Brezilya’daki maden faciasında 58 ölü ve yüzlerce kayıp

Brezilya’nın güneydoğusundaki Minas Gerais eyaletinin Brumadinho kasabasında yer alan Brezilya merkezli çok uluslu şirket Vale’ye ait bir barajın 25 Ocak Cuma günü çökmesinin ve 13 milyon metreküp demir cevheri atığının çiftliklere, köylere ve çevreye yayılmasının ardından, 300’den fazla insan kayboldu; doğrulanan rakamlara göre 58 kişi öldü.

Bir çamur denizi evleri tahrip etti, arabaları sürükledi ve 5 milyon dolayında insanın yaşadığı yaklaşık 50 kentin bulunduğu Belo Horizonte büyükşehir bölgesine giden suyun üçte birini sağlayan Paraopeba Nehri’ne ulaştı. Paraopeba Nehri’ndeki çamurun, Brezilya’nın en uzun ve en önemli nehirlerinden biri olan São Francisco Nehri’ne ulaşma ve bu nehrin denize ulaşana kadar geçtiği 300 kilometreyi (dört eyalet) kirletme olasılığı var. Felaketin çevresel etkisinin haddi hesabı yok.

Bölgedeki binlerce insan, ilerleyen çamur denizi nedeniyle evlerinden kaçmak zorunda kaldı. Çamur, Brumadinho’nun merkezine ulaşmış olsaydı ölenlerin sayısı daha yüksek olabilirdi, ancak kasaba kırsalındaki küçük köyleri haritadan sildi. Ölenlerin ve kayıpların çoğu Vale çalışanları ve onların aileleri.

Bölge sakinleri, madenin felaketi azaltabilecek uyarı sirenlerinin kaza sırasında çalışmadığını bildirdiler. O Estado de S. Paulo gazetesine konuşan bir bölge sakini, “Birkaç ay önce, [Vale’nin] teknisyenleri siren ile ilgili talimat vermek için kasabadaydılar. Acil durumlarda, bunun çalacağını söylediler. Ancak öyle olmadı.”

Pazar sabahı, Vale’nin Brumadinho’da bulunan madenindeki başka bir barajın patlaması riski nedeniyle 350 kişi itfaiyeciler tarafından evlerinden tahliye edildi. Öğleden sonra, bu barajın çökme riski olduğu sivil savunma tarafından reddedildi.

Trajedinin nedenleri hala bilinmiyor ve Vale şirketi, barajın çökebileceğine dair herhangi bir işaret tespit etmediğini söyledi. Bununla birlikte, Minas Gerais savcısı Guilherme de Sá Meneghin, O Estado de S. Paulo‘ya, “Bu yeni patlama bir sürpriz olmaktan uzak ve bir kazadan söz edemeyiz; felakete bu model yol açtı,” dedi.

1976’da inşa edilen bu çöken baraj, yukarı akışlı bir atık barajı, ancak savcıya göre artık atıkların işlenmesi için daha modern teknolojiler var: “Brezilyalı madencilik şirketleri en ucuz, en karlı, en riskli yöntemleri kullanmayı tercih ediyor.”

Barajın patlamasından iki gün sonrasına, yani Pazar öğleden sonraya kadar, bir Minas Gerais mahkemesi, acil durum önlemleri ve çevresel zararın telafisi için Vale’nin hesaplarında 11 milyar real (2,9 milyar ABD doları) dondurmuştu. Ayrıca, Brezilya’nın çevre kurumu Ibama, Vale’yi 250 milyon real (66 milyon ABD doları) para cezasına çarptırdı. Ancak bu rakamlar, dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden birinin (ve en büyük demir cevheri şirketinin), 2017 yılında 22 milyar reale (5,8 milyar ABD doları) ulaşan karlarının yalnızca çok küçük bir bölümüdür.

Brumadinho nüfusu ve Brezilya’nın tamamı trajediye öfke ve tiksinme ile tepki gösterdi. Bir bölge sakini, sosyal medyada “Siz [Vale], Minas Gerais’i öldürüyorsunuz. MARIANA’YI [MARIANA FACİASINI] UNUTMADIK. MINAS ONU HATIRLIYOR,” diye yazdı.

Başka biri, “Sorumsuz, suçlu bir şirket, daha ne kadar kan dökeceksiniz?” diye yazdı. Bir diğeri ise, sosyal medyada, “Bugün Brumadinho’da olanlar çevre kazası değildi, bir suçtu. Çevresel felaket bir deprem, bir tsunamidir … [Yaşanan] Vale ve 2015 yılında hiçbir şey yapmayan adalet sisteminin sorumsuzluğu,” diye yazdı.

Brumadinho’daki trajedi, Brezilya’nın bundan önceki en büyük çevre felaketinden üç yıl sonra gerçekleşti. Kasım 2015’te Vale ve Anglo-Avustralyalı BHP Billiton arasındaki ortak girişim olan Samarco barajı patlamış; Mariana şehrindeki Bento Rodrigues bölgesine ve Minas Gerais’e 39 milyon metreküpten fazla demir cevheri atığı yayılmıştı. 600 kişinin yaşadığı ilçenin yüzde sekseni çamura gömülmüş ve 19 kişinin ölmüştü.

Bento Rodrigues’de yaşayanlar için hiçbir tür uyarı sistemi yoktu ve O Globo gazetesine göre, Samarco şirketi kaza durumunda bölge sakinlerine hiçbir şekilde yol göstermedi.

Mariana’daki barajın patlaması sonucunda ortaya çıkan çamur Doce Nehri’ne ulaşmış; Minas Gerais ve Espirito Santo eyaletlerinde en az 500.000 nüfusa sahip 39 ilin su kaynağını etkilemiş ve 11 milyon ton balığın ölümüne yol açmıştı. Eğer gerçekten eski haline dönmesi mümkün olabilirse, nehrin geri kazanılmasının onlarca yıl sürmesi bekleniyor. Barajın patlamasından on sekiz gün sonra, Doce Nehri’ndeki çamur Espirito Santo sahilinde denize ulaştı; sahil şeridi boyunca kilometrelerce ilerleyerek, kazadan 650 km uzaklıkta, deniz yaşamını, balık avlamayı ve yerel turizmi etkiledi.

Bugüne kadar, Mariana’da bu insani ve çevresel trajedi için hiç kimse herhangi bir suçtan sorumlu tutulmadı veya mahkum edilmedi. Ibama Samarco’yu da 250 milyon real (66 milyon ABD Doları) para cezasına çarptırdı ve ortak girişim yerel sakinlere tazminat olarak 1,3 milyar real ödedi, ancak yeni bir yaşam alanının inşası ertelendi ve onun ancak önümüzdeki yıl hazır olması bekleniyor. Samarco’nun dokuz çevresel suçtan sorumlu tutulmasına ek olarak, çalışanlarından 21’i cinayetle suçlandı. Fábio Schvartsman 2017 yılında Vale şirketinin başkanlığını “Mariana, bir daha asla” sloganı ile üstlendikten sonra, trajedi için “özür diledi.”

Mariana’daki trajediden sonra, Minas Gerais Eyalet Meclisi’nde, baraj güvenliği konusunda, denetimleri sertleştirecek ve madencilik şirketlerine daha sert cezalar verecek bir yasa tasarısı geçirilmeye çalışıldı. Sonuçta yasa onaylanmadı; eyalet milletvekili Rogerio Corrêa (İşçi Partisi, PT), Folha‘ya, “[madencilik] şirketlerinden baskı vardı,” diyordu.

Geçtiğimiz Aralık ayında, Vale, Minas Gerais yönetiminden, barajın patladığı Córrego do Feijão Madeni’nin üretim kapasitesini yüzde 88 oranında artırmak için bir lisans aldı. O Globo‘ya göre, “genişletme projesi, önceki lisanslarla birlikte kurulum ve çalıştırma işlemlerini aynı anda değerlendirerek analiz prosedürlerini kısalttı. Normalde, bu lisanslar ayrı ayrı onaylanır.” Faciadan sonra, Minas Gerais yönetimi Vale’nin madendeki faaliyetlerini askıya aldı.

Minas Gerais Çevre Gözlemcileri Derneği’ne göre, en büyük demir cevheri üretimine sahip Brezilya eyaletinde, yani sadece Minas Gerais’de, en az 400 atık barajı bulunuyor ve bunlardan 37’sinin garantili yapısal sağlamlığı yok. Bir bütün olarak Brezilya’da, yüzde 42’si izinsiz veya lisanssız olarak çalışan ve 2017’de yalnızca yüzde 3’ü denetlenen 24,902 baraj bulunuyor. 2017’de, 790 madencilik atık barajının yalnızca 263’ü denetlendi ve 45’inde güvencesiz koşullar tespit edildi. Patlayan Brumadinho barajı bu listede yer almıyordu.

Brezilya’da böylesi bir baraj denetimi eksikliği olmasına rağmen, Brezilya Kongresi daha da kuralsızlaştırma yolunda ilerliyor. Mariana’daki felaketten bu yana, çevre lisansını daha esnek hale getirecek altı tasarı tartışıldı. Folha, “Samarco’nun Tasarısı” olarak adlandırılan bu tasarılardan bir tanesinin, “çevresel etki araştırmasının sunulmasının (araştırmanın sonuçlarına bakılmaksızın), inşaatın yapılması için zaten yeterli olmasını” teklif ettiğini bildirdi.

Bu tasarılardan, Kongre’de en çok ilerlemiş olanı, çevre sürecini gevşetip hızlandıran ve kır vekilleri grubu ile madencilik şirketleri tarafından desteklenen yeni bir çevre lisansı kanunudur. Tasarı, ayrıca, yeni hayvancılık ve tarım işletmelerini lisans alma ihtiyacından muaf tutuyor. Bolsonaro’nun tarım bakanı ve kendisi de kır vekilleri grubunun bir üyesi olan Tereza Cristina, tasarının “tarım ve hayvancılık için çok iyi bir şey olacağını” söyledi.

Çevresel düzenlemeleri hafifleten bu tasarılar, Bolsonaro hükümetinin yönetime gelmesiyle birlikte, hız kazanıyor. Geçtiğimiz Aralık ayında, Bolsonaro, “çevreye duyarlı sanayi”yi “zorbalık” olarak adlandırarak onları “altyapı inşaatı uygulamalarını engellemek” ile eleştirdi.

Bolsonaro, Paris Anlaşması’nı da eleştirdi ve göreve başlamadan önce, BM İklim Konferansı’nın bu yıl Brezilya’da düzenlenmesinin iptal edilmesini istedi. Dışişleri Bakanı Ernesto Araújo da, Trump gibi, iklim değişikliği “bilimsel dogması”nı eleştirdi ve bunun “Çin’in büyümesi yararına” tasarlanmış “küreselciliğin” sonucu olduğunu iddia etti.

Bolsonaro’nun Çevre Bakanı Ricardo Salles, göreve başlama konuşmasında, “[Çevre lisansı için] hıza, çevikliğe, istikrara ve yasal kesinliğe ihtiyacımız var,” diyordu.

Brezilya’nın Ekim 2018 seçimlerinde “Sola ve MST’ye [Topraksız Kır İşçileri Hareketi] sıfır hoşgörü” sloganıyla Sao Paulo’dan federal milletvekili adayı olup seçilemeyen Salles, Bolsonaro hükümetinin cezai olarak soruşturulan veya mahkemede suçlanan dokuz bakanından biridir. O, Aralık ayının sonunda, São Paulo’nun çevre bakanı iken, bir madencilik şirketine yardım etmek için eyaletin en önemli nehri olan Tietê Nehri’nin koruma haritasını değiştirmesi nedeniyle, idari uygunsuzluktan mahkum edildi. São Paulo savcılık makamı, 26 Ocak Cumartesi günü, bir Brezilya mahkemesinden, Salles’e mahkumiyetinden dolayı çevre bakanlığından ayrılmasını emretmesini istedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares