Suriye’ye karşı savaşa hayır!

1. Sosyalist Eşitlik Partisi ve Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK), ABD’deki, Avrupa’daki ve tüm dünyadaki işçileri ve gençleri, Obama yönetimi ile müttefiklerinin Suriye’ye yönelik askeri saldırı planlarına karşı ortak güçlerini seferber etmeye çağırır.

Başkan Obama’nın [31 Ağustos] Cumartesi günü yaptığı ve Suriye’nin bombalanması için Kongre’den izin isteyeceğini belirttiği açıklama, saldırının iptal edilmediği; yalnızca ertelenmiş olduğu anlamına geliyor.

Kongre’de oylamaya başvurulması, yalanlar üzerine kurulu bir savaşın meşrulaştırılmasını amaçlayan, sinik bir siyasi manevradır. Obama yönetimi, savaş yanlısı karar teklifinin [29 Ağustos] Perşembe günü Britanya parlamentosunda reddedilmesinin ardından, Amerikan halkının ezici çoğunluğunun karşı olduğu bu gayrımeşru savaşa siyasi bir kılıf uydurmaya çalışıyor. Obama, haklı olarak, Kongre’nin Suriye’ye yönelik saldırıyı onaylayacağını düşünüyor. Dahası, Kongre’deki görüşme oyunu, Obama’nın, savaş kararının demokratik yollarla alındığını ve “halkın iradesi”ni ifade ettiğini iddia etmesini mümkün kılacak. Savaşa karşı çıkanlara daha fazla baskı yapılmasını haklı göstermek için, bu argümana başvurulacak.

2. Obama yönetiminin başvurduğu başlıca yalanlardan biri, askeri harekatın “sınırlı” olacağı ve yalnızca Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı kimyasal silah kullandığı için cezalandırmayı amaçladığı iddiasıdır.

Suriye’ye karşı başlatılacak olan yoğun bombardımanda, sınırlı bir yan yoktur. Obama, Rose Garden’da yaptığı konuşmasında, saldırıların, Suriye ordusunun “yeteneklerini azaltmayı” amaçlayacağını belirtmişti. Bu, büyük ölçekli araç-gereç imhasını ve binlerce asker ile sivilin öldürülmesini gerektirecek. ABD’nin askeri planı, 2003’te Irak’a karşı kullanılmış olan “şok ve dehşet” adlı taktiğin tekrarından başka birşey olmayacak.

ABD’nin askeri harekatı, Suriye’deki iç savaşın gidişatını ABD destekli muhalefet yararına değiştirme; mümkünse, Cumhurbaşkanı Esad’ı öldürme; yönetimi felç etme ve ABD kuklası bir rejim kurmanın yolunu açma stratejik hedeflerine ulaşana kadar sürecektir.

Amaç, Suriye’nin ötesinde, İran’ın, Rusya’nın ve ABD’nin bölgedeki diğer rakiplerinin etkisini zayıflatmaktır. Suriye’ye yönelik savaş, hızla, İran ile askeri bir karşılaşmaya yol açacaktır. New York Times, [30 Ağustos] Cuma günü, Obama’nın, kadrosuna, Kongre’nin onayını almaya çalışmasına yolaçan en “zorlayıcı” sebebin “tek başına hareket etmenin, önümüzdeki üç yıl içinde Ortadoğu’da -belki İran’la- bir sonraki askeri çatışma için Kongre’nin onayına ihtiyaç duyması durumunda onun altını oyması” olduğunu söylediğini belirtti.

3. Yönetimin ciddi bir kriz içinde olduğuna kuşku yok. Savaşa giden yol, Obama’nın umduğu kadar sorunsuz olmuyor. Obama, zehirli gaz saldırısına ilişkin iddiaların halkı savaşa sürüklemeyi başaracağına inanıyordu. Sorular -yanıtlanmak şöyle dursun- daha sorulmadan önce füzeler ateşlenmiş ve bombalar atılmış olacaktı. Bu planlar, Britanya Başbakanı David Cameron’ın Suriye’nin kimyasal silah kullandığına ilişkin iddiaların doğruluğunu kanıtlayamadığı Britanya parlamentosundaki oylamanın ardından başarısızlığa uğradı.

Obama, ABD içinde herhangi bir halk desteği olmaksızın (kamuoyu yoklamaları, Suriye’deki savaşa olan desteğin yalnızca yüzde 9 olduğunu gösteriyor) savaşa girmeye hazırken Britanya parlamentosunda yaşanan bu yenilgi, siyasi olarak savunulmaz bir durum yarattı. Yönetim, içeride halk desteği ya da inandırıcı bir uluslararası destek olmaksızın savaşa girmenin siyasi olarak tehlikeli olacağı sonucuna vardı. Kongre’deki oylama, savaşa geniş bir destek olduğu bahanesi yaratmayı amaçlamaktadır.

4. Kongredeki tartışmaların başlamasına yalnızca bir hafta var ve önümüzdeki günler, Suriye yönetiminin kimyasal silah kullandığı iddiaları üzerine odaklanmış, savaş yanlısı yoğun bir medya propagandasına tanık olacak.

Bu iddiaların hiçbir inandırıcılığı bulunmuyor. Daha şimdiden, çok sayıda rapor, El Kaide bağlantılı terörist örgütlerin egemenliğindeki muhalefetin zehirli gaz saldırılarına bulaştığını gösteriyor. Bunlar arasında, muhalefetin, Suudi Arabistan istihbaratından unsurların sağladığı kimyasal silahları kullandığını iddia eden tanık açıklamaları var. Dahası, ABD destekli muhalefet güçlerinin daha önce kimyasal silahlar kullanmış ve sarin gazıyla yakalanmış olduğu bir gerçek.

ABD casuslarının Dışişleri Bakanı John Kerry tarafından Cuma günü açıklanan “istihbarat analizi”, hiçbir somut kanıta dayanmayan bir yalanlar ve boş iddialar toplamıdır. Obama yönetimi, Rusya’nın bu kanıtları bağımsız incelemeye tabi tutmak üzere Birleşmiş Milletler’e sunma teklifini reddetti.

5. Suriye ordusunun kimyasal silah kullanmış olduğu tespit edilse bile, bu ABD müdahalesinin yağmacı ve emperyalist karakterini değiştirmeyecektir. ABD, yıllardır, Britanya ve Fransa’nın yanı sıra bölgedeki müttefikleri ile birlikte, Suriye’de rejim değişikliğini amaçlayan bir iç savaşı canlandırmaya çalışmaktadır. Esad yönetimi, büyük ölçüde İran ve Rusya ile olan ilişkilerinden dolayı, uzun süredir, ABD’nin Ortadoğu’daki entrikalarının önünde olası bir engel olarak değerlendirilmektedir.

Obama yönetiminin “insani” nedenlerle harekete geçtiğine ilişkin ikiyüzlü yalanlar, onun Ortadoğu’daki uzun ve kanlı sicili eliyle teşhir olmaktadır. ABD, son olarak, milyarlarca dolarlık yardımlarla finanse ettiği Mısır ordusu tarafından geçen ay gerçekleştirilen kitlesel cinayetlere onay vermekte bir sıkıntı yaşamadı.

Hazırlanmakta olan felakete karşı kararlı bir mücadele gerekiyor. Bununla birlikte, savaşa karşı koyarken, en az Beyaz Saray kadar şirketlerin ve bankaların denetiminde olan Kongre’ye güvenilemez.

Demokratik ve Cumhuriyetçi partilerin üst düzey sorumluları daha şimdiden, savaşı desteklediklerini açıklamış durumda; tüm siyaset kurumu, “terörle mücadele” yönergesi altında, on yıldan uzun süredir, sonu gelmeyen bir savaş sürdürüyor. Savaş kararının Senato’da kabul edilmemesi durumunda bile, bu, savaş dürtüsüne son vermeyecek; en fazlasından, savaşı geciktirecektir. Bu, ABD Kongresi’nin tavrının ardından, savaşa izin verecek yeni bir oylama yapma yönünde manevraların şimdiden sürdüğü Britanya’da da geçerli.

6. Bu savaşın durdurulması için, işçi sınıfının, öğrencilerin ve gençliğin, Kongre’den ve iki büyük şirket partisinden bağımsız tavır alması gerekiyor. Savaşa karşı mücadele, işçi sınıfının yaşam standartlarına ve temel demokratik haklarına yönelik sonu gelmeyen saldırılara karşı mücadelenin koçbaşı haline getirilmeli. Bu, esas itibariyle, kapitalizme karşı mücadeledir.

Zaman, yakından izleme değil ama bilinçli siyasi eylem zamanıdır. Buna hemen başlanması gerekiyor. Bu, bütün savaş karşıtlarının seslerini duyurması için gerekli. Savaş meselesi, egemen seçkinlerin ve onların siyasi temsilcilerinin eline bırakılmamalı.

Sosyalist Eşitlik Partisi ve onun uluslararası kardeş partileri, savaş karşıtı kitlesel duyarlılığı ifade edecek gösteriler düzenleme; işyerlerinde ve okullarda yürüyüşler, tartışmalar ve başka faaliyetler düzenleme çağrısı yapar.

Dünya Sosyalist Web Sayfası, siyasi durumu çözümlemeye ve savaş komlosunu teşhir etmeye devam edecek. SEP ve Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler, DEUK ile siyasi dayanışma içinde, savaşa karşı kitlesel muhalefeti teşvik etme ve örgütleme konusunda elinden geleni yapacaktır. WSWS okurlarını, bu mücadelede bize katılmaya çağırıyoruz. (Katılmak için buraya tıklayınız.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir