Çar’dan Lenin’e belgeseli ve Ekim Devrimi’nin güncelliği

Mehring Books, yaklaşık 2 yıl önce 20. yüzyılın en önemli belgesellerinden biri olan “Çar’dan Lenin’e”yi DVD formatında yayınladı. Bu “eski” belgeselin DVD formatında tüm insanların kullanıma sunulmasının sebebi sadece Ekim Devrimi’nin yaklaşan 100. yılı değil. Çok daha önemli politik gerekçeler var.

Küresel kapitalist ekonominin, 2008 mali krizinden sonra girdiği durgunluk döneminin aşılacağı yönünde hiçbir olumlu beklenti yok. Aksine emperyalist devletler bu krizi aşmanın yolunu – aynı Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi – artan militarizm ve savaşta arıyor. Ekim Devrimi işçi sınıfının I.Dünya Savaşı’na ve onu doğuran koşullara cevabıydı. O, savaşı sona erdirmişti; ancak 1920’li ve 30’lu yıllarda Almanya, İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa işçi sınıfın yenilgileri ve Sovyetler Birliği’nde gerçekleşen karşı-devrim emperyalist devletlerin kılıçlarını kınından tekrar çıkarmasına yol açmıştı.

Emperyalist devletler bugün silahlarını tekrar kuşanıyor. Ortadoğu’da süren savaşlar, Rusya’yla olası bir nükleer savaşı gündeme getiren Ukrayna’da faşistlerin önderliğindeki Batı destekli darbe, Asya-Pasifik’te ABD ve Japonya tarafından Çin’i dize getirmeye dönük politikalar… Sadece Rusya’yla ve Çin’le değil, emperyalist devletler arasındaki gerilimleri de yükselten tüm bu gelişmeler, yeni bir dünya savaşını, olasılığın ötesinde gerçek bir tehlike haline getirmiş durumda. Bu tehlike aynı I.Dünya Savaşı’na Ekim Devrimi’nin verdiği gibi bir cevapla savuşturulabilir.

***

Bu olağanüstü belgesel, ünlü Amerikalı radikal ve sosyalist Max Eastman (1883-1969) ile dünya tarihinin yönünü değiştiren bu olayın en büyük film kaydını toplayan Rusya doğumlu göçmen Herman Axelbank (1900-1979) arasındaki karmaşık ve sürekli işbirliğinin bir ürünüydü.

Herman Axelbank, 1917 Şubat ayından başlayıp 3 yıllık iç savaştan sonra 1921 yılında nihai zaferine ulaşan Rus Devrimi’nin en önemli film arşivine sahipti. Axelbank, 1928 yılının sonunda Max Eastman’a koleksiyonunu sunar ve görüntülere altyazı yazarak filmi yönetmesini önerir.

Teklifi kabul eden Eastman, 1929 sonunda Avrupa’ya bir yolculuğu sırasında özellikle Çarlık dönemine ait ek film kayıtlarına ulaşır. Ayrıca Ekim Devrimi esnasında Rusya’daki burjuva geçici hükümetin başında olan sürgündeki Alexander Kerenski’yi kısa bir süre film kaydının alınmasına ikna eder. Bununla birlikte Eastman, 1917-21 arasındaki kritik devrimci yıllar sırasında Stalin’in herhangi bir film kaydını elde etmede başarısız olur. Bunun nedeni böyle bir kaydın olmayışı değil; D. North’un da belirttiği gibi iktidarın Bolşevikler tarafından zaptında Stalin’in rolünün, devrimin fotoğrafçılarının dikkatini çekmede yeteri kadar öneme sahip olmamasıydı.

Film 1931 Ocak ayında tamamlandı. Eastman, Sovyetler Birliği’nde iktidarını sağlamlaştırmış olmakla birlikte Stalinizmin Amerikan komünist hareketi içinde henüz tam anlamıyla etkin olmadığını düşünüyordu. Bu ortamda, Eastman, profosyonel dağıtımcılara satılması sayesinde yaygın bir dağıtımla filmin başarısının garantiye alınacağını hesap ediyordu. Tüm yetişkin hayatını “Çar’dan Lenin’e”nin yaratılmasına adayan ve filmin muazzam tarihsel ve politik öneminin farkında olan Axelbank ise filmin güçlü bir Hollywood şirketine satışının sonuçlarından korkuyordu. Eastman ve Axelbank arasındaki ilişkiler parçalanmıştı.

***

Zaman içinde Eastman ve Axelbank arasındaki ihtilaf kısmen çözüldü ve ikili beş yıl sonra tekrar bir araya geldi. Bu beş yıl ses teknolojisindeki gelişme sayesinde, yetersiz altyazı yerine Eastman’ın gerçek bir tutkuyla ve dönemin bir aktörü kadar başarılı şekilde yaptığı seslendirme filme dahil edildi.

Film, öngösterimini 6 Mart 1937’de New York’ta yaptı. Basından gelen ilk tepkiler olumluydu; kalabalıklar filmi izlemeye geliyordu. Ancak kısa süre sonra, artık tamamıyla Stalinistleşmiş olan ABD Komünist Partisi’nin karalama ve boykot kampanyası başladı. 1932’den bu yana çok şey değişmişti. Moskova Duruşmaları ve Yaşlı Bolşeviklerin kanlı tasfiyesi ortasında gösterilen film, Stalinist rejimin tarihi çarpıtma planlarının önünde bir engeldi. Eastmanın belirttiği gibi “Troçki Ekim ayaklanmasına liderlik etmiş ve Kızıl Orduyu örgütlemişti; fakat tüm iktidar artık Stalin’deydi.” Sergei Eisenstein gibi popüler Sovyet filmlerinin piyasaya girmesine izin vermeyerek dağıtımcıları tehdit eden Sovyet rejiminin perde arkasından örgütlediği bu kampanya oldukça etkili oldu.

Soğuk Savaş’ın başlamasıyla Herman Axelbank ve belgeseli için yeni problemler ortaya çıktı. Komünizm karşıtı yasalar ve baskı, Ekim Devrimi ve Bolşevikleri gösteren bir filmin gösterimini neredeyse imkânsız hale getirmişti. Üstelik Eastman da sağa kaymıştı ve radikal bakış açısını ifade ederek seslendirdiği filmin gösterimini engellemeye çabalıyordu. Axelbank başka bir seslendirme ile filmini kurtarmaya çalıştı ve bu biçimiyle film küçük sinema ve üniversitelerde ara sıra gösterildi.

Eastman 1969’da 86 yaşında öldü. Ondan sonra Axelbank’in filmi tamamıyla unutuldu. ABD Sosyalist Eşitlik Partisi’nin önceli İşçiler Birliği, 1970’lerin ortasında filmin telif hakkını almak için Herman Axelbank’la iletişim kurdu. Uzun görüşmelerden sonra anlaşma yapıldı ve 1978’de belgeselin mülkiyeti Axelbank’tan İşçiler Birliği’ne geçti. Son yıllarına kadar dinç olan ve mücadele azmini yitirmeyen Axelbank 1979’da aniden yaşamını yitirdi.

***

Ekim Devrimi’nden neredeyse 100 yıl, ilk gösteriminden ise 75 yıl sonra filmin önemi hala eskimemiştir. Nitekim 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla zincirlerinden boşalan liberal tarihsel çarpıtma dalgası, bu filmin olağanüstü önemini tekrar ortaya çıkartıyor. Günümüzün küresel kapitalist krizinin, her yana yayılmış toplumsal eşitsizliğin ve yükselen militarizmin ortasında “Çar’dan Lenin’e” sosyalist fikirlerin dünya tarihini değiştirmedeki gerekliliğine tanıklık etmeye devam ediyor.

***

Belgesel’in Türkiye’deki gösterimi 16 Kasım 2014 Pazar günü saat: 12:00’de Taksim TMMOB binasında yapılacak olup, belgesel gösteriminin ardından “Ekim Devrimi ve Emperyalist Savaşa Karşı Mücadele” paneli düzenlenecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir