Sahte solun Mersin’deki burjuva adayı

Seçimler yaklaşırken bir kez daha burjuva muhalefet, işçi sınıfına, kurtuluşa giden yol olarak sunuluyor. Meclisteki üç muhalefet partisinden birinin iktidar olması durumunda, gelirlerin yükseleceği, insanlık dışı çalışma ve yaşam koşullarının sona ereceği, her türlü ayrımcılığın biteceği, adalet, eğitim ve sağlık sisteminin düzeleceği, işsizliğin biteceği, Türkiye ve Ortadoğu’da nihayet barış dolu bir dönemin başlayacağı izlenimi yaratılıyor.

Söz konusu üç parti içinde en çok dikkat çekeni ise kuşkusuz HDP. Bu partinin seçim barajını aşmasının bile Türkiye’de pek çok şeyin daha iyi hale gelmesini sağlayacağına işçi sınıfının inanması bekleniyor. HDP sol bir partiymiş gibi sunuluyor. Halbuki HDP işçi sınıfına hitap etmiyor. O, sadece burjuvazinin farklı bir kesiminin sözcüsü. O, bölgede emperyalist savaşlara destek veriyor, emperyalist yağmadan pay kapmaya çalışan Kürt burjuvazisinin temsilciliğini yapıyor. Bunu Kobane örneğinde gördük. HDP’nin barıştan anladığı şey bölgedeki işçileri küresel şirketlere taşeronluk yapacak kapitalistlerin sömürüsüne sunmak. HDP’nin sol diye anlatılan politikaları birtakım kimlik politikalarından başka bir şey değil. İşçi sınıfına hiçbir şey sunmuyor.

Toplumsal Eşitlik web sitesinde HDP’nin bu konumu üzerine incelemeler var. Ben, sadece bir örnek vereceğim ki bu kadarı bile yeterli olacaktır. Yaşadığım bölgede HDP ve onunla işbirliği içinde olan sahte sol, bir kapitalist ve burjuva politikacısı olduğu inkar edilemeyecek birini aday gösterdi: HDP’nin Mersin 1. sıra milletvekili adayı Dengir Mir Mehmet Fırat.

Mehmet Fırat, 2000 yılında Fazilet Partisi’nden Cumhurbaşkanı adayı olmuştu. Daha sonra da AKP’nin kurucularından biriydi. Yolsuzlukları Kemal Kılıçdaroğlu ile girdiği polemikte açığa çıkınca AKP’den ihraç edilmişti. AKP bunu yolsuzluğa karşı olduğundan yapmamıştı. Bugün AKP’nin devasa bir hırsızlar yönetimi inşa ettiği ortada. O zamanlar AKP, devlet içinde şu anki kadar güçlü değildi ve Fırat’ı ihraç etmeye mecbur kalmıştı. Bu olayın sonrasında, Fırat politikadan silinirken Kılıçdaroğlu’nun yıldızı parlamış, daha sonra CHP’nin lideri olmuştu.

HDP’nin arkasında hizaya geçen sahte sol, şimdi, Mersin’deki işçilere aynı zamanda önemli bir kapitalist olan bu burjuva politikacısına oy vermelerini öğütlüyor. HDP sahte solun “sol” maske takmaya çalıştığı bir burjuva partisidir. Onun rol modeli Almanya’daki Sol Parti ve Yunanistan’daki SYRIZA’dır. HDP ve onun gibi partilerin sol olduğu yanılsamasına karşı, her işçi Yunanistan örneğini ibretle incelemeli ve ders çıkarmalıdır.

HDP’nin Fırat gibi politikacıları saflarına katması, solda Toplumsal Eşitlik dışında kimse tarafından dillendirilmedi. “7 Haziran Seçimleri ve Sahte-Sol” başlıklı perspektif yazısında bu konu dile getirilmiş ve HDP’nin sınıf konumu ortaya konulmuştu.

Biz işçiler, kurtuluşu burjuva partilerinde değil, kendi iktidarımızda aramalıyız. Ve bunun için Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin Türkiye şubesini inşa etmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir