Sol Muhalefet’in 1930’ların başlarındaki el yazmaları bulundu

Yazdır

Şubat 2018’de, Rusya’da, Urallar’ın güneyinde bulunan Verkhneuralsk hapishanesinde, Troçkist Sol Muhalefet’in hapisteki üyelerinin 1932-1933 yıllarından kalma 30 dolayında el yazması belgesi bulundu. Çoğu defterlere yazılmış olan belgeler, bakım çalışması sırasında, hapishanenin 312 numaralı odasındaki zemin kaplamasının altında açığa çıkartıldı.

Bugüne kadar, Troçkist Sol Muhalefet’in o dönemde Sovyetler Birliği’nde yazılmış literatürünün yalnızca küçük bir bölümü biliniyordu. Stalinist gizli polis örgütü OGPU-NKVD, Troçkistler tarafından üretilmiş belgeleri ortadan kaldırmak için elinden geleni yapmıştı. Bu belgelerin yalnızca küçük bir bölümü, Sol Muhalefet’in önderi Lev Troçki ile oğlu Lev Sedov tarafından yayına hazırlanan Muhalefet Bülteni’nde yayınlanmak üzere SSCB sınırlarının dışına çıkartılabilmişti.

Sovyetler Birliği’ndeki Sol Muhalifler tarafından yazılmış defterlerden sayfalar

Bu belgelerin ortaya çıkartılması büyük bir tarihsel ve siyasal öneme sahiptir. Şimdiye kadar yayınlanmış olan üç belgenin içeriği, karşıdevrimci Stalinizme karşı 1938’de Dördüncü Enternasyonal’i kurmuş olan Troçkist hareketin onlarca yıllık mücadelesinin güçlü bir doğrulanmasıdır. Onların yayınlanması, on yıllar boyunca Troçkist harekete iftiralar atmaya, onu küçümsemeye ve susturmaya çalışmış olan Stalinist ve Sovyet sonrası çarpıtma okuluna indirilmiş büyük bir darbedir.

Lev Troçki’nin oğlu ve Muhalefet Bülteni’nin editörü Lev Sedov

Belgeler, Sol Muhalefet’in, Komünist Parti’den çıkarıldıktan ve parmaklıkların arkasına atıldıktan sonra bile, çetin bir güç olmaya devam ettiğini gösteriyor. Çelyabinsk Devlet Üniversitesi’nde ders veren ve bu belgeleri yayınlayanlar arasında olan tarihçi Aleksandr Fokin’in belirtmiş olduğu gibi:

Tarih yazımındaki kemikleşmiş yaklaşım, Rusya’daki Sol Muhalefet’in, 1927’de, Troçki’nin yenilgiye uğramasından sonra fiilen son bulmuş olduğuydu. Ancak bu keşif, Stalinist hapishanelerin bile bu insanları yenilgiye uğratamadığını kanıtlıyor. Onlar, mücadeleyi örgütlemiş ve sürdürmüşlerdi. El yazmalarından hareketle, onların, gerçekten, SSCB’nin gelişmesi adına alternatif bir program oluşturmaya çalıştıkları ortada.

Sol Muhalefet, 1923 sonbaharında, Lenin’in yaşamının son döneminde ve başarısızlığa uğramış Alman devriminin ortasında; bürokrasinin Sovyet devleti ve Komünist Parti içinde büyümesi parti ve bir bütün olarak işçi sınıfı içinde muhalefeti canlandırdığı sırada ortaya çıktı. Rus ekonomisinin geri kalmışlığı, çarlığın mirası ve uluslararası (özellikle de Avrupa) devriminin gecikmesi, parti ve devlet aygıtı içindeki tutucu, ulusalcı kesimleri güçlendirmişti. Onlar, ideolojik gerekçelerini, 1917 Ekim Devrimi’nin enternasyonalist ruhuna ve perspektifine karşıt biçimde 1924 yılı sonlarında Buharin ve Stalin tarafından geliştirilmiş olan “tek ülkede sosyalizm” teorisinde buldular.

Sol Muhalefet, 1920’lerin ortasındaki Yeni Ekonomi Politikası (NEP) dönemi sırasında, partinin önderliği içindeki, başını Stalin’in çektiği, merkezci ve sağcı güçleri kapsayan baskın hizibi, küçük burjuvaziye uyarlanmakla, burjuva NEP insanlarına ve kulaklara (zengin köylüler) özenmekle, sanayileşmeyi hızlandırma önerilerini engellemekle ve parti içi demokrasiyi ortadan kaldırmakla eleştirdi. Dış politikada, Troçkistler, Komintern’in, Britanya ve Çin dahil işçi sınıfını bir dizi yıkıcı yenilgiye sürükleyen artan oranda oportünist çizgisini mahkum ettiler.

Lev Troçki, Sovyet Sol Muhalefeti’nin önderleri ile birlikte (1927)

1928 yılı sonbaharında, Bolşevik Parti’nin resmi önderliğinin sağcı yöneliminin yerini bir aşırı sol dönüş aldı. Bunun nedenlerinden biri, muhalefetin öngörmüş olduğu gibi, kulakların tercih edilmeyen fiyatlarla devlete buğday satmadaki isteksizliğinin kışkırttığı tahıl kriziydi. Yavaş sanayileşme ve piyasa mekanizmalarına giderek daha fazla bel bağlama döneminin ardından, Stalinist önderlik, bir diğer aşırılığa (aşırı sanayileşme ve tarımda zorla kolektifleştirme biçimindeki kaotik ve maceracı politikaya) yöneldi.

Parti içi mücadelenin aşırı sertleşmesinin bir sonucu olarak, Troçki ve Zinovyev, 8.000 dolayında muhalif ile birlikte, Aralık 1927’de düzenlenen 15. Parti Kongresi’nde partiden atıldı. O andan başlayarak, Sol Muhalefet’e yönelik baskı sürekli arttı. Sürgün cezasının yerini hapis cezaları aldı ve hapis koşulları her zamankinden daha korkunç hale geldi. Tarihçi ve toplumbilimci Vadim Rogovin’in vurgulamış olduğu gibi, “Sosyalist yenilenmeye yönelik her türlü girişimden korunan bürokratik merkezci rejimin temelleri, egemen hizibin Sol Muhalefet’e karşı mücadelesi içinde atıldı.” (V. Z. Rogovin, Vlast’ i oppozitsiiİ Moskova, 1993, syf. 118)

1910’larda inşa edilmiş olan Verkhneuralsk Hapishanesi, Yaroslavl ve Suzdal hapishaneleri ile birlikte, Bolşevik-Leninistleri (Troçkistler kendilerini böyle adlandırıyordu) kapsayan partiden atılmış muhaliflerin hapsedildiği bir merkez haline gelmişti.

Müzeye dönüştürülmüş olan Verkhneuralsk siyasi hapishanesi

Verkhneuralsk siyasi hapishanesinin en tanınmış kişilikleri arasında, önceki Politbüro üyeleri, Grigori Zinovyev ile Gosbank’ın (Devlet Bankası) eski başkanı ve VSNKh’nin (Ekonomi Yüksek Konseyi) başkan yardımcısı Lev Kamenev; Komintern’in önceki sekreteri Georgii Piatakov; Komsomolskaya Pravda’nın eski genel yayın müdürü Karl Radek; Aleksandr Slepkov ile 1930’lardaki ünlü bir Sovyet film yıldızı olan Vera Maretskaya’nın kardeşi, yazar Dmitrii Maretskii vardı.

Hapse atılmış Bolşevik-Leninistler’den 117’sinin adının yer aldığı bir liste, Mart 1931’de Muhalefet Bülteni’nde yayınlanmıştı. Bu liste, uluslararası Troçkizmin o dönemdeki en seçkin temsilcilerinden bazılarını içeriyordu: Sol Muhalefet’in önde gelen teorisyenlerinden Fedor Dingelshtedt; Troçki’nin Toplu Eserler’inin Rusça editörü Viktor Eltsin; Troçki’nin küçük kızı Nina Bornştayn’ın eşi Man Nevelson; başlı başına önde gelen muhalif Musia Magid; Troçki’nin eski sekreterlerinden biri ve en yakın çalışma arkadaşı İgor Poznanski.

Sürgündeki Sol Muhalifler. Üst solda Viktor Borisoviç Eltsin. Ortada sağda İgor M. Poznanski. Her ikisi de Troçki’nin yakın çalışma arkadaşıydı.

Yayınlanan belgeler arasında belki de en önemli olanı, Bolşevik-Leninistlerin “Almanya’da Faşist Darbe” adlı 1 Nisan 1933 tarihli tezleridir (Rusça tam metni buradan indirebilirsiniz). Hitler’in, Alman devletinin en üst kademelerinde düzenlenen bir komplo eliyle iktidara getirilmesinden yalnızca iki ay sonra yazılmış olan bu belge, Alman faşizminin kökenlerine ve işçi sınıfının tüm Avrupa’da karşı karşıya olduğu görevlere ilişkin mükemmel bir çözümleme sunmaktadır. Belge, Nazizmin yükselişini dünya kapitalizminin krizi bağlamına yerleştirerek başlıyor:

Almanya’da devletin örgütlediği karşıdevrimci darbe, Mart karşıdevrimi, son derece büyük tarihsel öneme sahip bir olaydır. Emperyalist dünya savaşı, kapitalist toplumun çelişkilerinden hiçbirini çözmemiş; tersine, onları olağanüstü yoğunlaştırmış, derinleştirmiş ve daha yüksek bir aşamaya taşımıştır… Dünya ekonomik krizi, kapitalist sistemin temellerini sarsmıştır. ABD gibi emperyalist bir dev bile, onun darbeleri altında titremektedir.

Belge, Alman kapitalizminin faşizmi iktidara getirme kararının karşıdevrimin uluslararası ölçekte tırmanmasına işaret ettiğini vurguluyordu. Bolşevik-Leninistler, Alman burjuvazisinin, işçilerin ve denizcilerin ihanete uğrayan 1918-19 devriminin ardından vermek zorunda kaldığı bütün ödünleri ortadan kaldırmaya karar vermiş olduğunu ileri sürüyorlardı.

Belgenin önemli bir bölümü, Almanya Komünist Partisi’nin (KPD) ihanetini ve onun tarihsel sonuçlarını ele almaktadır. Ulusal Sosyalizmin (Nazizm) programındaki sözde “sosyalist” unsurlar hakkında yanılsamalar yaydığı, Alman işçilerini Nazi partisine yönlendirdiği, faşizmin yükselişini “kitlelerin sol radikalleşmesi” olarak yücelttiği ve Sosyal Demokrat Partili işçiler ile bir birleşik cepheye her zaman karşı çıktığı için KDP’ye sert bir şekilde saldıran belgede şunlar belirtiliyor:

Almanya Komünist Partisi’nin önderliğinin faşist darbeye karşı çıkmaması, yalnızca, uluslararası Stalinizmin önceki yılları kapsayan uzun bir dönem boyunca dünya devrimine olan ihanetler zincirindeki belirleyici ve son halkadır. Uluslararası devrime bu ihanet… tarihe, [Alman Sosyal Demokrasisinin, hükümetin savaş kredilerini onayladığı] 4 Ağustos 1914 ile birlikte geçecektir.

… O [bürokrasi], uluslararası sürekli devrime ihanet ederken, karşıdevrimi beslemektedir. SSCB’deki bürokrasi, sürekli olarak, dünya gericiliğinin komünist hareketi ezmesinin önünü açmıştır. SSCB, nasıl ki dünya proletaryasını SSCB proletaryasından yalıtıyorsa, kendisini de dünya proletaryasından yalıtıyor.

Bolşevik-Leninistler, yalnızca, politikalarından dolayı KPD’yi eleştirmemiş; Sol Muhalefet’in, özellikle de Lev Troçki’nin Almanya’daki duruma ilişkin çözümlemeleri ve açıklamaları yoluyla yıllardır sağlanmış olan alternatifi de özetlemişlerdi. Onlar, ardından, açık bir şekilde, Komintern tarafından uluslararası ölçekte uygulanması durumunda, durumu ve güçler dengesini işçi sınıfından yana değiştirebilecek tek doğru politikayı ortaya koydular:

Artan faşist darbe tehlikesi ışığında, komünistlerin devrimci önderliği şunları yapmakla yükümlüdür:

İşçi sınıfının antifaşist cephesini her gün güçlendirmek;

Herhangi bir faşist darbeye karşı gerçekleştirmek üzere bir genel grevi özenle hazırlamak;

Karşıdevrimin saldırısı anında işçileri silahlandırmak için, dikkatle, her türlü hazırlığı yapmak;

Dünya komünist hareketinin en iyi güçlerini Alman proletaryasına yardım için harekete geçirmek;

SSCB’nin Kızıl Ordu’sunu, Alman işçi sınıfının anti-faşist saldırısına etkin destek için seferber etmek.

Almanya’daki proleter kamuoyuna, faşizme karşı mücadelesinde yalnız olmadığını; SSCB proletaryasının, karşıdevrimi ezmek için, ülkenin sahip olduğu, silahlı kuvvetler dahil tüm kaynaklarıyla ona yardım edeceğini ve bu tarihsel anı genel seferberliğe hazır şekilde beklediğini; Rus proletaryasının, Alman kardeşlerine karşı görevini, onların 1918’de Rusya’ya karşı yerine getirdiği kararlılıkla yerine getireceğini açıkça ve cesaretle ilan etmek.

Bolşevik-Leninistler, “uluslararası Stalinizm”in, bu “temel enternasyonalist devrimci sorumluluklar”ı yerine getirmeye bile kalkışmayarak, “proletaryanın bu korkunç yenilgisini hazırlamış ve belirlemiş” olduğunu ilan ettiler. “Böylece, o, devrime ihanetini tamamlamıştır. Böylece, Komintern, kendisini devrimci etmenler listesinden silmiş; sosyal demokrasinin solcu kuyruğu haline gelmiştir.” [Vurgular özgün belgeden].

Belge, işçi sınıfının karşı karşıya olduğu tehlikeleri açıkça özetliyordu. “İç ve dış çelişkiler, faşist Alman hükümetini, dışarıda, tarihsel düzlemde SSCB’ye karşı saldırganlık yoluna itecektir; çünkü karşıdevrimin uzun süreli sağlamlaştırılmasının savaştan başka bir yolu yoktur, olamaz da.”

Bununla birlikte, Bolşevik-Leninistler, Nazi rejiminin on yıllar değil ama yıllar süreceğini; bizzat Almanya’daki işçiler dahil, işçi sınıfının devrimci mücadelelere girişeceğini öngörüyorlardı:

Alman işçi sınıfı, ülkenin [nüfusunun] yarısını oluşturuyor. Kitlelerin siyasi deneyiminin hızla arttığı; tüm toplumsal yaşam süreçlerinin yedi kat hızla hareket ettiği; sınıfların, uğramış oldukları yenilgiler ne denli ağır olursa olsun uzun süre kafa karışıklığı ya da edilgenlik durumunda kalamadığı bir savaşlar ve devrimler çağında yaşıyoruz.

Belge şu sonuca varıyor:

Dünya devrimi, en dramatik aşamalarından birine giriyor. Başlıca görevimiz, bunu tüm dünya işçilerine açıklamak; işçileri seferber etmek; işçi sınıfının bu aşamaya yol açan nedenleri anlamasını sağlamak; onun, Stalinist rejim altında proletaryanın zaferinin yalnızca burada [Sovyetler Birliği] mümkün olmamakla kalmayıp Avrupa’da da son derece zorlaştığını ve uluslararası Stalinizmin, işçi sınıfının dünya çapındaki gericilik dalgasının üstesinden gelebilmek için ezmesi gereken belirleyici engellerden biri olduğunu anlamasını sağlamaktır. Bu görevi, elimizdeki tüm olanaklarla yerine getirmekle yükümlüyüz.

Bu tezler, hapisteki 30 Troçkist tarafından imzalanmış: Dingel’shtedt F., Kariakin M., Papirmeister P., Shinberg B., Novikov P., Abramskii A., Portnoi M., Bodrov M., Papirmeister Ya., Fel’dman, Nevel’son M., Kessel’, Borzenko, Blokh, Kugelev, Kozhevnikov N., Zaraikin, Papirmeister S., El’tsin V. B., Danilovich L., Khugaev K., Brontman, Vashakidze, Gogelashvili, Topuriia, Efremov, Shiptal’nik, Sasorov, Kholmenkin, Shvyrov.

“Ülkedeki durum ve Bolşevik-Leninistlerin görevleri” başlıklı defter

Belge, her bakımdan olağanüstü. Uluslararası Sol Muhalefet ile ilişkisi kesilmiş ve hapsedilmiş olan Sovyet Troçkistleri, tüm önemli konularda Troçki’ninki ile tam olarak örtüşen, 1933’ün kapsamlı bir tarihsel değerlendirmesi yönünde önemli bakış açıları ve vurgular ekleyen bir çözümleme sunmuşlardı. Bu belgeye dayanarak bir yargıya varırsak, önde gelen Sovyet Troçkistlerinin, henüz Dördüncü Enternasyonal çağrısı yapmamakla birlikte (bu, Troçki’nin ancak bir yıl sonra yapacağı bir çağrıydı), Dördüncü Enternasyonal’in inşasını destekleyeceklerinden ve ona katkıda bulunacaklarından hiç kuşkunuz olmasın. Dahası, bu tür belgelerin, eski önderlikler bütünüyle çöktüğü sırada Avrupa’da, özellikle de Almanya’da dağıtılmasının, milyonlarca olmasa da binlerce işçinin bilinci üzerinde büyük bir etkisi olurdu.

Şimdiye kadar yayınlanan belgeler, bulunanların yalnızca onda biri. Bulunan el yazmalarının arasında, “Devrimin krizi ve proletaryanın görevleri” ortak başlığını taşıyan çok sayıda defter var. Diğer belgeler, “Birleşik devrim mi; muğlak devrim mi?”, “Sürekli devrim teorisi üzerine tartışmanın sonuçları”, “Sürekli devrim teorisi ve tek ülkede sosyalizm teorisi”, “Leninist muhalefetin teorik temelleri ve Stalinist ulusal sosyalizm üzerine”, “Ekonominin temel sorunları ve geçiş döneminin politikası”, “Ekonomi politikası üzerine tezler (genel ve ortak bir tartışma için)” gibi başlıklar taşıyor.

Bu belgeler, Stalinist bürokrasinin başta kadroları Sovyet ve uluslararası proletaryadan yalıtırken ve ardından onları Büyük Terör siyasi katliamında öldürürken işlemiş olduğu tarihsel suçun çapını vurgulamakta, gözler önüne sermekte ve bir anlamda somutlaştırmaktadır. Stalinist bürokrasinin onları tarihsel olarak benzeri olmayan bir vahşilikle ezmesinin başlıca nedeni, onların siyasi çizgisinin işçi sınıfının uluslararası ölçekteki canlı deneyimlerinde yankılanması ve işçi sınıfının tarihsel ve siyasal görevlerini açıkça ifade ettiğinin farkında olmasıdır.

Muhalifler, 1933’ten başlayarak, çalışma kamplarına götürüldüler. 1936 yılının sonuna gelindiğinde, onların neredeyse tamamı en berbat iki yerde; Doğu Sibirya’daki Kolima kampı ile Urallar’ın kuzey ucunda, kutup çemberi yakınındaki Vorkuta kampındaydılar.

Buralarda, onların çoğu açlıktan, hastalıktan ve zorla çalıştırılmadan dolayı öldü ya da idam edildi. Uluslararası ölçekte bir işçi sınıfı yükselişinin Troçkist hareketin yararına olacağından korkan Stalinist bürokrasi, baskısını tırmandırdı ve en az 20.000-30.000 Sovyet Troçkistinin ve yüz binlerce, hatta milyonlarca komünistin ve sosyalist aydının öldürüldüğü Büyük Terör’ü başlattı. Verkhneuralsk siyasi hapishanesindekilerin neredeyse tamamı öldürülenler arasındaydı.

Verkhneuralsk siyasi hapishanesinde bulunan el yazması broşürlerden biri

Hiç kuşku yok ki, Stalin tarafından ortadan kaldırılmış olan kadrolar, II. Dünya Savaşı’nın öngününde ve 1940’ların başlarında Avrupa işçi sınıfı içinde patlamış olan faşizm karşıtı devrimci hareketlere önderlik etmede merkezi bir rol oynayacaklardı. Stalinizmin Troçkist ve komünist harekete karşı estirdiği ve kısa süre sonra Nazizmin dehşet verici cinayet kudurganlığının suç ortaklığı yaptığı yoğun terör, söz konusu işçi hareketlerinin siyasi olarak manipüle edilebildiği ve Stalinizmin denetimine girdiği koşulları sağladı.

Bu belgeler, karşıdevrimci Stalinist bürokrasiye karşı Troçkist mücadelenin doğruluğunu güçlü bir şekilde kanıtlamaktadır. Onların çözümlemelerindeki her unsur olaylar eliyle doğrulanmıştır. Bu belgeleri okuyan hiç kimse, Sol Muhalefet’in Sovyetler Birliği’nde önemsiz bir siyasi güç olduğunu ileri süremez. Bu belgelerin her satırı, devrimci iyimserlikle, kararlılıkla ve ileri görüşlülükle; onurlu, sertleşmiş bir mücadele ruhu ile dolu.

Troçkist hareket, Bolşevik-Leninistlerin vurgulamış olduğu gibi, her şeyden önce uluslararası bir akımdı ve her zaman öyle oldu. Bu yüzden, Stalin’in suçları ne kadar korkunç olursa olsun ve Troçkistler ne kadar olağanüstü kayıplar vermek zorunda kalmış olursa olsun, Troçkist hareket, siyasi bir eğilim olarak ne yenilgiye uğratılabildi ne de ortadan kaldırılabildi.

Dördüncü Enternasyonal, 1938’de, dünya tarihindeki en büyük karşıdevrimci terör dalgasının ortasında, Paris’te kuruldu. O, David North’un Rus Devrimi ve Tamamlanmamış Yirminci Yüzyıl’da belirtmiş olduğu gibi, Troçki’nin Stalin üzerindeki zaferiydi. Sonunda, Troçkist hareket, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi (DEUK), şimdi en yaygın şekilde okunan sosyalist web sitesi olan Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni kurmaya doğru ilerlerken, 1989-91’de utanç verici bir şekilde çökenler, Stalinist bürokrasiler, onların kitlesel partileri ve aygıtları idi.

Bu belgelerin bulunması, dikkat çekici bir şekilde, Rusya medyasında yaygın bir şekilde yer aldı. İş dünyası gazetesi Kommersant ile Komsomol’skaia Pravda dahil, önde gelen haber kaynakları bu konuda haberler yaptı. Rusya’da en fazla okunan gazetelerden biri olan Kommersant (2013’teki günlük dağıtımı 120.000 ile 130.000 arasındaydı), internet sayfasında, belgelerden ikisinin tamamını yayınladı ve bir dizi tarihçi ile onlar hakkında röportaj yaptı.

Rus toplumunda, bu tarihsel malzemenin ve onun ortaya attığı soruların yalnızca arşivciler değil ama günümüzün siyasi bakış açısından da önemli olduğuna ilişkin köklü bir algı söz konusu. Rusya’da, şimdiye kadar, on binlerce olmasa da yüzlerce ya da binlerce insan bu belgeleri okudu. Onların çoğu, Troçkistlerin bu belgelerde açığa vurduğu tarihsel ve siyasal netlik, keskinlik ve ileri görüşlülük düzeyinden etkilenecektir.

Bu belgeleri okuyanları, Dünya Sosyalist Web Sitesi ile iletişim kurmaya ve bu konuları bizimle tartışmaya çağırıyoruz. Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi, SSCB’deki Sol Muhalefet’in ve Uluslararası Sol Muhalefet’in kahramanca mücadelesinin devamlılığını temsil etmektedir. DEUK, on yıllar boyunca, bu belgelerin son derece güçlü bir şekilde ortaya koyduğu Troçkist uluslararası sosyalizm perspektifini ve onun Stalinizmin karşıdevrimci rolüne ilişkin çözümlemesini savunmuştur.

DEUK, bu yılın başlarında, David North’un, Ekim Devrimi’ne yönelik Stalinist ihanetle, Troçkizm uğruna mücadeleyle ve Sovyet sonrası tarih çarpıtma okuluyla bağlantılı temel tarihsel ve siyasal kavrayışa önemli bir katkı oluşturan Lev Troçki’yi Savunurken adlı kitabının Rusça çevirisini yayınladı.

Bu kitabı alın ve olabildiğince yaygın biçimde dağıtın! Bu tarihsel konular üzerinde, ilkeli bir temelde birlikte çalışmak istiyorsanız, bizimle bağlantıya geçin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares