.

Assange’ın Manafort ile bir araya geldiği iddiası, Demokratik Parti’nin, ABD istihbarat kurumlarının ve medyanın büyük kısmının, Rus hükümetinin Donald Trump’ın zaferini desteklemek için 2016 başkanlık seçimine “müdahale ettiği”ne ilişkin heyecan uyandıran iddialarla WikiLeaks’i töhmet altında bırakmaya çalışan başka bir gözü dönmüş çabadır.

Manafort, en başından beri, Özel Hukuk Müşaviri Robert Mueller’in başkanlık ettiği soruşturmadaki başlıca şüpheli kişilerden biri idi. O, Haziran ve Ağustos 2016 tarihleri arasında, Trump’ın seçim kampanyasının başkanı olarak görev almıştı. Manafort, Ekim 2017’de, iddiaya göre 2014’e kadar Rusya destekli Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in yararına lobi faaliyeti yürütme karşılığında aldığı milyonlarca doları aklama komplosundan suçlu bulundu. Yanukoviç, aynı yıl, ABD destekli bir siyasi darbeyle devrilmişti. Bununla birlikte, Manafort’a, 2016 seçimleri konusunda hiçbir suçlama getirilmedi.

Guardian’ın makalesi, Manafort ile Assange arasındaki görüşmelerin, WikiLeaks editörünün 19 Haziran 2012’de siyasi sığınma istemesinden beri kapatılmış olduğu Londra’daki Ekvador büyükelçiliğinde 2013’te, 2015’te ve 2016’nın başında gerçekleştiğine ilişkin hoyrat iddialarda bulunuyor. Makale, son görüşmenin, WikiLeaks’in sızan Demokratik Parti e-postaları yayınlamasıyla bağlantılı olduğunu ima ediyor ve açıkça, “Vladimir Putin’in casusları”nın e-postaları WikiLeaks’e Temmuz 2016’da gönderdiğini ileri sürüyor.

Guardian, bu tür bir dosya aktarımına ilişkin tek kanıtın, kendisini Guccifer 2.0 olarak adlandıran dönek ve kuşkulu bir hekırın iddiası olduğunu belirtmeyi es geçiyor. ABD istihbarat kurumları ve Mueller soruşturması, sonradan, onun Rus istihbaratının bir paravanı olduğunu ilan etmişti.

O dönem, Assange, Haziran ayında, WikiLeaks’in Demokratik Parti kampanyası hakkında bilgiye sahip olduğunu zaten herkesin önünde açıklamıştı. WikiLeaks, e-postaları 22 Temmuz 2016’da yayınlamaya başladı. Assange, WikiLeaks’in e-postaları Rus kaynaklardan aldığı iddiasını reddetti. Britanya’daki eski bir ifşaatçı ve WikiLeaks savunucusu olan Craig Murray, kendisine, e-postaların, WikiLeaks’e, hayal kırıklığına uğramış Demokratik Parti çalışanları tarafından verilmiş olduğunun söylendiğini belirtti.

WikiLeaks için, e-postaların kaynağına bakmaksızın, onları yayınlamak tümüyle doğruydu. Bu e-postalar, Demokratik Parti Ulusal Komitesi’nin, Bernie Sanders’ın kampanyasını baltalayarak Hillary Clinton’ın partinin başkan adaylığını kazanmasını garantiye almak için el altından yürüttüğü faaliyetleri ifşa etmişti. WikiLeaks’in daha sonra yayınladığı Clinton’ın kampanyasına ilişkin diğer e-postalar, Clinton’ın Wall Street bankaları ve Körfez oligarkları ile kirli ilişkilerini ve Libya’ya savaş açma arzusunu (bunun başkan seçilmesine yardımcı olacağına inanıyordu) belgelemişti.

Clinton’ın kampanyasına ilişkin ifşaat, faşizan milyarder emlak spekülatörü Trump ile sağcı, militarist, işçi sınıfı düşmanı eski senatör ve dışişleri bakanı Clinton arasındaki sözde “seçeneğin”, bizzat Assange’ın belirttiği gibi, “bel soğukluğu ile frengi” arasında tercih yapmak gibi olduğu gerçeğinin altını çizmişti.

Ödüllü gazeteci Chris Hedges’in bu ay yazdığı gibi: “Bu bilgi Amerikan kamuoyundan gizli mi tutulmalıydı? ‘Evet’ diyebilirsiniz ama ondan sonra kendinize gazeteci diyemezsiniz.”

Mueller, bir zamanlar Trump’ın iş arkadaşı olan Roger Stone’un, Trump’ın kampanyası, Rusya ve WikiLeaks arasında bir aracı işlevi gördüğü yönündeki iddiaları soruşturmaya aylar harcadı. Onun soruşturması hiçbir şey bulamadı; bu yüzden, dikkat, Guardian aracılığıyla Manafort’a geri çevrildi.

Guardian, bunları, WikiLeaks’a karşı kan davasına katkı yapma telaşıyla, Manafort ile Assange arasında herhangi bir zamanda herhangi bir toplantı olduğuna ilişkin hiçbir kanıta sahip olmamasına rağmen yayınlamaktadır.

Manafort, iddiaları derhal reddetti ve şunları belirtti: “Hiçbir zaman Julian Assange’la ya da onunla ilişkili herhangi biriyle bir araya gelmedim. Hiçbir zaman WikiLeaks ile bağlantılı herhangi biriyle doğrudan ya da dolaylı olarak temas kurmadım. Hiçbir zaman Assange’la ya da WikiLeaks’le herhangi bir konu hakkında iletişim kurmadım. Guardian’a karşı tüm yasal seçenekleri değerlendiriyoruz. Gazete, bu hikayeyi, temsilcilerimin bunun düzmece olduğunu bildirmelerine rağmen devam ettirdi.”

Julian Assange’ı temsil eden avukatlardan Jennifer Robinson, CNN’e, “böyle bir toplantı gerçekleşmedi,” dedi. WikiLeaks, “Julian Assange’ın Paul Manafort ile gizli toplantılar yaptığı hikayesini uydurduğu için Guardian’a dava açmak” amacıyla fon toplamak üzere bir GoFundMe çağrısı başlattı. WikiLeaks, Twitter’da, “Guardian’la, Manafort’un Assange ile hiçbir zaman bir araya gelmediği konusunda bir milyon dolar ve gazetenin editörünün başı üzerine bahse girmek istediğini” yazdı.

Assange, Ekvador Devlet Başkanı Lenín Moreno hükümeti Trump yönetiminin basıncı altında onun dış dünya ile iletişimini 28 Mart’tan beri kestiği için kendi açıklamasını yapamıyor. Ekvador, Assange’ı Londra’daki büyükelçilikten ayrılmaya zorlamak için Washington ile etkin biçimde komplo kuruyor ve tanıdığı sığınmayı iptal etmeye ve onu dışarı çıkarmaya hazırlanıyor.

Assange, büyükelçilikten zorla dışarı çıkarılır çıkarılmaz, Britanya polisi tarafından yakalanıp hapse atılacak. Bu ay ortaya çıkan bir Amerikan mahkemesi belgesi, Assange’ın ve savunucularının her zaman kuşkulandığı şeyi doğruladı: ABD Adalet Bakanlığı, WikiLeaks’in ABD’nin emperyalist savaş suçlarını, antidemokratik diplomatik komplolarını ve CIA’in casusluk operasyonlarını açığa vuran sızmış bilgileri yayınlaması nedeniyle, Assange’a karşı cezai suçlamaları kayda geçiriyor.

Guardian gibi yayınların, ABD’nin Assange’ı kovuşturma ve tüm ifşaatçıların ve eleştirel gazetecilerin gözünü korkutma çabası ile aktif işbirliği, bir zamanlar liberal, hatta “solcu” pozu takınan ayrıcalıklı üst orta sınıf tabakalar içinde demokratik hakların her türlü savunusunun terk edildiğini vurgulamaktadır.

Bütün bunlara rağmen, Guardian, tüm yazılarının sonunda, “daha az duyulanlara ses vermeye, güçlülere meydan okumaya ve onlardan hesap sormaya” hizmet ettiğini ilan ederek bağış çağrısında bulunacak kadar yüzsüzdür.

ABD’nin Assange’a karşı suçlamalarının ortaya çıkması ve yenilenen medya suçlamaları, yalnızca, Assange’a yönelik yaygın desteği zayıflatma ve kamuoyunu, onun tutuklanıp göstermelik bir yargılamayla karşılaşmak üzere ABD’ye iade edilmesine koşullandırma yönündeki eşgüdümlü bir çabanın parçası olarak yorumlanabilir.

Dünya genelinde işçi sınıfının ve gençliğin bu gündem hakkında uyarılması ve Assange’ı savunma kampanyasının yoğunlaştırılması, son derece acildir.

Yazar ayrıca şu yazıyı öneriyor:

SEP’in Aralık toplantısı: Julian Assange’ın özgürlüğü uğruna mücadelede sırada ne var?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares